Boşanma Davası Sürerken Evde Kim Kalır, Ortak Konutun Tahsisi, Kira ve Faturalar

Boşanma davası açıldığında eşlerin ilk çözmesi gereken sorunlardan biri barınmadır. Ortak evde kimin kalacağı, çocukların nerede yaşayacağı, kira ve faturaları kimin ödeyeceği çoğu zaman boşanma kararından önce açıklığa kavuşturulmalıdır.

Boşanma davası sürerken ortak konutun eşlerden birine geçici olarak tahsis edilmesi mümkündür. Mahkeme bu konuda yalnızca tapunun veya kira sözleşmesinin kimin adına olduğuna bakmaz; eşlerin barınma ihtiyaçlarını, ekonomik imkânlarını, çocukların düzenini ve güvenlik koşullarını değerlendirir.

Konutun tahsisi, evin mülkiyetini değiştirmez. Ayrıca tahsis kararı, kira ve faturaların tamamının kendiliğinden diğer eş tarafından ödeneceği anlamına gelmez. Kullanım hakkı, giderlere katkı ve üçüncü kişilere karşı borç sorumluluğu ayrı değerlendirilmelidir.

Boşanma Davası Açılınca Eşlerden Biri Evden Çıkmak Zorunda mı?

Davanın açılması, eşlerden birinin otomatik olarak evden çıkmasını gerektirmez. Evi ilk terk edenin bütün haklarını kaybettiği veya davayı açanın taşınmak zorunda olduğu yönünde bir kural yoktur. Ortak yaşamın devamı mümkün değilse konutun kullanımının mahkeme kararıyla düzenlenmesi istenebilir.

Özellikle çocukların yaşadığı evde belirsizliğin sürmesi, günlük bakım ve eğitim düzenini etkileyebilir. Dava dilekçesinde veya devam eden dosyaya sunulacak bir dilekçede, konutun hangi eşin kullanımına bırakılmasının neden gerekli olduğu açıklanmalıdır.

Evden ayrılmanın diğer sonuçları için Boşanmadan Önce Evden Ayrılmak Hak Kaybına Yol Açar mı? başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ortak Konutun Tahsisi Nedir?

Ortak konutun tahsisi, eşlerin birlikte yaşadıkları evin belirli bir süre için eşlerden birinin kullanımına bırakılmasıdır. Boşanma veya ayrılık davasında Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, hâkime eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakım ve korunması için gerekli geçici önlemleri alma yetkisi verir.

Hâkim gerekli tedbirleri kendiliğinden de alabilir. Bununla birlikte somut ihtiyacı açıklayan, konutun açık adresini belirten ve belgelerle desteklenen bir talep, uyuşmazlığın değerlendirilmesini kolaylaştırır.

Bu karar bir mal paylaşımı kararı değildir. Evin bir eşe kullanım için bırakılması, tapunun devri veya diğer eşin mal rejimi alacağından vazgeçmesi sonucunu doğurmaz.

Mahkeme Evin Kime Tahsis Edileceğini Nasıl Belirler?

Konut her durumda kadına, erkeğe veya tapu sahibine bırakılmaz. Mahkeme somut koşulları birlikte değerlendirir. Özellikle şu hususlar önem taşıyabilir:

  • Çocukların kimin yanında yaşadığı ve mevcut bakım düzeni.
  • Okula, sağlık hizmetlerine ve destek çevresine erişim.
  • Eşlerin gelirleri ve başka bir yerde barınabilme imkânları.
  • Sağlık sorunları, engellilik veya özel bakım ihtiyacı.
  • Şiddet, tehdit ve güvenlik riski.
  • Konutun hukuki durumu ve mevcut mahkeme kararları.

Çocukların alıştıkları ortamın korunması önemli olmakla birlikte, tek başına kesin sonuç doğurmaz. Konut tahsisi de nihai velayet kararını kendiliğinden belirlemez. Velayete ilişkin değerlendirme için Velayet Davası ve Velayet Değişikliği Şartları yazımıza bakabilirsiniz.

Ev Eşimin Üzerine Kayıtlıysa Bana Tahsis Edilebilir mi?

Şartları varsa tapusu diğer eş adına kayıtlı ortak konutun kullanımının geçici olarak size bırakılması mümkündür. Tapu sahibinin mülkiyet hakkı devam eder; kullanım ise mahkemenin aldığı tedbir kapsamında düzenlenir.

Örneğin çocukların günlük bakımını üstlenen eşin geliri ve başka bir barınma imkânı bulunmuyorsa, bu durum tahsis talebinde açıklanabilir. Ancak tapunun diğer eş adına olması nasıl tek başına talebin reddini gerektirmiyorsa, çocuklarla birlikte yaşamak da her olayda tahsisi garanti etmez.

Ev Eşimin Kişisel Malıysa Kullanım Talep Edebilir miyim?

Evin evlilikten önce alınmış, miras kalmış veya bağışlanmış olması mal rejimi tasfiyesi açısından önemlidir. Bununla birlikte kişisel mal niteliği, ortak konutun geçici kullanımının düzenlenmesine tek başına engel değildir.

Burada farklı iki soru vardır: Dava sırasında barınma ihtiyacı nasıl karşılanacak ve boşanma sonrasında mal rejiminden kaynaklanan hangi alacaklar doğacak? İlk soru geçici tedbirlerle, ikinci soru mal rejimi kurallarıyla değerlendirilir.

Bu ayrımın ayrıntıları için Eşlerin Edinilmiş Malları ve Kişisel Malları ve Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı başlıklı makalelerimizi inceleyebilirsiniz.

Ev Kayınvalidenin veya Başka Bir Kişinin Üzerineyse Ne Olur?

Üçüncü kişiye ait konutlarda evin hangi hukuki ilişkiye dayanılarak kullanıldığı ayrıca incelenmelidir. Kira sözleşmesi, bedelsiz kullanım izni ve diğer kullanım hakları aynı sonuçları doğurmaz.

Boşanma dosyasında eşler arasında alınan bir tedbir, üçüncü kişinin mülkiyet ve sözleşmeden doğan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle “aile konutu olduğundan ev sahibi hiçbir şekilde tahliye isteyemez” şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. Üçüncü kişinin talepleri ve bunlara karşı savunmalar ayrıca değerlendirilir.

Kiralık Ev Boşanma Davasında Eşlerden Birine Bırakılabilir mi?

Kiralık ortak konutun kullanımının da dava sırasında düzenlenmesi mümkündür. Ancak konutun eşlerden birine bırakılması, kira sözleşmesindeki kiracıyı otomatik olarak değiştirmez veya mevcut borçları silmez.

Kira sözleşmesinde yalnızca bir eşin adı varsa diğer eş, TMK m.194 kapsamında kiraya verene bildirim yaparak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir. Bunun sonucunda kira borçları bakımından müteselsil sorumluluk da gündeme gelir. Bu nedenle bildirim, yalnızca bir koruma işlemi olarak değil, doğuracağı yükümlülüklerle birlikte ele alınmalıdır.

TBK m.349 uyarınca aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmazın kira sözleşmesi, diğer eşin açık rızası olmaksızın kiracı eş tarafından feshedilemez. Kanunda belirtilen şartlarda hâkime başvuru yolu vardır. Sözleşmeye taraf olan diğer eşe yapılması gereken bildirimler de ayrıca önem taşır.

Boşanma Davası Sürerken Kirayı Kim Öder?

Bu soruda iki ayrı ilişki incelenir. Kiraya verene karşı borç, kira sözleşmesi ve ilgili kanun hükümlerine göre belirlenir. Eşler arasında giderlere katılım ise ekonomik durum, barınma ihtiyacı ve mahkemenin tedbir kararına göre değerlendirilir.

Evden ayrılan eş, sırf artık evde oturmadığı için kira borcundan kendiliğinden kurtulmaz. Aynı şekilde evde kalan eşin diğer eşten barınma desteği istemesi de kira sözleşmesini ortadan kaldırmaz.

Örneğin sözleşme erkek eş adına olup konut kadın eş ile çocukların kullanımına bırakılmışsa, bu karar kiraya veren karşısında erkek eşin sözleşmesel sorumluluğunu tek başına sona erdirmez. Kadının kira giderini karşılayamaması hâlinde ise mahkemeden barınma gideri dikkate alınarak mali tedbir alınması talep edilebilir.

Eşim Abonelikleri Kapatıp Beni Evden Çıkmaya Zorlayabilir mi?

Abonelik işlemleri bir eş üzerinde baskı kurmak veya mahkemenin koruma düzenlemesini etkisiz bırakmak amacıyla kullanılıyorsa, davranışın koşullarına göre ekonomik şiddet ve tedbir ihtiyacı yönünden değerlendirme yapılabilir. Her abonelik sonlandırma işlemi kendiliğinden aynı hukuki sonucu doğurmaz; amaç, etkiler ve mevcut karar önemlidir.

Kesilme tehlikesi varsa hizmet sağlayıcıya gerekli başvuru yapılmalı; aboneliğin devamı veya yeni abonelik için gereken belgeler öğrenilmeli ve sorun boşanma dosyasına bildirilmelidir. Çocukların veya eşin güvenliği tehlikedeyse koruma tedbiri de istenebilir.

Şiddet ve tehdit hâllerindeki başvuru yollarını Evden Uzaklaştırma Kararı ve Tedbir Nafakası yazımızda ele alıyoruz.

Konut Tahsisi ile Tedbir Nafakası Birlikte İstenebilir mi?

Barınma ve geçim ihtiyaçları farklı olduğu için konut tahsisi ile tedbir nafakası birlikte değerlendirilebilir. Bir eşin evde kalması; gıda, ulaşım, sağlık, çocukların ihtiyaçları ve zorunlu faturalar için desteğe ihtiyaç duymadığı anlamına gelmez.

Bununla birlikte ücretsiz konut kullanımı, kira giderinin ayrıca karşılanması ve tarafların gelirleri, mali tedbir belirlenirken birlikte dikkate alınmalıdır. Aynı giderin iki kez hesaplanmaması için ödeme düzeni açık kurulmalıdır. Dava sırasındaki tedbir nafakası, boşanma sonrasındaki yoksulluk nafakasının kusur şartıyla aynı şekilde değerlendirilmez.

Yargılama sürecinin bütünü için Çekişmeli Boşanma Davası, Deliller ve Sonuçları yazımızı inceleyebilirsiniz.

Şiddet Varsa Konutun Tahsisi İçin Boşanma Davası Beklenir mi?

Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunması hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında, boşanma davası açılmadan da uygun tedbirler istenebilir. Şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesi bu tedbirler arasındadır.

TMK m.169 kapsamında barınmanın düzenlenmesi ile 6284 kapsamındaki koruma kararlarının dayanakları ve süreleri farklıdır. Bir kararın süresinin dolması, başka bir geçerli tahsis veya yaklaşmama kararının da sona erdiği anlamına gelmez. Acil tehlikede 112’ye başvurulabilir.

Tahsis Kararı Ne Kadar Sürer ve Değiştirilebilir mi?

Dava sırasında verilen tahsis kararı geçici niteliktedir. Kullanımın süresi ve kapsamı karar metninden kontrol edilmelidir. Gelir, barınma ihtiyacı, çocukların yaşam düzeni veya güvenlik koşulları değişirse tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılması istenebilir.

Boşanmanın kesinleşmesiyle dava süresine bağlı tedbirin dayanağı sona erer. Sonraki kullanım için kira ilişkisi, anlaşma, mülkiyet veya başka bir hukuki dayanak ayrıca değerlendirilir. Tahsis kararı ömür boyu oturma hakkı vermez. Buna karşılık kullanım tartışması, zorla eve girilerek veya eşyalar dışarı çıkarılarak çözülmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Evde kalan eş diğer eşe kira ödemek zorunda mı?

Konutun mahkemece geçici olarak tahsis edilmiş olması, diğer eş lehine kendiliğinden kira borcu doğurmaz. Kullanımın dayanağı, kararın kapsamı, varsa sözleşme ve talep edilen dönem incelenmeden kira veya kullanım tazminatı konusunda kesin sonuca varılamaz.

Evden daha önce ayrılan eş tahsis isteyebilir mi?

Önceden ayrılmış olmak tek başına tahsis talebini engellemez. Ayrılma sebebi, güncel ihtiyaç, çocukların durumu ve evin fiilî kullanımı değerlendirilir.

Tapuda aile konutu şerhi varsa ev otomatik olarak bana mı bırakılır?

Aile konutu şerhi ile geçici konut tahsisi farklıdır. Şerh, aile konutu üzerindeki işlemlere ilişkin korumayla ilgilidir; hangi eşin evde yaşayacağını tek başına belirlemez.

Henüz boşanma davası açmadan konutun kullanımını düzenletebilir miyim?

Şartları varsa TMK m.197 kapsamında ayrı yaşamaya ilişkin önlemler istenebilir. Şiddet veya tehlike bulunuyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvuru yolları da değerlendirilebilir.

Ev bana bırakılırsa bütün giderleri eşim mi öder?

Tahsis, kira, aidat ve faturalar için otomatik bir ödeme yükümlülüğü oluşturmaz. Mahkemenin mali tedbirleri ile kira ve abonelik sözleşmelerinden doğan sorumluluklar ayrı incelenir.

Değerlendirme

Konutun edinilmiş veya kişisel mal olması daha sonraki mal rejimi incelemesinde önem taşır. Dava sürerken ise güvenli barınma, çocukların düzeni ve giderlerin sürdürülebilir biçimde karşılanması öncelikli değerlendirme konularıdır.

Avukat İlker Kılıç Bursa Barosu

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin