Popüler Etiketler

Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu Nedir? (TCK 112)
Eğitim hakkı, hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hem de uluslararası insan hakları sözleşmeleri ile güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Bir kişinin eğitim alma veya eğitim verme hakkının cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka yöntemlerle engellenmesi yalnızca disiplin hukuku bakımından değil, aynı zamanda ceza hukuku bakımından da ağır yaptırımlara tabidir.
Türk Ceza Kanunu’nun 112. maddesinde düzenlenen Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu, eğitim kurumlarının güvenli şekilde faaliyet göstermesini ve bireylerin eğitim hakkını korumayı amaçlamaktadır. Bu yazımızda; eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu nedir, cezası ne kadardır, suçun unsurları nelerdir, öğretmene saldırının hukuki sonucu nedir, akran zorbalığı bu suçu oluşturur mu ve Yargıtay uygulamaları ayrıntılı olarak incelenmektedir.
TCK 112 Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu Unsurları
TCK m.112 kapsamında bir fiilin suç oluşturabilmesi için belirli şartların birlikte bulunması gerekir. Kanun metnine göre ceza yaptırımına bağlanan temel eylemler şunlardır:
- Eğitim kurumlarına girişin engellenmesi,
- Öğrencilerin eğitim hakkını kullanmasının engellenmesi,
- Öğretmenlerin eğitim faaliyetini yürütmesinin cebir veya tehditle önlenmesi,
- Eğitim faaliyetlerinin hukuka aykırı şekilde durdurulması.
Bu suçun oluşması için iki temel şartın varlığı aranır:
- Cebir veya Tehdit Kullanılması
Suçun oluşması için failin hukuka aykırı davranışlarla birlikte cebir (fiziksel güç) veya tehdide başvurması gerekir. Örneğin; bir öğretmenin kolundan tutarak sınıfa girmesini engellemek veya “Bu sınıfa girersen seni yaşatmam” şeklinde tehditlerde bulunarak öğretmeni ders yapamaz hale getirmek bu suçu oluşturur.
- Eğitim Faaliyetinin Fiilen Engellenmesi
Okul çatısı altında yaşanan her tartışma doğrudan TCK 112 kapsamına girmez. Söz konusu eylemin; dersin yapılamamasına, okulun faaliyetinin aksamasına veya eğitim hizmetinin kesintiye uğramasına neden olması şarttır.
Öğrencilerin Eylemleri: Akran Zorbalığı ve Öğretmene Yönelik Saldırılar
Okul ortamlarında sıklıkla karşılaşılan ve ceza hukuku boyutuna taşınan en önemli husus, öğrencilerin gerek kendi aralarındaki (akran eylemleri) gerekse öğretmenlerine yönelik gerçekleştirdikleri fiillerdir.
Öğrencilerin Birbirlerine Yönelik Eylemleri (Akran Zorbalığı ve Eğitimin Engellenmesi)
Uygulamada akran zorbalığı (peer bullying) olarak adlandırılan eylemler, belirli bir yoğunluğa ve boyuta ulaştığında doğrudan TCK 112 unsurlarını tetikleyebilir.
- Sınıfa/Okula Almama: Bir grup öğrencinin, başka bir öğrenciyi cebir veya tehdit kullanarak sınıfa sokmaması, sırasına oturtmaması ya da okul binasına girişini engellemesi eğitim hakkının engellenmesi suçunu oluşturur.
- Sürekli Taciz ve Baskı: Bir öğrencinin sistematik olarak tehdit edilmesi nedeniyle korkup okula gidemez hale gelmesi durumunda, fail öğrenci (yaş küçüklüğü ve ceza sorumluluğu kuralları saklı kalmak kaydıyla) bu suçtan yargılanabilir.
Öğrencilerin Öğretmenlere Yönelik Eylemleri
Son yıllarda öğrencilerin veya velilerin öğretmenlere yönelik sözlü ve fiziki müdahalelerinde ciddi bir artış gözlemlenmektedir.
- Dersi Bölme ve Sabote Etme: Bir öğrencinin öğretmene fiziksel olarak direnmesi, onu itmesi, sırasından kalkarak öğretmenin tahtaya yazı yazmasını veya ders anlatmasını fiziksel güçle engellemesi durumunda TCK 112 gündeme gelir.
- Öğretmeni Tehdit Etme: Öğrencinin aldığı not veya disiplin süreci nedeniyle öğretmeni tehdit ederek ders yapmasını engellemesi ya da öğretmeni sınıftan zorla çıkarması halinde hem tehdit hem de eğitim hakkını engelleme suçu oluşur.
Öğretmene Vurmak ve Sınıftan Çıkarmak Suç Oluşturur Mu?
Uygulamada en çok merak edilen konulardan biri, öğretmene yönelik şiddetin hukuki nitelendirmesidir. Örneğin; ders anlatan bir öğretmenin veli veya öğrenci tarafından darp edilmesi ya da eline vurularak dersin yarıda bırakılması durumunda yalnızca “Kasten Yaralama” suçu oluşmaz.
Yargıtay Kararları Ne Diyor? Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; öğretmene yönelik gerçekleştirilen yaralama fiilinin asıl amacı onun eğitim faaliyetini sürdürmesini engellemek ise mahkemenin yalnızca kasten yaralamadan değil, TCK 112 Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu yönünden de hüküm kurması gerekir. Çünkü burada yaralama, eğitim faaliyetini durdurmak amacıyla kullanılan cebrin bir parçasıdır.
Aynı durum öğretmeni tehdit ederek sınıftan çıkarmak eylemi için de geçerlidir. Ders sırasında sınıfa girip öğretmene “Çık dışarı, yoksa seni yaşatmam” diyerek dersin bırakılmasına neden olan kişi, hem tehdit hem de eğitim hakkının engellenmesi suçunun faili olur.
Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçunun Cezası Nedir? (TCK 112)
TCK 112. maddesi kapsamında, eğitim ve öğretim hakkını cebir veya tehdit kullanarak engelleyen kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Cezayı Artıran Nitelikli Haller
Fiilin işleniş biçimine göre cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak daha ağır belirlenmesi mümkündür. Aşağıdaki haller cezanın belirlenmesinde ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilebilir:
- Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte (toplu halde) işlenmesi,
- Eylemin silahla gerçekleştirilmesi,
- Organize bir şekilde okul faaliyetlerinin engellenmesi,
- Kamu görevlisi olan öğretmene/idareciye karşı görevinden dolayı cebir uygulanması.
Ayrıca, suç işlenirken kullanılan cebir (örneğin ağır yaralama) bağımsız bir suç oluşturuyorsa, fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılabilir.
Örnek Olaylar ile Suçun Analizi
- Örnek 1: Bir grup velinin veya öğrencinin okul bahçe kapısını zincirleyerek öğrencilerin okula girişini engellemesi (Doğrudan TCK 112 uygulanır).
- Örnek 2: Bir öğrencinin öğretmeni kolundan hızla çekerek sınıftan dışarı çıkarması ve o dersin yapılmasını önlemesi (Cebir kullanılarak eğitim hakkı engellenmiştir).
- Örnek 3: Okul müdürünün ölümle tehdit edilmesi üzerine okulda güvenliğin sağlanamaması ve eğitimin aksaması (Eğitim hakkının engellenmesi suçu oluşur).
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunda görevli mahkeme hangisidir? Bu suç nedeniyle açılan kamu davalarında görevli mahkeme, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak olayın niteliğine ve eşlik eden diğer ağır suçlara göre görev hususu değişebilir.
Öğretmene hakaret etmek dersi engeller mi? Sadece hakaret etmek eğitim hakkının engellenmesi suçunu oluşturmayabilir; ancak hakaret ve tehdit eylemleri öğretmenin dersi anlatamaz hale gelmesine, sınıfı terk etmesine yol açtıysa bu suç kapsamında değerlendirilir.
Bu suç şikayete tabi midir?
Hayır, anayasal bir hakkı koruyan bu suç tipi şikayete tabi olmayıp, adli makamlarca resen (kendiliğinden) soruşturulur.
Sonuç
Eğitim ve öğretim hakkı, hem öğrencilerin geleceğini hem de öğretmenlerin mesleki itibarını koruyan anayasal bir güvencedir. Okul sınırları içerisinde gerçekleşen akran zorbalıkları, öğretmene yönelik fiziki saldırılar veya tehditler basit birer disiplin suçu olarak görülemez. Yargıtay’ın da güncel kararlarında vurguladığı üzere, eğitim hayatını kesintiye uğratan her türlü cebir ve tehdit eylemi TCK 112 kapsamında ağır hapis cezası yaptırımları ile karşı karşıya kalacaktır. Eğitim hukuku ve ceza davaları süreçlerinde hak kaybı yaşamamak adına uzman bir ceza avukatından destek alınması tavsiye edilir.
Avukat İlker Kılıç Bursa Barosu
