Popüler Etiketler

Tehdit Suçu Nedir?
TCK 106 Unsurları, Nitelikli Halleri ve Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu, bireylerin iç huzurunu, psikolojik güvenliğini ve irade özgürlüğünü korumayı amaçlayan en temel suç tiplerinden biridir. Kanun koyucu, kişilerin korku ve baskı altında kalmaksızın huzur içinde yaşamalarını sağlamak adına bu fiili cezai yaptırıma bağlamıştır.
Peki, hukuki boyutuyla tehdit suçu nedir, unsurları nelerdir ve tehdit suçunun cezası ne kadardır? Bu rehber yazımızda, basit ve nitelikli tehdit suçlarına dair bilmeniz gereken tüm detayları bir araya getirdik.
Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?
Tehdit suçunun yasal olarak oluşabilmesi ve cezalandırılabilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekir. Bu unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Fail ve Mağdur: Bu suç özgü bir suç değildir; herkes suçun faili olabilir. Tehdit edilen kişi ise mağdurdur. Tehdit yalnızca mağdurun kendisine değil; eşine, çocuğuna, anne-babasına veya bir yakınına yönelik de gerçekleştirilebilir.
- Korkutucu Nitelikte Bir Açıklama: Failin kullandığı söz veya davranışların, objektif olarak mağdur üzerinde korku ve endişe yaratabilecek nitelikte olması gerekir. Yargılama aşamasında, failin tehdidi gerçekten yerine getirip getirmeyeceğine değil, eylemin mağdurda ciddi bir korku yaratmaya elverişli olup olmadığına bakılır.
- Kast Unsuru: Tehdit suçu ancak kasten işlenebilen bir suçtur; bu suçun taksirle (bilmeyerek veya istemeyerek) işlenmesi hukuken mümkün değildir.
Sık Karşılaşılan Tehdit Sözleri Örnekleri: “Seni öldüreceğim”, “Ayağını denk al, yoksa seni yaşatmam”, “Çocuğunu bulurum”, “Bu iş burada bitmez” gibi ifadeler somut olayın şartlarına göre tehdit suçunu oluşturur.
1.Basit Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106/1)
Tehdit suçunun temel şekli, eylemin yöneldiği değere ve mağdurun sıfatına göre farklı ceza alt ve üst sınırlarına tabi tutulmuştur:
2. Hayata, Vücut veya Cinsel Dokunulmazlığa Yönelik Tehdit
Bir kimsenin öldürüleceği, yaralanacağı, dövüleceği veya cinsel saldırıya uğrayacağı yönünde tehdit edilmesi durumunda TCK 106/1 maddesinin ilk cümlesi uygulanır.
- Cezası: Fail hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Kadına Karşı İşlenen Tehdit Suçu
2022 yılında yapılan kanuni düzenleme ile aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet olaylarıyla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmıştır.
- Cezası: Tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.
- Malvarlığına Yönelik Tehdit
Kişinin malvarlığı değerlerine yönelik; örneğin evini yakacağından, arabasını parçalayacağından veya işyerini kapattırıp büyük maddi zarara uğratacağından bahsedilmesi halinde bu suç oluşur.
- Cezası: Mağdurun şikayeti üzerine fail hakkında 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası
Tehdit Suçunun Nitelikli Halleri ve Cezası (TCK 106/2)
Kanun koyucu, tehdit eyleminin gerçekleştirilme biçimine göre mağdur üzerindeki korku, baskı ve çaresizlik duygusunun arttığı bazı durumları “nitelikli hal” olarak kabul etmiş ve cezayı ağırlaştırmıştır. TCK 106/2 uyarınca nitelikli hallerde uygulanacak ceza genel olarak 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır.
Silahla Tehdit Suçu (TCK 106/2-a)
Failin tabanca, tüfek, bıçak veya kesici-delici aletler gibi silah sayılan araçları kullanarak ya da göstererek tehditte bulunmasıdır. Silahın varlığı tehdidin inandırıcılığını artırdığı için fail hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Yargıtay uygulamalarında silahın fiilen ateşlenmesi şart koşulmamış, korkutucu biçimde gösterilmesi suçun oluşumu için yeterli bulunmuştur. Silah deyiminden;
- Ateşli silahlar,
- Patlayıcı maddeler,
- Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aletler,
- Saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
- Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa neden olucu nitelikteki maddeler, anlaşılır.
Tanınmayacak Hale Girerek veya İmzasız Mektup Özel İşaretlerle Tehdit (TCK 106/2-b
- Tanınmayacak Hale Koyma: Failin maske takması veya yüzünü gizleyerek kimliğini saklamasıdır.
- İmzasız Mektup: Göndereni belli olmayan anonim notlar, mektuplar veya mesajlar yoluyla korku salınmasıdır.
- Özel İşaretler: Mağdurun kapısına kurşun bırakılması, tabut resmi çizilmesi veya kanlı semboller konulması gibi eylemler bu gruptadır.
Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit (TCK 106/2-c)
Tehdidin en az iki veya daha fazla kişi tarafından ortak bir iradeyle, toplu olarak gerçekleştirilmesidir. Örneğin, birkaç kişinin birlikte mağdurun işyerine giderek baskı kurması bu suçu oluşturur ve mağdurun savunma imkanını azalttığı için ağır ceza öngörülür.
Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanılarak Tehdit (TCK 106/2-d)
Failin, var olan veya var sayılan bir suç örgütünün adını kullanarak mağduru sindirmeye çalışmasıdır. Gerçekte bir örgüt bağlantısı olmasa bile “Arkamızda büyük bir yapı var” imajı çizilerek korku yaratılması bu nitelikli hali tetikler ve ceza üst sınırı 7 yıla kadar çıkabilir.
Tehdit Amacıyla Yaralama veya Mala Zarar Verme (TCK 106/3)
Tehdit eylemi sadece sözde kalmayıp fiili bir saldırıyla desteklenirse, ceza hukuku kuralları gereği gerçek içtima hükümleri uygulanır. TCK 106/3 maddesine göre; fail mağduru tehdit etmek veya sindirmek amacıyla kasten yaralama, mala zarar verme ya da öldürmeye teşebbüs suçlarını işlerse, hem tehdit suçundan hem de işlediği diğer suçtan ayrı ayrı cezalandırılır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı Doğrultusunda Örnek: Bir kişinin mağduru korkutmak amacıyla aracının camlarını kırması ve “Sıra sana gelecek” demesi halinde; sanık hakkında hem “Tehdit” suçundan hem de “Mala Zarar Verme” suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararı kurulması yasal bir zorunluluktur.
Tehdit Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Tehdit suçu şikayete tabi midir? Şikayet süresi ne kadardır?
Kural olarak; hayata, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından resen (kendiliğinden) soruşturulur. Ancak malvarlığına yönelik tehdit suçu şikayete tabidir ve eylemin/failin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık şikayet süresi mevcuttur.
Tehdit suçunda uzlaştırma var mıdır?
Tehdit suçunun basit halleri (örneğin malvarlığına yönelik tehdit veya TCK 106/1 ilk cümle kapsamındaki bazı durumlar) uzlaştırma prosedürüne tabidir. Buna karşın, TCK 106/2’de yer alan nitelikli tehdit suçları uzlaştırma kapsamında değildir. Somut olayın özelliklerine göre dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip gönderilmeyeceği belirlenir.
Tehdit davasına hangi mahkeme bakar?
Tehdit suçuna ilişkin yürütülen soruşturmalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandıktan sonra, açılacak davalarda görevli mahkeme genel olarak Asliye Ceza Mahkemesidir.
Tehdit Amacıyla Mala Zarar Verme Suçu ve Cezai Sorumluluk
Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde fail yalnızca tehdit suçundan değil, ayrıca gerçekleştirdiği fiilden dolayı da cezalandırılır. Bu düzenleme, tehdidin ciddiyetini ortaya koymak amacıyla mağdurun malvarlığına yönelik zarar verilmesi durumlarında gerçek içtima hükümlerinin uygulanmasını öngörmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2017/35 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, failin mağduru korkutmak veya sindirmek amacıyla aracına, işyerine, evine ya da diğer malvarlığı değerlerine zarar vermesi halinde hem tehdit suçunun hem de mala zarar verme suçunun unsurları oluşur. Bu nedenle sanık hakkında yalnızca mala zarar verme veya yalnızca tehdit suçundan hüküm kurulması yeterli olmayıp, her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmelidir. Böylece kanun koyucunun amaçladığı şekilde, tehdidin gerçekleştirilmesini destekleyen ve mağdur üzerinde korku yaratmaya yönelik fiiller daha ağır yaptırımla karşılanarak mağdurun hukuki güvenliği korunmaktadır.
Silahla Tehdit Suçu Cezası ve Örnek Olay
Silahla tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a maddesinde düzenlenmiş olup, bir kişinin silah kullanarak veya silah göstererek mağdurun hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırıda bulunacağını bildirmesi halinde oluşur. Basit tehdit suçundan farklı olarak silahın kullanılması, mağdur üzerinde daha ağır bir korku ve baskı oluşturduğundan kanun koyucu tarafından nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Örneğin, taraflar arasında çıkan bir tartışma sırasında kişinin belindeki tabancayı, kesici delici , bıçak ve vb silahları göstererek “Seni burada yaşatmam, bir daha karşıma çıkarsan vururum” şeklinde sözler söylemesi halinde, mağdurun korkup kaçması veya fiilen zarar görmesi aranmaz; tehdidin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratmaya elverişli olması suçun oluşması için yeterlidir. Yargıtay uygulamalarında da silahın ateşlenmesi şart olmayıp, silahın gösterilmesi veya silahla korkutucu davranışlarda bulunulması halinde silahla tehdit suçunun oluştuğu kabul edilmektedir.
Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması, İmzasız Mektupla veya Özel İşaretlerle Tehdit Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-b maddesine göre, tehdit suçunun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu durumda fail hakkında daha ağır ceza uygulanır. Kanun koyucu, failin kimliğini gizleyerek mağdur üzerinde daha yoğun korku ve endişe yaratmasını ayrıca cezalandırmak istemiştir. Örneğin, yüzünü maske ile kapatarak gece mağdurun evinin önüne gelen ve “Sana ve ailene zarar vereceğim” şeklinde tehditte bulunan kişi, kendisini tanınmayacak hale koyarak tehdit suçunu işlemiş olur. Benzer şekilde, göndereni belli olmayan bir mektuba “Bu mahallede yaşamana izin vermeyeceğiz” şeklinde tehdit içerikli ifadeler yazılması veya mağdurun evinin kapısına ölüm tehdidi anlamına gelen kurşun bırakılması, çarpı işareti çizilmesi ya da korkutucu semboller konulması da özel işaretlerle tehdit kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür eylemlerde mağdurun faili tanıyamaması ve tehdidin kaynağını belirleyememesi, korku ve tedirginliği artırdığından Yargıtay uygulamalarında nitelikli tehdit suçu olarak kabul edilmektedir.
Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-c maddesine göre tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Kanun koyucu, birden fazla kişinin birlikte hareket ederek mağdura yönelttiği tehdidin daha güçlü bir korku, baskı ve çaresizlik duygusu yaratacağını kabul etmiş ve bu nedenle daha ağır ceza öngörmüştür. Bu nitelikli halin oluşabilmesi için en az iki kişinin ortak irade ile hareket ederek mağdura tehditte bulunması yeterlidir. Örneğin, aralarında husumet bulunan bir kişinin, yanında iki arkadaşıyla birlikte mağdurun işyerine giderek “Bu borcu ödemezsen seni burada yaşatmayız, sonun kötü olur” şeklinde tehdit içerikli sözler söylemesi halinde, tehdit eylemi birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiğinden TCK m.106/2-c kapsamında değerlendirilir. Benzer şekilde üç kişinin mağdurun evinin önüne gelerek topluca tehdit içerikli ifadeler kullanması veya telefon görüşmesini hoparlöre alıp birlikte tehditte bulunmaları da bu kapsamda kabul edilir. Yargıtay uygulamalarında, tehdidin mağdur üzerinde oluşturduğu korkunun fail sayısının artmasıyla güçlendiği ve mağdurun kendisini savunma imkanının azaldığı kabul edildiğinden, bu tür eylemler basit tehdit suçuna göre daha ağır şekilde cezalandırılmaktadır.
Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanılarak Tehdit Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-d maddesine göre, tehdit suçunun var olan veya var sayılan bir suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi, suçun nitelikli hali olarak kabul edilmiştir. Bu durumda fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Burada önemli olan, gerçekten bir suç örgütünün bulunup bulunmamasından ziyade, mağdur üzerinde örgüt bağlantısı bulunduğu izlenimi yaratılarak korku ve baskı oluşturulmasıdır. Örneğin bir kişinin mağdura, “Bu parayı ödemezsen bizim örgüt seninle ilgilenir, seni kimse koruyamaz” şeklinde sözler söylemesi veya kendisini bir suç örgütü mensubu gibi tanıtıp örgütün adını kullanarak tehditte bulunması halinde bu nitelikli hal oluşabilir. Aynı şekilde failin, gerçekte herhangi bir örgüt bağlantısı bulunmasa bile, “Arkamda büyük bir yapı var, sana ne yapacaklarını tahmin bile edemezsin” şeklindeki ifadelerle mağdurda örgüt korkusu yaratması da suçun bu kapsamda değerlendirilmesine neden olabilir. Yargıtay uygulamalarında, mağdurun tehdit nedeniyle duyduğu korkunun yalnızca failden değil, failin arkasında bulunduğu ileri sürülen örgütsel güçten kaynaklanması nedeniyle bu tür eylemler daha ağır yaptırımla cezalandırılmaktadır.
Tehdit Amacıyla Kasten Yaralama, Öldürme veya Mala Zarar Verme Halinde Cezalandırma
Türk Ceza Kanunu’nun 106/3 maddesine göre, bir kişiyi korkutmak, sindirmek veya tehdit etmek amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama ya da malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde fail yalnızca tehdit suçundan değil, ayrıca gerçekleştirdiği fiilden dolayı da ayrı ayrı cezalandırılır. Kanun koyucu bu düzenleme ile tehdidin sözde kalmayıp fiili bir saldırıyla desteklenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır. Örneğin alacağını tahsil etmek isteyen bir kişinin mağdura “Parayı ödemezsen seni öldürürüm” dedikten sonra tehdidinin ciddiyetini göstermek amacıyla mağduru darp etmesi halinde hem tehdit suçu hem de kasten yaralama suçu oluşacaktır. Benzer şekilde failin, mağduru korkutmak amacıyla evinin önünde park halindeki aracın camlarını kırması veya işyerine zarar vermesi durumunda hem tehdit suçundan hem de mala zarar verme suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi gerekir. Hatta tehdit amacıyla gerçekleştirilen fiil ölümle sonuçlanmışsa, fail hem tehdit suçundan hem de kasten öldürme suçundan sorumlu tutulacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, bu tür durumlarda fikri içtima hükümleri değil, gerçek içtima hükümleri uygulanır ve fail işlediği her suçtan bağımsız olarak cezalandırılır.
Avukat İlker Kılıç
Bursa Barosu
