Popüler Etiketler

Seyir Halindeki Aracı Takip Etme, Sıkıştırma ve Selektör Yapma
Seyir Halindeki Aracı Takip Etme, Sıkıştırma ve Selektör Yapma
Giriş
Trafik güvenliği, toplum düzeninin korunması açısından büyük önem taşır. Seyir halindeki araçların takip edilmesi, sıkıştırılması veya selektör yapılması gibi davranışlar yalnızca bireylerin huzur ve sükununu bozmakla kalmaz, aynı zamanda trafik güvenliğini de ciddi şekilde tehlikeye sokar. Bu husus, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2011/5602 E. ve 2011/3661 K. sayılı kararında açıkça vurgulanmıştır. Kararda, bu tür eylemlerin hem “kişilerin huzur ve sükununu bozma” hem de “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçlarını oluşturduğu ifade edilmiştir.
Bu yazımızda , söz konusu fiillerin Türk Ceza Hukuku açısından maddi ve manevi unsurları incelenecektir.
- Suçun Maddi Unsuru
- Fail
Bu suçların faili, trafikte araç kullanan herhangi bir kişi olabilir. Özel bir nitelik aranmamaktadır. Kararda, takip eden, sıkıştıran veya selektör yapan sürücünün bu kapsamda fail konumunda olduğu belirtilmektedir.
- Mağdur
Mağdur, huzur ve sükunu bozulan ya da trafik güvenliği tehlikeye sokulan bireylerdir. Mağdurun belirli bir kişi olması gerekmez; topluma karşı işlenen suçlarda mağdurlar, toplumun tüm bireyleri olabilir.
- Fiil
Fiilin maddi görünüşü üç şekilde somutlaşmaktadır:
- Seyir halindeki aracı takip etmek,
- Aracı sıkıştırmak,
- Sürekli selektör yapmak.
Bu eylemler, doğrudan mağdurun huzurunu bozmakta ve aynı zamanda trafikte tehlike yaratmaktadır.
- Netice
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından netice, mağdurun psikolojik huzurunun bozulmasıdır.
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından ise, somut bir kazanın gerçekleşmesi gerekmez; tehlikenin ortaya çıkması yeterlidir.
- Nedensellik Bağı
Failin hareketi ile ortaya çıkan huzursuzluk veya tehlike arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Örneğin, sürekli selektör yapılması sonucu sürücünün dikkatinin dağılması ve tehlikeye düşmesi bu bağı kurar.
- Suçun Manevi Unsuru
- Kast
Bu suçlar, kasıtla işlenebilir. Fail, aracını takip ederek, sıkıştırarak veya selektör yaparak karşı tarafı rahatsız ettiğini ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü bilmekte ve istemektedir.
Olası kast durumunda da sorumluluk doğabilir; örneğin, failin “bu şekilde davranırsam tehlike doğabilir ama olsun” şeklindeki düşüncesi yeterlidir.
- Saik
Failin saiki genellikle öfke, yol verme tartışması, intikam veya üstünlük kurma arzusudur. Ancak saik, suçun oluşumu için zorunlu değildir; yalnızca cezalandırmada değerlendirilir.
III. Hukuki Değerlendirme
Yargıtay kararında da belirtildiği üzere, bu tür fiiller iki ayrı suç tipini aynı anda oluşturabilmektedir:
- Türk Ceza Kanunu m.123: Kişilerin huzur ve sükununu bozma,
- Türk Ceza Kanunu m.179: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma.
Dolayısıyla fail, hem mağdurun bireysel huzurunu ihlal ettiği hem de kamu güvenliğini tehdit ettiği için çifte sorumluluk altına girmektedir.
Sonuç
Trafikte seyir halindeki aracı takip etme, sıkıştırma ve selektör yapma fiilleri, sıradan bir trafik kuralı ihlali olarak görülemez. Bu eylemler, hem bireylerin psikolojik huzurunu bozan hem de toplumsal güvenliği tehdit eden davranışlardır. Yargıtay’ın ilgili kararında belirtildiği üzere, bu tür fiiller hem maddi unsurlar (fail, mağdur, fiil, netice) hem de manevi unsurlar (kast, saik) bakımından suç teşkil etmektedir.
Bu bağlamda, trafik kültürünün gelişmesi ve kamu düzeninin sağlanması için bu kararın taşıdığı hukuki ve sosyal mesaj oldukça önemlidir.
Av İLKER KILIÇ
GSM :0 505 506 9381
