Popüler Etiketler

Trafik Kazası Sonrası Tazminat, Değer Kaybı ve Sigorta Ödemeleri Rehberi.
Trafik kazası dosyalarında en kritik nokta şudur: her talep aynı yere ve aynı hukuki zemine dayanmaz. Araç hasarı ve değer kaybı çoğu zaman zorunlu trafik sigortası kapsamı içinde limit dahilinde ileri sürülürken, manevi tazminat talebi kural olarak zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır; bu nedenle çoğu dosyada sürücüye, işletene ve gerekiyorsa diğer sorumlulara yöneltilir. Yaralanma ve ölüm dosyalarında ise bedensel zarar, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma gibi kalemler ayrı ayrı değerlendirilir.
Trafik Kazası Sonrası Hukuki Yol Haritası
Trafik kazası sonrası tazminat almanın ilk adımı, talep türünü doğru sınıflandırmaktır. Bedensel zarar, araç hasarı, değer kaybı, geçici kazanç kaybı, bakıcı gideri, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat aynı şey değildir; her birinin dayanağı, ispatı ve yöneltileceği kişi değişebilir. Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten ve bazı hâllerde bağlı teşebbüs sahibi, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle doğan zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilir. Türk Borçlar Kanunu ise ölüm ve bedensel zarar hâllerinde talep edilebilecek maddi zarar kalemlerini ayrıca sayar.
Maddi tazminat
Maddi tazminat, kaza nedeniyle malvarlığınızda meydana gelen gerçek eksilmeyi karşılamayı amaçlar. Ölüm hâlinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybı ile destekten yoksun kalma zararları; bedensel zarar hâlinde ise tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılması Türk Borçlar Kanunu’nda açıkça düzenlenmiştir. Zorunlu trafik sigortası da üçüncü kişilerin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olunan hâllerde, kaza tarihindeki limitler içinde sigortalının hukuki sorumluluğunu karşılar.
Manevi tazminat
Manevi tazminat, yaşanan acı, elem ve yaşam bütünlüğüne yönelik ihlalin parasal telafisidir. Türk Borçlar Kanunu’na göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise yakınlara manevi tazminat verilebilir. Ancak zorunlu trafik sigortası bakımından manevi tazminat talepleri kapsam dışı sayılmıştır. Bu nedenle manevi tazminat istemi pratikte çoğunlukla kusurlu sürücüye, işletene ve olayın diğer sorumlularına yöneltilir; trafik sigortacısına değil.
Sürekli sakatlık tazminatı
Sürekli sakatlık tazminatı, beden gücünde kalıcı azalma nedeniyle gelecekte ortaya çıkan ekonomik kaybı karşılamaya yöneliktir. Trafik sigortası genel şartlarında “sakatlanma teminatı” kapsamında geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık ve tıbben gerekli sürekli bakıcı gideri kalemlerine yer verilmiştir. Bununla birlikte, değer kaybı, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma için 2021’de getirilen özel hesaplama eklerinin Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında dayanağı zayıflamış, Danıştay Sekizinci Dairesi de bu ekleri ve ilgili atıf ifadelerini 2025 tarihli kararıyla iptal etmiştir. Bu yüzden 2026 itibarıyla sürekli sakatlık hesaplarında “tek formül” yaklaşımından çok, Türk Borçlar Kanunu, gerçek zarar ilkesi, maluliyet raporu ve dosyaya özel bilirkişi analizi belirleyici hâle gelmiştir.
Sigorta kuruluşuna başvuru olmadan doğrudan dava açmak kural olarak doğru yol değildir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmak zorundadır. Sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verilen cevap talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu açılır. Belgeler tam olarak sunulduğunda, trafik sigortacısı limit içinde kalan tutarı sekiz iş günü içinde ödemek zorundadır. Ayrıca yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan uzlaşmaların iki yıl içinde iptal edilebilmesi de önemli bir güvencedir.
Trafik Kazasında Davalılar Kimlerdir?
Dava ve başvuru muhatabını doğru seçmek, dosyanın en kritik teknik adımlarından biridir. Kural olarak kusurlu sürücü, işleten, araç sahibi sıfatını taşıyan kişi veya şirket, zorunlu trafik sigortacısı ve bazı istisnai hâllerde Güvence Hesabı muhatap olabilir. İşletenin sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenmiştir; zarar görenin sigortacıya karşı doğrudan talep ve dava hakkı da yine aynı Kanun’da kabul edilmiştir.
Sigorta şirketi, yalnızca poliçe limiti ve teminat kapsamı içinde sorumludur. Bu limitleri aşan zararlar ile manevi tazminat gibi kapsam dışı kalan kalemler için sürücüye ve işletene yönelmek gerekebilir. Zorunlu trafik sigortası kapsam dışı hâller arasında hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler ile manevi tazminat talepleri açıkça sayılmıştır. Bu nedenle “sigorta öder” varsayımı her başlık için doğru değildir.
Güvence Hesabı ise tespit edilemeyen araç, sigortasız araç, çalıntı veya gasp edilmiş aracın neden olduğu bedensel zararlar ile ruhsatı iptal edilen ya da iflas eden sigorta şirketlerinin belirli yükümlülükleri gibi istisnai alanlarda devreye girer. Güvence Hesabı’nın kendi açıklamalarına göre temel odak, bedensel zararlar yani sakatlık ve ölüm kaynaklı tazminatlardır; online başvuru imkânı da bulunmaktadır.
Trafik Kazası Sonrası Avukat Tutmak Zorunlu Mu?
Trafik kazası sonrası avukat tutmak hukuken zorunlu değildir. Fakat bir uzman yardımına gerek duymaksızın şahsen başvuru yapılan davalarda eksiklikler nedeniyle haklarını alamama gibi bir çok sorunla karşılaşabilirsiniz . Özellikle yaralanmalı, meblağlı, çok taraflı, kusur itirazlı veya maluliyet raporuna bağlı dosyalarda profesyonel takip çoğu zaman fark yaratır. Çünkü eksik belge, yanlış muhatap, hatalı kusur kabulü veya bilinçsiz ibraname imzası ciddi hak kaybı doğurabilir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi her ne kadar açıkça yetersiz uzlaşmaların iptaline imkân tanısa da, eksik dosya yönetimi nedeniyle sürecin uzaması yine de mümkündür.
SBM’nin değer kaybı kılavuzunda, sigorta tazminatı alacağının takibinin yalnızca hak sahibinin kendisi, kanuni temsilcisi, belirli yakınları veya bunların avukatları aracılığıyla yapılabileceği belirtilir. Bu yüzden “dosyanızı biz takip ederiz” diyen üçüncü kişilere belge ve kişisel veri vermeden önce mutlaka yetki ve hukuki sıfat kontrolü yapılmalıdır.
Vekâlet ücretleri bakımından tek bir sabit rakam yoktur. Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınırı belirler; bu alt sınırın altında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılamaz. Ancak trafik kazası tazminat ve değer kaybı dosyaları çoğu zaman para ile ölçülebilen işler olduğundan, dosyanın türüne göre nispi ücret, maktu ücret, karşı vekâlet ücreti ve ayrı akdi ücret kalemleri birlikte gündeme gelebilir. Bu nedenle “avukat ücreti şu kadardır” şeklindeki tek cümlelik cevap çoğu zaman yanıltıcıdır.
Yaralanmalı Trafik Kazasında Haklar Talep Edilebilecek Kalemler
Yaralanmalı trafik kazasında haklar, yalnızca hastane masrafından ibaret değildir. Türk Borçlar Kanunu’na göre bedensel zarar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar. Trafik sigortası genel şartlarında da sağlık giderleri, geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık ve şartları oluşursa bakıcı gideri başlıkları düzenlenmiştir.
Geçici iş göremezlik
Geçici iş göremezlik, yaralının iyileşme süreci boyunca çalışamaması veya çalışma gücünü kullanamaması nedeniyle oluşan gelir kaybını ifade eder. Genel şartların ilgili ekinde, geçici iş göremezlik süresi boyunca bu tazminatın hesaplanacağı belirtilmiştir. Uygulamada kurul raporu, istirahat belgeleri, gelir kayıtları ve bilirkişi incelemesi geçici iş göremezlik zararının ispatında önemini korur.
Sürekli iş göremezlik
Sürekli iş göremezlik veya kalıcı maluliyet, bedensel iyileşme tamamlandıktan sonra kalan sürekli engel nedeniyle ortaya çıkan kalıcı ekonomik kaybı ifade eder. Trafik sigortası metninde bu zarar türü “sakatlanma teminatı” kapsamında yer almaya devam eder; ancak hesap artık otomatik çizelgeden çok, maluliyet oranı, yaş, gelir, meslek, kusur, poliçe limiti ve gerçek zarar ilkesi ekseninde değerlendirilmektedir
Bakıcı gideri
Bakıcı gideri birçok dosyada gözden kaçan ama özellikle ağır yaralanmalarda çok önemli olan bir kalemdir. Mağdurun tedavisine başlanmasından sürekli sakatlık raporu alınana kadar tedavi sürecinde ortaya çıkan bakıcı giderleri sağlık gideri teminatı içinde; geçici iş göremezlik süresi ve sürekli sakatlık oranı belirlendikten sonra ortaya çıkan tıbben gerekli sürekli bakıcı giderleri ise sakatlanma teminatı kapsamında zikredilmiştir. Bununla birlikte sağlık giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun rolü ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi nedeniyle hangi kalemin SGK, hangi kalemin sigortacı tarafından karşılanacağı somut dosyada ayrıca analiz edilmelidir.
Yaralanmalı dosyalarda manevi tazminat da unutulmamalıdır. TBK 56, beden bütünlüğünün zedelenmesi hâlinde zarar görene uygun miktarda manevi tazminat verilebileceğini kabul eder. Ağır bedensel zarar hâlinde yakınlar için de manevi tazminat imkânı vardır. Fakat bu kalem trafik sigortası kapsamında değildir; çoğu dosyada sürücü ve işletene yöneltilir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır Güncel Rehber
Araç değer kaybı, kaza sonrasında onarım yapılsa bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Zorunlu trafik sigortası genel şartlarında değer kaybı, maddi zarar teminatı içinde açıkça sayılmıştır. Bu nedenle kusursuz veya kusur oranı kadar haklı olan araç sahibi, karşı aracın trafik sigortasına başvurup değer kaybı talebinde bulunabilir.
Değer kaybı başvurusu
Uygulamada ilk adım, karşı tarafın zorunlu trafik sigortacısına yazılı başvuru yapmaktır. SBM’nin resmi değer kaybı ekspertiz kılavuzuna göre hak sahibi, genel şartlarda öngörülen belgelerle sigorta şirketine yazılı başvurduğunu beyan eder; başvuru tarihinden itibaren bir iş günü içinde şirket tarafından eksper ataması yapılmazsa hak sahibi SBM sistemi üzerinden kendi eksper atama talebini oluşturabilir. Bu kılavuz, eksper atamasının e-Devlet doğrulamasıyla yürütülebildiğini ve sürecin SBM üzerinden izlenebildiğini de açıkça gösterir.
Sigorta şirketine başvuru
Sigorta şirketine gönderilecek dosyada kaza tarihi, plaka bilgileri, kusur oranı, varsa ekspertiz raporu, onarım faturası, hasar ve onarım fotoğrafları, ruhsat ve kimlik bilgileri önem taşır. SBM kılavuzu, bu belgelerin tamamının zorunlu olmadığını; eksik belge hâlinde SBM sistemleri ile sigorta şirketindeki evrakların esas alınabileceğini belirtir. Yine de güçlü bir başvuru için belgelerin eksiksiz hazırlanması ödeme süresini kısaltır ve tahkim/dava aşamasında ispat kolaylığı sağlar.
Hesaplama yöntemleri
Değer kaybı hesabı artık eskiye göre daha tartışmalı bir alan hâline gelmiştir. 2021 değişikliği ile değer kaybı için Genel Şart Ek-1’de özel hesap yöntemi öngörülmüş, ancak Anayasa Mahkemesi 2022 tarihli kararıyla Karayolları Trafik Kanunu’nun bu formüllere kanuni dayanak oluşturan kısımlarını iptal etmiş; Danıştay Sekizinci Dairesi de 2025’te Ek-1’i ve “Ek-1’deki esaslara göre” ibaresini iptal etmiştir. Buna rağmen SEDDK, 2025 tarihli genelgeyle değer kaybı ekspertiz raporu şablonunu güncellemiş, SBM de eksper atama altyapısını işletmeye devam etmiştir. Bu tablo, 2026’da hesaplamanın tek satırlık bir formülle değil; aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören parçaları, onarım kalitesi, kilometre, önceki hasar geçmişi ve kusur durumu gibi değişkenlerle dosya bazlı yapıldığını göstermektedir.
Burada en önemli pratik not şudur: değer kaybı artık “otomatik çıkan rakam” değil, çoğu dosyada “ispatlanan gerçek zarar” tartışmasına dönüşmüştür. Bu nedenle sigorta şirketinin teklif ettiği ilk değer kaybı tutarı, her zaman nihai ve doğru tutar olmayabilir. Eksik ödeme varsa tahkim ya da dava yolunda bilirkişi incelemesiyle daha yüksek tazminat gündeme gelebilir.
Trafik Kazası Sonrası Araç Değer Kaybı ve Hasar Farkı Davası
Hasar farkı davası ile değer kaybı davası aynı şey değildir, ama uygulamada birbirine çok yaklaşırlar. Değer kaybı, aracın onarım sonrası ikinci el piyasa düşüşünü ifade eder. Hasar farkı veya rayiç farkı ise özellikle tam hasar, ağır hasar ya da pert nitelikli olaylarda sigortacının ödediği bedel ile aracın gerçek rayiç değeri arasında fark bulunduğu ileri sürülen dosyalarda gündeme gelir. Kasko genel şartlarında çalınan araçta çalınma günündeki rayiç değerin ödeneceği, tam hasar hâlinde teminatın sona ereceği ve sigortacının belirli sürelerde ödeme yapmak zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Pert araç
SEDDK’nin 2025 açıklamasına göre, hasar tutarı aracın rayiç değerini aşıyor ve onarım kabul etmiyorsa araç “tam hasar” statüsünde işlem görür. Bu tür dosyalarda tartışma çoğu zaman “aracın gerçek rayiç değeri neydi” sorusunda yoğunlaşır. Kasko şirketi veya karşı taraf sigortacısı belirli bir bedel ödeyebilir; ancak ödemenin gerçek rayiç değerin altında kaldığı iddia ediliyorsa dava veya tahkim yoluyla fark talebi gündeme gelebilir.
Ağır hasar
SEDDK’nin aynı metninde, hasar tutarının rayiç değerin yüzde altmışını aşması veya belirlenen kritik parçaların hasar görmesi hâlinde aracın “ağır hasar” statüsünde işlem göreceği belirtilmiştir. Ağır hasar kaydı, aracın ikinci el piyasa değerini ciddi ölçüde etkileyebilir. SBM’nin hasar sorgulama hizmetleri de araç geçmişinde ağır hasar durumu, hasar tutarı ve eksper raporu bilgilerine erişim imkânı sunmaktadır. Bu da özellikle ikinci el satış değerinin düştüğü dosyalarda delil açısından önemlidir.
İkinci el değer kaybı
İkinci el değer kaybı bakımından kritik istisna, hurdaya çıkarılmış veya trafikten çekilmiş araçlardır. SBM’nin resmi değer kaybı kılavuzunda, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. Yani pert/hurda niteliğindeki araç için “değer kaybı” yerine çoğu zaman rayiç/tam hasar hesabı konuşulur.
Trafik Kazasında Kusur Oranı Nasıl Belirlenir
Kusur oranı, tazminatın belki de en belirleyici parçasıdır; çünkü trafik sigortası maneği gereği hak sahibi, kendi kusuruna denk gelen kısmı sigortadan isteyemez. Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesi, kırmızı ışıkta geçme, ters yöne girme, arkadan çarpma, dönüş kurallarına aykırılık, park hâlindeki araca çarpma gibi asli kusur sayılan hâlleri düzenler. Bununla birlikte kaza, birden fazla kural ihlali veya madde metnindeki klasik senaryolar dışında oluşmuşsa, kusur oranı dosyanın özelliğine göre teknik inceleme ile belirlenir.
Yüzde yüz kusur
SBM’nin Kaza Tespit Tutanağı sisteminde, maddi hasarlı kazalarda sigorta şirketleri tutanak sisteme girdikten sonra üç iş günü içinde değerlendirme yapar ve mutabakat mekanizması yüzde sıfır, yüzde elli ve yüzde yüz kusur oranları üzerinden işler. Bu nedenle ilk ekranlarda sık görülen sonuç “yüzde yüz kusurlu” veya “yüzde yüz kusursuz” şeklindedir. Ancak bu, her dosyada nihai ve değişmez oran anlamına gelmez.
Yüzde yetmiş beş ve yüzde yirmi beş kusur
Mahkeme, bilirkişi ya da ceza dosyası kaynaklı teknik raporlarda yüzde yetmiş beş-yüzde yirmi beş, yüzde seksen-yüzde yirmi gibi daha ayrıntılı kusur dağılımları görülebilir. UYAP emsal arama sonuçlarında, aynı trafik kazası bağlamında bir sürücünün yüzde yetmiş beş asli kusurlu, diğerinin yüzde yirmi beş tali kusurlu kabul edildiği; ayrıca kusur tespitinin uzmanlık gerektirdiği ve hâkimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı yönünde örneklere erişilebilmektedir. Bu nedenle SBM mutabakat oranı ile mahkemece kabul edilen nihai kusur oranı aynı olmak zorunda değildir.
Kusur itirazı
Kusur oranına itiraz etmek mümkündür. SBM’nin resmi KTT açıklamasına göre mutabakat sağlanamazsa dosya değerlendirme komisyonuna gider; ayrıca taraflar tutanak ve kusur çıktısını sorgulayabilir ve itiraz kanallarını kullanabilir. Özellikle fotoğraf, kamera kaydı, fren izi, tanık, kroki, araç içi kamera ve ceza soruşturması evrakı kusur itirazında çok etkilidir. Zarar hesabı yapılmadan önce kusur tablosunun netleştirilmesi, eksik ödeme riskini doğrudan azaltır.
Trafik Kazası Sonrası Sigorta Şirketi Ne Kadar Ödeme Yapar
“Sigorta şirketi ne kadar öder?” sorusunun tek cümlelik cevabı yoktur; çünkü cevap poliçe türüne, araç grubuna, kusur oranına, zarar kalemine ve teminat limitine göre değişir. Zorunlu trafik sigortası, işletenin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunu poliçe limiti içinde karşılar. 2026 dönemi için SEDDK’nın yayımladığı zorunlu trafik sigortası limitlerine göre maddi zarar limiti temel araç gruplarında araç başına 400.000 TL ve kaza başına 800.000 TL’dir. Sağlık gideri ile sakatlanma ve ölüm limitleri ise araç grubuna göre değişmekte; insan taşımada kullanılan araçlar ve bazı özel araç gruplarında kişi başına 3.600.000 TL, kaza başına 18.000.000 TL; eşya taşımada kullanılan motorlu araçlar ve iş makinelerinde kaza başına 36.000.000 TL; motosikletlerde kaza başına 10.800.000 TL olarak uygulanmaktadır.
Zorunlu trafik sigortası
Zorunlu trafik sigortası üçüncü kişileri korur; sigortalının kendi aracındaki zararları kural olarak ödemez. Ayrıca manevi tazminat talepleri ile hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri kapsam dışındadır. Buna karşılık üçüncü kişinin araç hasarı, değer kaybı, bedensel zararları ve ölüm kaynaklı destekten yoksun kalma talepleri limit ve kapsam dahilinde ileri sürülebilir. Başvuru öncesi yazılı müracaat şartı ve sekiz iş günlük ödeme süresi de yine bu sigorta için geçerlidir.
Kasko
Kasko ise sigortalının kendi aracındaki doğrudan maddi zararı teminat altına alan bir mal sigortasıdır. Çarpışma, devrilme, düşme, yuvarlanma, üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri, yanma ve çalınma gibi riskler kasko genel şartlarında sayılmıştır. Kasko şirketi, gerekli belgeler eksiksiz verildiğinde ve eksper raporu teslim edildiğinde en geç on iş günü içinde incelemeyi tamamlayıp ödemeyi yapmak zorundadır; her hâlde hasar ihbarından itibaren kırk beş gün sonra ödeme borcu muaccel olur. İnceleme üç ay içinde tamamlanamazsa ön ekspertiz sonucuna göre en az yüzde elli avans ödeme yükümlülüğü de vardır.
Teminat limitleri
Teminat limiti, sigortacının azami sorumluluk sınırıdır. Gerçek zarar limitin üstündeyse, limit aşan kısım sigorta şirketinden değil; kusurlu sürücü ve işleten gibi asli sorumlulardan talep edilir. Bu nedenle özellikle ağır yaralanmalı ve ölümlü dosyalarda yalnızca “sigorta ne öder” sorusuna odaklanmak yeterli değildir; toplam zarar ile poliçe limiti arasındaki fark ayrıca hesaplanmalıdır. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarının ortak yönü de zorunlu trafik sigortasının gerçek zararı daraltan dar yorumlara kapatılmaması gerektiğini vurgulamasıdır.
Ölüm Halinde Yakınların Hakları ve Sürecin Uzunluğu
Ölümlü trafik kazalarında en önemli maddi talep, destekten yoksun kalma tazminatıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazminini açıkça kabul eder. Bu hak mirasçılıktan farklıdır; esasta aranılan şey, ölen kişinin başvuru sahibine fiilen veya hukuken destek sağlıyor olmasıdır. Dolayısıyla yalnızca nüfus bağı değil, gerçek destek ilişkisi de önemlidir.
Eşin hakları
Eş, destekten yoksun kalma tazminatının en tipik hak sahibidir. Evlilik birliği içinde ortak yaşam ve ekonomik destek ilişkisi kabul edildiğinden, eş lehine bu talep çok sık gündeme gelir. Eski Genel Şart Ek-3 sisteminde eş için özel paylandırma düzeni ve yeniden evlenme bilgisi dikkate alınıyordu; 2025 iptal kararı sonrasında ise bu tür hesaplarda fiili destek, gelir, yaşam beklentisi ve somut dosya verileri daha belirleyici hâle gelmiştir.
Çocukların hakları
Çocuklar da destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Eski Ek-3 uygulamasında çocuklar için genel desteklik süresi 22 yaş, lisans ve lisansüstü eğitimde 25 yaş olarak kabul ediliyordu. Bugün bu yaşlar pratikte hâlâ bilirkişi değerlendirmesinde referans oluşturabilse de, Danıştay iptal kararı sonrasında somut olayın gerçek destek ilişkisi, eğitim durumu ve ekonomik bağımlılık hâli daha dikkatli incelenmektedir.
Anne ve babanın hakları
Anne ve baba da, ölen çocuklarının desteğinden fiilen yararlanıyor veya makul olarak yararlanacak durumda ise destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Uygulamada ebeveyn bakımından ispat yükü daha görünürdür; düzenli para gönderme, birlikte yaşama, bakım üstlenme veya fiili ekonomik destek gibi olgular önem kazanır. Güvence Hesabı ve sigorta yargılamalarında da bu tür taleplerin temelinde yine destek ilişkisi aranır.
Ölümlü kazalarda yakınlar yalnızca destekten yoksun kalma değil, şartları varsa manevi tazminat da talep edebilir. TBK 56’ya göre ölüm hâlinde yakınlara da uygun bir miktar manevi tazminat verilebilir. Ancak bu kalem, zorunlu trafik sigortası bakımından kapsam dışı olduğundan çoğu dosyada sigortacıya değil, sürücü ve işletene yöneltilir.
Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer
Trafik kazası tazminat süresini belirleyen en önemli eşik, dosyanın hangi yoldan yürütüldüğüdür. En hızlı resmi aşama, sigorta şirketine başvuru sürecidir: şirket 15 gün içinde cevap vermeli; eksiksiz belge verilmişse trafik sigortacısı sekiz iş günü içinde ödeme yapmalıdır. Değer kaybı dosyalarında SBM eksper atama sistemi de, şirketin bir iş günü içinde atama yapmaması hâlinde hak sahibine doğrudan atama imkânı verir. Bu nedenle basit, açık kusurlu ve belgeli dosyalar bazen mahkemeye gitmeden sonuçlanabilir.
Arabuluculuk
Arabuluculuk başlığı trafik dosyalarında dikkatli ele alınmalıdır. Sigorta uyuşmazlığı para alacağı/tazminat davası şeklinde mahkemeye taşınacaksa, uyuşmazlığın ticari dava niteliği nedeniyle dava şartı arabuluculuk ayrıca gündeme gelebilir; buna karşılık Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarında, tahkim sürecinin dava olmadığı ve bu nedenle tahkim başvurusunda dava şartı arabuluculuk itirazının her dosyada kabul görmediği açıkça görülmektedir. Bu yüzden “her trafik sigortası dosyasında arabuluculuk zorunludur” ya da “hiçbirinde gerekmez” şeklindeki kategorik cümleler yanıltıcı olabilir; seçilen yol ve uyuşmazlık muhatabı önemlidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketine ön başvuru yapıldıktan sonra çoğu mağdur için pratik bir alternatif yoldur. Komisyonun resmi açıklamalarına göre başvurular ilke olarak dosya üzerinden incelenir ve gerekirse duruşma yapılır.
Mahkeme süreci
Mahkeme süreci ise genellikle daha uzun yoldur; çünkü kusur raporu, maluliyet kurulu raporu, aktüerya hesabı, değer kaybı bilirkişisi, tanıklar, ceza dosyası bekletici meseleleri ve istinaf-temyiz aşamaları devreye girebilir. Özellikle kusur oranının tartışmalı olduğu, yüzde yetmiş beş-yüzde yirmi beş gibi bilirkişi dağılımlarının gündeme geldiği ya da gerçek zarar ile sigorta teklifinin ciddi biçimde ayrıştığı dosyalar uzamaya daha elverişlidir. Bu nedenle uygulamada çoğu kişi önce sigorta başvurusu, mahkeme sıralamasını değerlendirir.
Son olarak süre bakımından zamanaşımı da unutulmamalıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi, genel olarak zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde olaydan itibaren on yıl kuralını benimser; ceza kanunlarında daha uzun süre öngörülmüşse o süre uygulanabilir. Bu yüzden “önce iyileşeyim sonra bakarım” düşüncesi, özellikle ağır dosyalarda delil ve süre kaybı yaratabilir.
Bursa Avukat İlker Kılıç
