Boşanmada Ses Kaydı Delil Olur mu, Gizlice Alınan Ses Kaydı Mahkemede Kullanılabilir mi

Boşanma davalarında hakaret, tehdit, psikolojik şiddet, sadakatsizlik, ekonomik baskı veya eşler arasında yaşanan diğer kusurlu davranışların ispatı her zaman kolay değildir. Özellikle olayların yalnızca eşler arasında gerçekleştiği durumlarda ses kaydı, WhatsApp sesli mesajı veya görüntü kaydı önemli bir delil gibi görülebilir.

Ancak burada en önemli soru kaydın içeriğinden önce nasıl elde edildiğidir.

Çünkü Türk hukukunda ses kayıtları ve elektronik veriler delil niteliği taşıyabilmekle birlikte, hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller boşanma davasında hükme esas alınamaz.

Bu nedenle;

  • eşin haberi olmadan sürekli ses kaydı almak,
  • eve gizli kayıt cihazı yerleştirmek,
  • eşin telefon görüşmelerini sistematik biçimde kaydetmek,ile;
  • aniden gelişen tehdit veya hakaret olayını o anda kayıt altına almak, aynı şekilde değerlendirilmez.

Yargıtay kararları da bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır.

İçindekiler

Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur mu?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesine göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli;

  • fotoğraf,
  • film,
  • görüntü,
  • ses kaydı,
  • elektronik ortamdaki veriler

HMK anlamında belge niteliğindedir.

Dolayısıyla “ses kaydı boşanma davasında hiçbir şekilde delil olamaz” şeklindeki ifade doğru değildir.

Ses kaydı hukuken bir belge olabilir.

Ancak ses kaydının belge niteliğinde olması, onun mahkeme tarafından mutlaka kullanılabileceği anlamına gelmez.

HMK 189/2: Hukuka Aykırı Delil Yasağı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2. maddesine göre:

“Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.”

Dolayısıyla boşanma davasında ses kaydı değerlendirilirken iki ayrı aşama bulunmaktadır:

  1. Ses kaydı uyuşmazlığı ispatlamaya elverişli midir?
  2. Ses kaydı hukuka uygun şekilde mi elde edilmiştir?

İkinci sorunun cevabı olumsuzsa kaydın içeriğinin ne kadar önemli olduğu tek başına yeterli değildir.

Gizlice Alınan Ses Kaydı Boşanmada Delil Olur mu?

Kural olarak eşlerden birinin diğer eşin bilgisi dışında konuşmaları gizlice kaydetmesi hukuka uygun kabul edilmez.

Özellikle önceden hazırlanmış veya sistematik kayıtlar ciddi hukuki risk taşır.

Örneğin;

  • eşin telefonuna gizli kayıt programı yüklemek,
  • eve gizli mikrofon koymak,
  • eşin tüm konuşmalarını günlerce kaydetmek,
  • boşanma davasında delil üretmek amacıyla sürekli kayıt yapmak,
  • eşin başka kişilerle yaptığı özel konuşmaları gizlice kaydetmek

“ani gelişen bir olayın belgelenmesi” kapsamında değerlendirilmez.

Bu konuda boşanma hukukuna doğrudan ilişkin önemli bir Yargıtay kararı bulunmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Eşin Bilgisi Olmadan Alınan Ses Kaydı Hukuka Aykırıdır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli, 2019/377 E., 2019/7006 K. sayılı kararında doğrudan bir boşanma davasında ses kaydının hukuka uygunluğu değerlendirilmiştir.

Davada kadın eş, taraflar arasında geçen telefon görüşmesini erkek eşin bilgisi dışında kaydetmiştir.

Yargıtay, söz konusu ses kaydını hukuka aykırı delil olarak değerlendirmiştir.

Kararın önemli yönlerinden biri yalnızca ses kaydına değil, bu hukuka aykırı kaydın içeriğini aktaran tanık anlatımlarına da ispat gücü tanınmamasıdır.

Yargıtay kararında bir ispat aracının hukuken geçerli kabul edilebilmesi için hukukun izin verdiği şekilde elde edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak erkek eşe yüklenen hakaret ve tehdit vakıalarının hukuka uygun delillerle ispatlanamadığı kabul edilmiştir.

Bu Yargıtay Kararının Boşanma Davaları Açısından Önemi

Bu karar özellikle şu yanlış düşünceyi ortadan kaldırmaktadır:

“Konuşmanın tarafı benim, dolayısıyla eşimi istediğim zaman gizlice kaydedebilirim.” Böyle genel bir hak bulunmamaktadır.

Eşlerden birinin konuşmanın tarafı olması, yapılan her gizli kaydı otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez.

Bu nedenle boşanmaya hazırlık amacıyla eşin konuşmalarının önceden planlanarak ve sistematik biçimde kaydedilmesi ciddi risk taşır.

Her Gizli Ses Kaydı Hukuka Aykırı mıdır?

Yargıtay ceza dairelerinin ve Ceza Genel Kurulunun kararlarında çok istisnai bazı durumlarda kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir fiili kayıt altına almasının hukuka uygun kabul edilebileceği belirtilmektedir.

Buradaki temel ayrım ani gelişen olay ve başka şekilde delil elde etme imkânının bulunmaması kriterleridir.

Ani Gelişen Olayda Ses Kaydı Delil Olabilir mi?

Örneğin eşler evde tartışırken eşlerden biri beklenmedik şekilde;

  • ölümle tehdit etmeye,
  • ağır hakaretlerde bulunmaya,
  • şantaj yapmaya,
  • fiziksel saldırıyla tehdit etmeye başlamış olabilir.

Kişinin böyle bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilmesi mümkün olmayabilir.

O anda üçüncü bir tanık da bulunmayabilir.

Fiilin sonradan tekrar edilmesi veya başka şekilde ispatlanması da mümkün olmayabilir.

İşte Yargıtay’ın bazı kararlarında bu tür şartlarda kişinin kendisine yönelen hukuka aykırı eylemi kayıt altına alması farklı değerlendirilmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi: Eşin Hakaret ve Tehdidinin Kaydedilmesi

Boşanma davaları bakımından son derece önemli kararlardan biri Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 22.06.2016 tarihli, 2015/27331 E., 2016/13882 K. sayılı kararıdır.

Karara konu olayda kadın, eşi tarafından kendisine yönelik gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü hakaret ve tehdit içeren sözleri, eşler aynı konutta bulundukları sırada cep telefonuna kaydetmiştir.

İlk derece mahkemesi bu kaydı hukuka aykırı delil olarak değerlendirmiştir.

Ancak Yargıtay 18. Ceza Dairesi farklı sonuca ulaşmıştır.

Yargıtay;

  • kişinin kendisine karşı suç işlendiğini ileri sürmesi,
  • olayın ani gelişmesi,
  • bir daha aynı delilin elde edilme imkânının bulunmaması,
  • yetkili makamlara başvurarak o anda delili elde etmenin mümkün olmaması

şartlarını dikkate almış ve söz konusu kaydın somut olay bakımından hukuka uygun elde edilmiş delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yerel mahkemenin kaydı hukuka aykırı kabul ederek verdiği beraat kararı bu nedenle bozulmuştur.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar;“Eşinizi gizlice kaydetmek her zaman serbesttir.”anlamına gelmez.

Karar yalnızca çok belirli koşullarda gündeme gelen bir istisnayı ortaya koymaktadır.

Özellikle;

  • olayın beklenmedik biçimde gerçekleşmesi,
  • kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir fiilin bulunması,
  • delilin daha sonra elde edilme ihtimalinin bulunmaması önemlidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Ani Gelişen Olay Kriteri

Bu yaklaşımın temel içtihatlarından biri de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli, 2012/5-1270 E., 2013/248 K. sayılı kararıdır.

Ceza Genel Kurulu kararında özetle;

kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak bir daha delil elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı durumlarda, karşı tarafla yaptığı konuşmayı kayıt altına almasının hukuka uygun kabul edilebileceği yönünde bir ilke ortaya konulmuştur.

Ancak burada önemli bir noktaya dikkat edilmelidir.

Söz konusu Ceza Genel Kurulu kararının somut olayı klasik anlamda birkaç saniye içerisinde ortaya çıkan eşler arası ani tartışmadan ibaret değildir.

Bu nedenle bu kararın;

“Her ani tartışmada gizlice kayıt yapılabilir.”

şeklinde yorumlanması doğru değildir.

Kararın önemi, başka şekilde korunamayacak bir delilin kaybolmasını önlemek amacıyla gerçekleştirilen kayıtlar açısından genel bir hukuki değerlendirme ortaya koymasıdır.

Yargıtay Kararları Birbiriyle Çelişiyor mu?

İlk bakışta;

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin gizli ses kaydını hukuka aykırı kabul etmesi,
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesinin eşin hakaret ve tehdidinin kaydedilmesini hukuka uygun kabul etmesi bir çelişki gibi görülebilir.

Ancak aslında kararların dayandığı olaylar ve hukuki koşullar farklıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararında

Taraflar arasındaki telefon görüşmesi diğer eşin bilgisi dışında kaydedilmiş ve Yargıtay bunun hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi Kararında

Kişinin kendisine karşı işlenmekte olduğunu ileri sürdüğü hakaret ve tehdit fiilleri, başka türlü delil elde edilme imkânının bulunmadığı ani gelişen olay kapsamında kaydedilmiştir.

Dolayısıyla temel ayrım şudur:

Planlanmış ve sistematik delil toplama faaliyeti ile kişinin kendisine yönelen ve o anda başka türlü ispatı mümkün olmayan hukuka aykırı saldırıyı kayıt altına alması aynı değildir.

Sistematik Ses Kaydı Boşanmada Kullanılabilir mi?

Boşanma davalarında en riskli yöntemlerden biri eşin sistematik biçimde kaydedilmesidir.

Örneğin;

  • telefon kayıt uygulamasını sürekli açık tutmak,
  • haftalar boyunca tüm görüşmeleri kaydetmek,
  • evde sürekli çalışan kayıt cihazı bulundurmak,
  • eşin konuşmasını sağlamak amacıyla tartışma yaratmak,
  • belirli sorular sorarak eşten itiraf almaya çalışmak

ani gelişen olay istisnasından farklıdır.

Burada amaç genellikle devamlı şekilde delil üretmek veya toplamak olduğundan hukuka aykırı delil tartışması çok daha güçlü hale gelir.

Bu nedenle boşanma sürecinde;

“Her ihtimale karşı eşimin bütün konuşmalarını kaydedeyim.”

yaklaşımı hukuken son derece sakıncalıdır.

Eşi Tuzağa Düşürerek Ses Kaydı Almak Delil Olur mu?

Taraflardan birinin önceden plan yaparak diğer eşe belirli sorular sorması, tartışma çıkarması veya onu belirli ifadeleri kullanmaya yönlendirmesi de ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin;

“Beni geçen yıl aldattığını itiraf et.”

“Beni tehdit ettiğini tekrar söylesene.”

gibi ifadelerle önceden kayıt düzeni kurularak konuşmanın yönlendirilmesi, ani gelişen olaydan farklıdır.

Mahkeme yalnızca kayıtta söylenen sözleri değil, kaydın hangi koşullarda oluşturulduğunu da değerlendirebilir.

WhatsApp Ses Kaydı Boşanma Davasında Delil Olur mu?

WhatsApp açısından da farklı ihtimalleri birbirinden ayırmak gerekir.

Eşin Size Gönderdiği WhatsApp Sesli Mesajı

Eşiniz kendi iradesiyle size WhatsApp üzerinden sesli mesaj göndermişse bu durum, eşinizi gizlice kaydetmekten farklıdır.

Örneğin eşiniz size;

  • hakaret eden,
  • tehdit içeren,
  • sadakatsizliği kabul eden,
  • çocuğu göstermemekle tehdit eden,
  • ekonomik baskı yaptığını gösteren bir sesli mesaj göndermiş olabilir.

Bu mesaj hukuka aykırı bir yöntemle ele geçirilmemişse HMK m.199 kapsamında elektronik belge olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Ancak karşı taraf;

  • sesin kendisine ait olmadığını,
  • kaydın değiştirildiğini,
  • mesajın kesildiğini,
  • bağlamından koparıldığını ileri sürebilir.

Bu durumda gerektiğinde teknik veya bilirkişi incelemesi yapılabilir.

WhatsApp Görüşmesini Gizlice Kaydetmek

WhatsApp üzerinden yapılan canlı sesli veya görüntülü görüşmenin diğer tarafın bilgisi dışında kayıt altına alınması farklıdır.

Bu durumda artık karşı tarafın kendi iradesiyle gönderdiği bir sesli mesaj değil, devam eden haberleşmenin kayıt altına alınması söz konusudur.

Kaydın hukuka uygunluğu;

  • olayın nasıl geliştiği,
  • kaydı kimin yaptığı,
  • kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı,
  • özel hayatın kapsamı,
  • kaydın amacı,
  • başka delil bulunup bulunmadığı gibi hususlara göre değerlendirilmelidir.

Eşin Telefonuna Girerek WhatsApp Mesajlarını Almak

Eşin telefonuna veya hesabına izinsiz erişerek delil elde edilmesi ise çok daha risklidir.

Örneğin;

  • telefon şifresinin kırılması,
  • WhatsApp Web üzerinden gizlice hesaba bağlanılması,
  • casus yazılım yüklenmesi,
  • üçüncü kişiyle yapılan özel görüşmelerin kopyalanması

hukuka aykırı delil ve ceza sorumluluğu tartışmasını gündeme getirebilir.

Boşanma davasında kullanılacak olması, delile ulaşmak için kullanılan her yöntemi hukuka uygun hale getirmez.

Gizlice Ses Kaydı Almak Suç mu?

Ses veya görüntü kayıtları ceza hukuku açısından somut olayın özelliğine göre farklı suç tiplerini gündeme getirebilir.

Burada özellikle;

  • TCK m.132 – haberleşmenin gizliliğini ihlal,
  • TCK m.133 – kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması,
  • TCK m.134 – özel hayatın gizliliğini ihlal

önemlidir.

TCK 132 – Haberleşmenin Gizliliğini İhlal

Telefon, internet ve benzeri araçlar üzerinden gerçekleştirilen haberleşmeler bakımından TCK m.132 gündeme gelebilir.

Kanuna göre kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Gizlilik ihlali haberleşme içeriğinin kaydı suretiyle gerçekleşirse verilecek ceza bir kat artırılır.

Haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi de ayrıca suç oluşturabilir.

TCK 133 – Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması

TCK m.133 özellikle aleni olmayan konuşma ve söyleşilerin gizlice dinlenmesi veya kaydedilmesini düzenlemektedir.

Aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmadan bir aletle dinleyen veya kaydeden kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydeden kişi bakımından ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.

Ancak hangi suç tipinin uygulanacağı konuşmanın niteliği, kullanılan iletişim yöntemi ve kayıt biçimine göre belirlenir.

TCK 134 – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Kayıt kişinin özel hayatına ilişkinse TCK m.134 de gündeme gelebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Gizlilik görüntü veya ses kaydı yoluyla ihlal edilmişse ceza bir kat artırılır.

Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir.

Ses Kaydını Mahkemeye Vermek ile İnternette Yayınlamak Aynı Şey midir?

Bir kaydın hukuki uyuşmazlık kapsamında mahkemeye sunulması ile sosyal medyada veya üçüncü kişiler arasında yayılması farklı hukuki değerlendirmelere tabidir.

Örneğin eşe ait özel bir ses kaydının;

  • Instagram’da paylaşılması,
  • WhatsApp grubuna gönderilmesi,
  • iş arkadaşlarına dinletilmesi,
  • aile üyelerine dağıtılması,
  • internet sitesinde yayımlanması ayrıca ifşa suçlarını gündeme getirebilir.

Bu nedenle boşanma davasında kullanılmak istenen dijital delillerin gereksiz biçimde üçüncü kişilerle paylaşılmaması önemlidir.

Görüntü Kaydı Boşanmada Delil Olur mu?

Ses kaydında olduğu gibi görüntü kayıtlarında da temel kriter hukuka uygunluktur.

Örneğin;

  • eşin size kendi iradesiyle gönderdiği video,
  • hukuka uygun şekilde elde edilmiş kamera kaydı,
  • herkese açık sosyal medya paylaşımı

ile;

  • yatak odasına gizli kamera yerleştirmek,
  • eşin özel yaşamını gizlice görüntülemek,
  • gizli kamera aracılığıyla sürekli takip yapmak

aynı şekilde değerlendirilemez.

Özellikle konutun mahrem alanlarında yapılan gizli kayıtlar özel hayatın gizliliği bakımından ağır hukuki sonuçlar doğurabilir.

Ses Kaydıyla Hakaret ve Tehdit İspatlanabilir mi?

Hukuka uygun elde edilmişse ses kaydı hakaret, tehdit veya psikolojik şiddet iddiasının ispatında kullanılabilir.

Ancak kaydın hukuka aykırı olduğu tespit edilirse HMK m.189/2 nedeniyle boşanma davasında dikkate alınmaması gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/377 E., 2019/7006 K. sayılı kararı bunun doğrudan örneğidir.

Buna karşılık Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2015/27331 E., 2016/13882 K. sayılı kararında, eş tarafından gerçekleştirilen hakaret ve tehditlerin başka türlü ispat edilemeyecek ani gelişen bir olay kapsamında kaydedilmesi hukuka uygun kabul edilmiştir.

Bu nedenle yalnızca kaydın içeriğine bakılarak sonuç çıkarılması doğru değildir.

Ceza Mahkemesinin Hukuka Uygun Dediği Kayıt Boşanma Mahkemesinde Kesin Delil midir?

Ceza hukuku bakımından kaydın hukuka uygun kabul edilmiş olması önemli olmakla birlikte, boşanma davasına bakan aile mahkemesi HMK hükümleri kapsamında kendi delil değerlendirmesini yapar.

Benzer şekilde bir Yargıtay Ceza Dairesi kararında ortaya konulan ilke, her boşanma dosyasında otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz.

Somut olay;

  • kaydın başlangıç zamanı,
  • olayın ani olup olmadığı,
  • başka delil bulunup bulunmadığı,
  • kayıt süresi,
  • kayıt öncesinde hazırlık yapılıp yapılmadığı,
  • konuşmanın mahremiyet derecesi gibi unsurlarla birlikte değerlendirilmelidir.

Ses Kaydı Mahkemeye Nasıl Sunulmalıdır?

Bir ses kaydının mevcut olması tek başına yeterli değildir.

Karşı taraf kayda;

  • montaj yapıldığı,
  • sesin kendisine ait olmadığı,
  • kaydın kesildiği,
  • tarihinin doğru olmadığı,
  • konuşmanın yalnızca belirli bölümlerinin sunulduğu gerekçeleriyle itiraz edebilir.

Bu nedenle mümkün olduğunca;

  • orijinal kayıt korunmalı,
  • dosya üzerinde değişiklik yapılmamalı,
  • kayıt kesilip birleştirilmemeli,
  • kaynağı mümkün olduğunca muhafaza edilmelidir.

Gerekli durumlarda bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Boşanma Davasında Ses Kaydı Sunmadan Önce Sorulması Gereken Sorular

Kayıt Nasıl Elde Edildi?

Kayıt karşı tarafın bilgisi dışında mı yapıldı?

Yoksa kişi sesli mesajı kendisi mi gönderdi?

Kayıt Önceden Planlandı mı?

Kayıt sistemi önceden mi kuruldu, yoksa olay beklenmedik şekilde mi gelişti?

Başka Delil Elde Etmek Mümkün müydü?

Olayı gören tanık var mı?

Yazılı mesajlar bulunuyor mu?

Kolluk tutanağı veya doktor raporu mevcut mu?

Olay Kişiye Karşı İşlenmekte Olan Bir Fiil miydi?

Hakaret, tehdit veya saldırı gibi doğrudan kişiye yönelen bir eylem mi söz konusu?

Kayıt Sistematik mi?

Tek bir olay mı kaydedildi, yoksa günlerce veya haftalarca kayıt mı yapıldı?

Bu soruların cevapları hukuka uygunluk değerlendirmesinde önemlidir.

Yargıtay’a Göre Boşanmada Ses Kaydında Temel Kriterler

Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde şu kriterlerin öne çıktığı görülmektedir:

1. Kaydın Önceden Planlanıp Planlanmadığı

Önceden hazırlanmış sistematik kayıt ile aniden başlayan olay arasında fark vardır.

2. Olayın Ani Gelişip Gelişmediği

Kişinin kendisine yönelik beklenmedik hakaret veya tehdit gibi durumlar farklı değerlendirilebilir.

3. Başka Şekilde Delil Elde Edilip Edilemeyeceği

Başka bir ispat imkânı bulunmaması istisnai hukuka uygunluk değerlendirmesinde önemli bir kriterdir.

4. Kaydın Amacı

Amaç kişinin kendisine karşı işlenmekte olan eylemi belgelemek mi, yoksa uzun süre boyunca karşı taraf hakkında delil toplamak mı?

5. Özel Hayata Müdahalenin Boyutu

Kişinin konutu, yatak odası veya mahrem yaşam alanlarında yapılan sistematik kayıtlar çok daha ağır hukuki sorunlar doğurabilir.

Bursa Boşanma Avukatı ve Dijital Deliller

Boşanma davalarında WhatsApp mesajları, ses kayıtları, görüntüler, sosyal medya paylaşımları ve diğer elektronik veriler kusurun ispatında önemli rol oynayabilir.

Ancak hukuka aykırı yöntemle elde edilen bir delilin dosyaya sunulması yalnızca delilin reddedilmesine değil, bazı durumlarda ceza soruşturmasına da yol açabilir.

Bu nedenle özellikle çekişmeli boşanma davalarında dijital delillerin dava açılmadan veya cevap dilekçesi sunulmadan önce değerlendirilmesi önemlidir.

Bursa’da boşanma davası, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat veya boşanmada dijital deliller konusunda ayrıntılı bilgi için Bursa boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Boşanmada Ses Kaydı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Eşimi Gizlice Kaydedersem Boşanmada Delil Olur mu?

Kural olarak diğer eşin bilgisi dışında planlı ve sistematik şekilde alınan kayıtlar hukuka aykırı delil sorunu doğurur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/377 E., 2019/7006 K. sayılı kararında eşin bilgisi dışında alınan telefon görüşmesi kaydı hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Eşim Bana Hakaret Ederken Ses Kaydı Alabilir miyim?

Olayın beklenmedik şekilde gelişmesi, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir eylemin bulunması ve başka türlü delil elde etme imkânının olmaması halinde kayıt istisnai olarak hukuka uygun değerlendirilebilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2015/27331 E., 2016/13882 K. sayılı kararı bu açıdan önemlidir.

WhatsApp Sesli Mesajı Boşanmada Delil Olur mu?

Eşin kendi iradesiyle doğrudan size gönderdiği WhatsApp sesli mesajı hukuka aykırı yöntemle elde edilmemişse HMK m.199 kapsamında elektronik belge olarak değerlendirilebilir.

Telefon Görüşmesini Gizlice Kaydetmek Suç mu?

Somut olayın niteliğine göre TCK m.132, m.133 veya m.134 kapsamında ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. Her kayıt aynı suç tipine girmez.

Evin İçine Gizli Ses Kayıt Cihazı Koyabilir miyim?

Eşin konuşmalarını sürekli kaydetmek amacıyla konuta gizli kayıt cihazı yerleştirilmesi hukuka aykırı delil ve özel hayatın gizliliğinin ihlali açısından ciddi risk taşır.

Ses Kaydının Bir Kısmını Kesip Mahkemeye Verebilir miyim?

Kaydın kesilmesi, birleştirilmesi veya düzenlenmesi delilin güvenilirliğini tartışmalı hale getirebilir. Orijinal kaydın korunması önemlidir.

Gizli Kaydı Sadece Avukatıma Göstersem Suç Olur mu?

Bir kaydın elde edilmesi ile üçüncü kişilere hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi farklı hukuki meselelerdir. Somut kaydın nasıl elde edildiği ve ne amaçla kullanıldığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç: Boşanmada Ses Kaydı Her Zaman Geçerli veya Her Zaman Geçersiz Değildir

Boşanmada ses kaydı delil olabilir. Ancak her ses kaydı hukuka uygun delil değildir.

HMK m.199 ses kayıtlarını ve elektronik verileri belge olarak kabul ederken HMK m.189/2 hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin mahkeme tarafından dikkate alınamayacağını açıkça düzenlemektedir.

Yargıtay içtihatlarında da iki farklı durum birbirinden ayrılmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli, 2019/377 E., 2019/7006 K. sayılı kararında, eşin bilgisi dışında alınan telefon görüşmesi kaydı hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Buna karşılık Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 22.06.2016 tarihli, 2015/27331 E., 2016/13882 K. sayılı kararında, eşin kendisine yönelik hakaret ve tehditlerini, başka türlü delil elde etme imkânı bulunmayan ani gelişen şartlar altında kaydetmesi hukuka uygun kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli, 2012/5-1270 E., 2013/248 K. sayılı kararı da kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suç bakımından başka türlü delil elde etme veya yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmadığı durumlarda kayıt yapılmasına ilişkin temel içtihatlardan biridir.

Bu nedenle uygulamada belirleyici olan;

“Ses kaydı var mı?” sorusundan çok;

“Ses kaydı neden, ne zaman, ne şekilde ve hangi koşullarda elde edildi?”sorusudur.

Boşanma davasında ses kaydı veya başka bir dijital delil kullanılmadan önce hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi, hem delilin dosyada kullanılabilmesi hem de kayıt nedeniyle doğabilecek ceza sorumluluğunun önlenmesi açısından önem taşır.

Avukat  İlker Kılıç
Bursa Barosu

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ses ve görüntü kayıtlarının hukuka uygunluğu somut olayın özelliklerine göre değişebileceğinden her olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin