Popüler Etiketler

İşçi Alacakları Konusunda TOKİ Toplu Konut İdaresinin Sorumluluğu
TOKİ Alt İşveren İşçilerinin Ücret Alacaklarından Sorumluluğu
Yargıtay’dan TOKİ ve Alt İşveren İlişkisine Önemli Karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2017 tarihli, 2017/20249 Esas ve 2017/7304 Karar sayılı ilamı; alt işveren işçilerinin ücret alacakları, asıl işveren sorumluluğu ve özellikle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı gibi ihale makamlarının işçilik alacaklarından sorumluluğu bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir.
Kararda; işçinin ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret farkı talepleri incelenmiş, ayrıca asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında TOKİ’nin sorumluluğunun kapsamı değerlendirilmiştir.
Bu karar, özellikle kamu kurumlarının ihale yoluyla yaptırdığı inşaat işlerinde çalışan işçilerin hakları bakımından emsal niteliğindedir.
Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisi Nedir?
İş Hukukunda Asıl İşverenin Sorumluluğu
4857 sayılı İş Kanunu’na göre bir işveren, işyerindeki yardımcı işleri veya uzmanlık gerektiren bazı işleri başka bir işverene verebilir. Bu durumda işi alan şirket “alt işveren”, işi veren ise “asıl işveren” olarak kabul edilir.
İş Kanunu kapsamında;
- İşçinin ücret alacakları,
- Fazla mesai ücretleri,
- Hafta tatili alacakları,
- Kıdem ve ihbar tazminatları bakımından asıl işveren ile alt işveren belirli ölçüde birlikte sorumlu tutulabilmektedir. Özellikle kamu ihalelerinde çalışan işçiler açısından bu husus büyük önem taşımaktadır.
Olayın Özeti
Davacı işçi;
- 25.08.2007 tarihinde çalışmaya başladığını,
- TOKİ’nin alt işverenleri yanında çalıştığını,
- İş sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini,
- Fazla çalışma yaptığını,
- Hafta tatillerinde çalıştırıldığını,
- Ücret farklarının ödenmediğini iddia ederek dava açmıştır.
Davacı, alacaklarının hem alt işveren şirketlerden hem de asıl işveren olduğunu ileri sürdüğü TOKİ’den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
TOKİ’nin Savunması Ne Oldu?
İhale Makamı Olduğunu İleri Sürdü
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili savunmasında;
- İşin ihale yoluyla verildiğini,
- Anahtar teslim yöntemi uygulandığını,
- İşçilerin kendi çalışanı olmadığını,
- Bu nedenle husumetin yanlış yöneltildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Bu savunma, uygulamada kamu kurumlarının sıkça ileri sürdüğü klasik savunmalardan biridir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
TOKİ İşçinin Son 3 Aylık Temel Ücretinden Sorumlu Tutuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesine dikkat çekmiştir.
Mahkemeye göre ihale makamı olan TOKİ, işçinin son üç aylık temel ücret alacağından sorumludur.
Kararda özellikle şu husus vurgulanmıştır:
“İhale makamı olan davalı Toplu Konut İdaresinin 4857 Sayılı İş Kanununun 36. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı işçinin son üç aylık temel ücretinden sorumlu olduğu kabul edilmelidir.”
Bu nedenle TOKİ yönünden davanın tamamen reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
İş Kanunu 36. Madde Neden Önemlidir?
Kamu İhalelerinde İşçi Alacaklarının Güvencesi
4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesi;
- Kamu kurumlarının,
- İhale makamlarının,
- Hakediş ödemesi yapan idarelerin işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini denetleme yükümlülüğü bulunduğunu düzenlemektedir. Bu düzenleme sayesinde işçiler, yalnızca taşeron şirkete karşı değil, belirli şartlarda ihale makamına karşı da hak talebinde bulunabilmektedir.
Özellikle;
- TOKİ,
- Belediyeler,
- Otoyol , Köprü, Hızlı Tren İhaleleri
- Üniversiteler,
- Bakanlıklar,
- Kamu hastaneleri gibi kurumların yaptırdığı işlerde çalışan işçiler açısından madde büyük önem taşır.
Yargıtay’ın Bozma Sebepleri
- Hüküm Fıkrasının Açık Kurulmaması
Yargıtay, mahkeme kararında;
- Hangi davalının hangi alacaktan sorumlu olduğunun açık yazılmadığını,
- Tahsilde tekerrüre yol açabilecek şekilde hüküm kurulduğunu belirterek kararı bozmuştur. Mahkemelerin karar verirken her davalının sorumluluğunu açık şekilde göstermesi gerektiği vurgulanmıştır.
- Birleşen Dosya Yönünden Usul Hatası
Kararda ayrıca birleşen davalarda;
- TOKİ’nin taraf olmadığı dosyada sorumlu gösterilmesi,
- Karar başlıklarının hatalı düzenlenmesi de usule aykırı bulunmuştur.
Kararın İşçiler Açısından Önemi
Bu karar özellikle;
- Taşeron işçiler,
- Kamu ihalesi işçileri,
- İnşaat sektöründe çalışan işçiler,
- TOKİ projelerinde çalışan emekçiler açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Karar göstermektedir ki;
- Kamu kurumu doğrudan işveren olmasa bile,
- Bazı işçilik alacaklarından sorumlu tutulabilir,
- İşçi yalnızca taşeron şirkete karşı değil, ihale makamına karşı da dava açabilir.
Yargıtay Kararından Çıkan Hukuki Sonuçlar
İşçiler Açısından
- Ücret alacakları için kamu kurumuna başvuru imkanı doğabilir.
- Özellikle son üç aylık ücret bakımından asıl işveren sorumluluğu gündeme gelebilir.
- İşçilik alacaklarında yalnızca taşeron şirketin ödeme gücüne bağlı kalınmayabilir.
İşverenler Açısından
- Kamu kurumları işçilik denetimlerini dikkatli yapmalıdır.
- Hakediş ödemelerinde işçi ücretleri kontrol edilmelidir.
- Alt işveren ilişkileri usule uygun kurulmalıdır.
Sonuç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, kamu ihalesi kapsamında çalışan işçilerin ücret alacakları bakımından önemli ilkeler ortaya koymaktadır.
Karara göre;
- İhale makamı tamamen sorumsuz değildir,
- İş Kanunu 36. madde kapsamında belirli ücret alacaklarından sorumluluk doğabilir,
- Mahkemeler hüküm kurarken davalıların sorumluluğunu açık şekilde belirtmelidir.
Özellikle TOKİ projelerinde çalışan taşeron işçiler bakımından karar, uygulamada sıkça dayanak gösterilen önemli içtihatlardan biri niteliğindedir.
Sıkça Sorulan Sorular
TOKİ işçi alacaklarından sorumlu olur mu?
Evet. Özellikle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında işçinin son üç aylık temel ücret alacağından sorumluluk gündeme gelebilir.
Taşeron işçi kamu kurumuna dava açabilir mi?
Şartların oluşması halinde evet. Asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa kamu kurumu da davalı gösterilebilir.
Kamu ihalesinde çalışan işçi fazla mesai talep edebilir mi?
Evet. İşçi yaptığı fazla çalışmayı ispatlaması halinde fazla mesai ücretini talep edebilir.
Asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumlu olur mu?
Birçok işçilik alacağında müşterek ve müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir. Ancak sorumluluğun kapsamı somut olaya göre değişebilir.
Bursa İş Hukuku Avukatı İlker Kılıç
T.C.YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2017/20249 K. 2017/7304 T. 25.4.2017
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili ilk olarak Toplu Konut İdaresi ile … İnş. Tic. Ltd. Şti.- … Tur Otel İnş. Tic. A.Ş. iş ortaklığını davalı göstererek, müvekkili davacının 25.8.2007 tarihinde asıl işveren davalı Toplu Konut İdaresinin alt işverenleri olan diğer davalıların yanında çalışmaya başladığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı ile ücret farkı, fazla mesai, ve hafta tatili alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davacı vekili daha sonra aynı mahkemede aynı sebeplerle … İnş. Tic. Ltd.Şti. ve … Tur Otel İnş. Tic. A.Ş.’yi ayrı ayrı davalı göstererek dava açmış ve bu dava,ilk açılan dosya ile mahkemece birleştirilmiştir.
B-) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Toplu Konut İdaresi vekili, husumet itirazında bulunduklarını, işin ihale ile anahtar teslimi suretiyle diğer davalılara verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketler vekili, davanın reddini istemiştir.
C-)Yargılama Süreci ve Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 2011/47012 Esas, 2013/33287 Karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak;
“ 1-Davacı vekili tarafından 19.01.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi verildiği, gerekli ıslah harcının yatırıldığı ve davalılara da ıslah dilekçesinin tebliğ edildiğinin anlaşılmasına rağmen mahkemece davacının ıslah talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
2-)Somut olayda, mahkemece ücret alacağı yönünden son üç aylık ücret ile sınırlı olarak davalı Toplu Konut İdaresinin sorumluluğunun bulunduğu ancak yapım işleri genel şartnamesinin 36. maddesi uyarınca Toplu Konut İdaresi tarafından duyuruların yapıldığı ve başvuru olmadığı gerekçesi ile Toplu Konut İdaresinin sorumluluğu bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İhale makamı olan davalı Toplu Konut İdaresinin 4857 Sayılı İş Kanununun 36. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı işçinin son üç aylık temel ücretinden sorumlu olduğu kabul edilip davacının son üç aylık temel ücretinin talep ile bağlı kalınarak hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı Toplu Konut İdaresi hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak rapor alınmış ve asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D-) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E-) Gerekçe:
Öncelikle birleşen dava dosyası dosya içerisine alınmalıdır.
Birleşen dava dosyası dosya içerisinde yok ise de, dosyada mevcut kararlardan davalı TOKİ’ nin birleşen dosyada davalı olmadığı halde ve birleşen davalar ayrı ayrı karar başlığında gösterilmesi gerekirken gerekçeli kararda bu şekilde gösterilmeyerek davalı Toki’nin birleşen davada sorumluluğuna neden olacak şekilde hüküm kurulması usule aykırıdır.
Kararda infazda tereddüt yaratılmaması için hüküm fıkrasında; “davalıların sorumlulukları açık açık belirtilmesi ve ayrıca tahsilde tekerrüre neden olmayacak” şekilde belirtilmesi gerekirken belirtilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca karar-ilam harcı mahkemece re’ sen gözetilmelidir. Davalı TOKİ’ nin harçtan muaf olmadığı gözetilmeyerek karar-ilam harcından muaf tutulmaması da hatalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
