Popüler Etiketler

Boşanmada Düğün Takıları Kime Ait , Ziynet Alacağı Davası
Boşanma sürecinde en sık uyuşmazlık yaşanan konulardan biri düğünde takılan altınların ve ziynet eşyalarının kime ait olduğudur. Özellikle “düğün takıları kimin?”, “boşanmada altınlar kime kalır?”, “erkeğe takılan altınlar kime ait?” ve “düğünde takılan paralar paylaşılır mı?” soruları uygulamada sıkça gündeme gelmektedir.
Bu konuda Yargıtay’ın uzun yıllar benimsediği yaklaşım önemli ölçüde değişmiştir. Önceki uygulamada, aksine bir anlaşma veya yerel örf ve âdet bulunmadıkça düğünde kime takıldığına bakılmaksızın ziynetlerin kadına ait olduğu kabul edilmekteydi.
Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararıyla bu içtihadını değiştirmiştir. Güncel yaklaşıma göre öncelikle eşler arasındaki anlaşmaya, ardından ispatlanan yerel örf ve âdete bakılmakta; bunlar yoksa ekonomik değer taşıyan düğün takıları kural olarak kime takılmış veya verilmişse o eşe ait kabul edilmektedir.
Bu nedenle 2026 yılı itibarıyla ziynet alacağı davalarında eski “bütün düğün takıları kadına aittir” kabulü üzerinden değerlendirme yapmak doğru değildir.
Düğün Takıları Kime Aittir?
Boşanmada düğün takılarının kime ait olduğu konusunda artık tek başına “takı düğünde takıldı” demek yeterli değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel içtihadına göre sırasıyla şu kriterler dikkate alınmaktadır:
- Taraflar arasında düğün takılarının paylaşımına ilişkin bir anlaşma var mı?
- Anlaşma yoksa tarafların bulunduğu yerde uygulanması gereken ve ispatlanmış bir örf ve âdet var mı?
- Bunlar yoksa takı kime takıldı veya kime verildi?
- Takının kadın veya erkeğe özgü bir ziynet niteliğinde olup olmadığı nedir?
- Takı doğrudan eşlerden birine değil takı sandığı veya torbasına konulmuşsa niteliği nedir?
Yargıtay’ın yeni yaklaşımında temel kural şudur:
Erkeğe takılan ekonomik değerler kural olarak erkeğe, kadına takılan ekonomik değerler ise kural olarak kadına aittir.
Ancak kadın veya erkeğe özgü ziynet eşyalarında ayrıca takının niteliğine bakılır.
Yargıtay Düğün Takıları Konusunda İçtihadını Değiştirdi
Düğün takıları konusunda internette bulunan birçok içerik hâlen eski Yargıtay uygulamasına dayanmaktadır.
Yargıtay’ın önceki yaklaşımına göre, aksine bir anlaşma veya örf ve âdet bulunmadığı sürece düğünde kim tarafından hangi eşe takılırsa takılsın altın, para, döviz ve ziynetlerin tamamının kadına ait olduğu kabul edilmekteydi.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2021 tarihli, 2017/3-1038 E., 2021/458 K. sayılı kararında da eski yaklaşım benimsenmişti.
Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, toplumsal geleneklerin ve düğün uygulamalarının değiştiğini belirterek 2024 yılında içtihat değişikliğine gitmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/5704 E., 2024/2402 K.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararında, önceki içtihat açıkça belirtilmiş ve artık farklı bir değerlendirme yapılacağı ifade edilmiştir.
Yeni içtihada göre:
- Eşler arasında düğün takılarının paylaşımına ilişkin anlaşma varsa öncelikle bu anlaşma uygulanır.
- Anlaşma yoksa yerel örf ve âdet iddia ve ispat edilebilir.
- Anlaşma ve ispatlanmış örf bulunmuyorsa erkeğe ve kadına takılan veya verilen ekonomik değerler kural olarak kendilerine ait olur.
- Karşı cinse özgü bir ziynet varsa takının özgü olduğu eşe ait olduğu kabul edilir.
- Takının hangi cinse özgü olduğu konusunda uyuşmazlık varsa bilirkişi incelemesi yapılabilir.
- Her iki cins tarafından kullanılabilen bir takıysa takının verildiği veya takıldığı eş esas alınır.
- Takı sandığına veya torbasına konulan ve her iki cinse özgü ekonomik değerler ise ortak kabul edilebilir.
Bu karar, boşanmada düğün takıları kime ait sorusunun cevabını önemli ölçüde değiştirmiştir.
Erkeğe Takılan Altınlar Kime Aittir?
Günümüzde en fazla aranan konulardan biri “erkek tarafına takılan altınlar” veya “damada takılan altınlar kime ait?” sorusudur.
Eski Yargıtay uygulaması nedeniyle erkeğe takılan çeyrek, yarım veya tam altınların da doğrudan kadına ait olduğu yönünde yaygın bir kanaat bulunmaktadır.
Ancak güncel Yargıtay uygulamasında bu yaklaşım değişmiştir.
Kural olarak:
Erkeğe takılan çeyrek altın, yarım altın, tam altın, para veya her iki cinse de özgü ekonomik değer taşıyan diğer takılar erkeğe aittir.
Bunun en açık örneklerinden biri Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24.12.2024 tarihli, 2024/5797 E., 2024/10388 K. sayılı kararıdır.
Somut olayda bilirkişi incelemesi sonucunda düğünde kadına 12 çeyrek altın, erkeğe ise 10 çeyrek altın takıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay, erkeğe takılan 10 çeyrek altının erkeğe ait olduğuna karar vererek bütün çeyrek altınların kadına ait kabul edilmesini hatalı bulmuştur.
Dolayısıyla “düğünde erkeğe takılan bütün altınlar kadına aittir” şeklindeki genelleme güncel Yargıtay içtihadı karşısında doğru değildir.
Kadına Takılan Altınlar Kime Aittir?
Kadına doğrudan takılan bilezik, kolye, küpe, gerdanlık ve benzeri kadına özgü ziynet eşyaları kural olarak kadına aittir.
Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesi kapsamında eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar ile karşılıksız kazanma yoluyla edinilen malvarlığı değerleri kişisel mal niteliğindedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kişisel kullanıma yönelik mücevher, saat ve takıların ilgili eşin kişisel malı olduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle özellikle:
- bilezik,
- gerdanlık,
- kolye,
- kadın takı seti,
- küpe,
- kadın bilekliği
gibi niteliği itibarıyla kadına özgü ziynetler bakımından kadının mülkiyet hakkı gündeme gelecektir.
Düğünde Takılan Çeyrek Altınlar Kimin?
Çeyrek altın, yarım altın ve tam altın gibi takılar bakımından mesele biraz farklıdır. Bunlar çoğu durumda yalnızca kadın veya yalnızca erkek tarafından kullanılabilecek nitelikte ziynetler değildir.
Bu nedenle güncel Yargıtay yaklaşımında altının kime takıldığı veya verildiği önem kazanmaktadır.
Örneğin düğün videosunda:
- kadına 20 çeyrek altın,
- erkeğe 15 çeyrek altın
takıldığı tespit edilmişse, aksine bir anlaşma veya ispatlanan yerel örf bulunmadığı sürece kural olarak kadına takılanlar kadına, erkeğe takılanlar erkeğe ait kabul edilecektir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/10388 sayılı kararı bu konuda son derece açıktır.
Takı Sandığına veya Takı Torbasına Atılan Altınlar Kime Aittir?
Bazı düğünlerde altınlar doğrudan gelin veya damada takılmak yerine bir takı sandığına, keseye veya torbaya bırakılmaktadır.
Yargıtay’ın yeni içtihadı bu ihtimali de ayrıca düzenlemektedir.
Takı sandığına konulan eşya yalnızca kadın veya erkeğe özgü ise o cinse verilmiş kabul edilebilir.
Ancak ekonomik değer taşıyan eşya her iki cinse de özgü nitelikteyse, Yargıtay bunun ortak kabul edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Bu nedenle düğün videosunun yalnızca hangi takıların bulunduğunu değil, takının kime verildiğini veya sandığa mı bırakıldığını gösterecek şekilde incelenmesi önem taşır.
Ziynet Alacağı Davası Nedir?
Ziynet alacağı davası, eşlerden birine ait düğün takılarının diğer eş veya onun ailesi tarafından alınması, bozdurulması, satılması ya da iade edilmemesi hâlinde açılan davadır.
Talep genellikle:
“Ziynet eşyalarının aynen iadesi, aynen iadesinin mümkün olmaması hâlinde bedelinin tahsili”
şeklinde kurulmaktadır.
Ziynet alacağı, boşanmanın zorunlu bir sonucu veya fer’î niteliğinde değildir. Bağımsız bir malvarlığı talebidir.
Bu nedenle boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı bir ziynet alacağı davası da açılabilir.
Ziynet Eşyaları Boşanma Davasında İstenebilir mi?
Ziynet eşyaları boşanma davasıyla birlikte talep edilebilir.
Ancak ziynet alacağı boşanmanın fer’î niteliğinde olmadığından bağımsız bir alacak talebi olarak değerlendirilir. Nitekim Yargıtay kararlarında da ziynet alacağı için ayrıca değerlendirme ve vekâlet ücreti yapılabildiği görülmektedir.
Ziynet talebinin:
- boşanma dava dilekçesinde,
- karşı dava içerisinde,
- boşanma devam ederken ayrı bir davayla,
- boşanma sonrasında ayrı bir ziynet alacağı davasıyla
ileri sürülmesi mümkündür.
Her somut olayda usul, harç, görev ve talep sonucunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ziynet Alacağı Davasında İspat Nasıl Yapılır?
Ziynet davalarının en önemli bölümü ispattır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca kural olarak iddia ettiği vakıadan kendi lehine sonuç çıkartan taraf bu vakıayı ispat etmek zorundadır.
Yargıtay da ziynet davalarında dava konusu altınların varlığının ve karşı tarafta kaldığının ispatlanması gerektiğini kabul etmektedir.
Ziynet Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Uygulamada özellikle şu deliller önemlidir:
- düğün video kayıtları,
- düğün fotoğrafları,
- takı töreni görüntüleri,
- tanık anlatımları,
- WhatsApp mesajları,
- SMS ve diğer yazışmalar,
- kuyumcu kayıtları ve faturalar,
- banka hesap hareketleri,
- altınların bozdurulduğuna ilişkin kayıtlar,
- araç veya taşınmaz alımına ilişkin ödeme belgeleri,
- bilirkişi incelemesi.
Özellikle düğün videosu, hangi altının kime takıldığının belirlenmesi bakımından güncel Yargıtay içtihadı sonrasında çok daha önemli hâle gelmiştir.
WhatsApp Mesajları Ziynet Alacağını İspatlayabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar somut olaya göre önemli delil oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararında, kadın eşin erkeğe altınlarını getirmesini söylediği mesajlara erkeğin verdiği cevap dikkate alınmıştır.
Yargıtay, mesajların içeriği nedeniyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini; erkeğin ziynetleri kadına teslim ettiğini ispatlayamadığını belirterek ziynet talebinin reddini hatalı bulmuştur.
Bu nedenle WhatsApp yazışmaları, özellikle karşı tarafın altınları aldığını veya geri vereceğini kabul ettiği olaylarda ziynet alacağı bakımından güçlü delillerden biri olabilir.
Ziynet Eşyaları Bozdurulduysa Geri İstenebilir mi?
Ziynet eşyalarının satılmış veya bozdurulmuş olması talep hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örneğin eşe ait bileziklerin:
- araç almak,
- borç ödemek,
- beyaz eşya almak,
- düğün borçlarını kapatmak,
- ev masraflarını karşılamak
amacıyla bozdurulmuş olması mümkündür.
Burada belirleyici konu, ziynet sahibinin bunları geri istememek üzere verip vermediğidir.
Sadece eşin altınların kullanılmasına veya bozdurulmasına rıza göstermiş olması her durumda ziynet alacağından vazgeçtiği anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24.12.2024 tarihli kararında da bileziklerin erkek tarafından alındığı, ancak kadına geri verildiğinin veya kadının bunları iade talebi olmaksızın bağışladığının ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 2026: “Kendi İsteğiyle Verdi” Savunması Tek Başına Yeterli Değil
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.02.2026 tarihli, 2025/7140 E., 2026/1076 K. sayılı kararı bu konuda ayrıca önemlidir.
Somut olayda bileziklerin araç alımında kullanıldığı ileri sürülmüş, kadın eşin bunları kendi isteğiyle verdiği savunulmuştur.
Yargıtay, erkeğin ziynetlerin iade edilmemek üzere verildiğini ispatlaması gerektiğini, bunun ispatlanamadığı durumda ziynet alacağına hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Dolayısıyla:
“Altınları eşim kendi rızasıyla verdi” savunması ile “altınları geri istememek üzere bağışladı” savunması aynı şey değildir.
Bu ayrım ziynet davalarında son derece önemlidir.
Eşin Annesinin Aldığı Düğün Takılarından Koca Sorumlu Olur mu?
Uygulamada düğün gecesi altınların “güvenli yerde saklanması” gerekçesiyle kayınvalide veya başka bir aile büyüğü tarafından alınması sık karşılaşılan bir durumdur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.11.2025 tarihli, 2025/2881 E., 2025/9586 K. sayılı kararında, altınların erkeğin annesi tarafından alınmasının tek başına erkek eş yönünden davanın husumet nedeniyle reddedilmesini gerektirmediği kabul edilmiştir.
Yargıtay, somut olayın özellikleri ve tarafların ilişkileri değerlendirilerek erkeğin de sorumluluğunun bulunabileceğini belirtmiştir.
Bu nedenle “altınları ben değil annem aldı” şeklindeki savunma her olayda ziynet alacağı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Evden Ayrılan Kadın Ziynetlerini Yanında Götürmüş Sayılır mı?
Ziynet eşyaları kolaylıkla taşınabilen eşyalardır. Bu nedenle Yargıtay uygulamasında ziynetlerin normal şartlarda sahibinin üzerinde veya onun erişebileceği yerde bulunması hayatın olağan akışına uygun kabul edilmektedir.
Ancak bu bir kesin karine değildir.
Kadının:
- evden kovulması,
- ani şekilde evi terk etmek zorunda kalması,
- şiddet nedeniyle evden ayrılması,
- yanında kişisel eşyalarını dahi alamaması
gibi durumlar ispat değerlendirmesini değiştirebilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.10.2025 tarihli, 2024/5351 E., 2025/8696 K. sayılı kararında, kadının müşterek konuttan pijama ve terlikle ayrıldığına ilişkin tanık anlatımları ile diğer deliller birlikte değerlendirilmiş ve ziynetlerin erkekte kaldığının ispatlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dolayısıyla ziynet alacağı davalarında ispat değerlendirmesi tamamen somut olayın koşullarına göre yapılmalıdır.
Ziynet Alacağı Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Ziynet eşyasının aynen mevcut olduğu tespit edilebiliyorsa mülkiyet hakkına dayanan aynen iade talebi bakımından zamanaşımı farklı değerlendirilir.
Ziynetlerin mevcut olmadığı ve bedelinin talep edildiği durumlarda ise Yargıtay uygulamasında Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/2972 E., 2022/4456 K. sayılı kararında, ziynetlerin mevcut olması hâlinde aynen iade talebinde zamanaşımının söz konusu olmayacağı; ziynetlerin mevcut olmaması hâlinde bedel talebi yönünden 10 yıllık zamanaşımının ve eşler arasındaki zamanaşımının durmasına ilişkin TBK m.153 düzenlemesinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle “ziynet davasında her durumda boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl vardır” şeklindeki genel bir ifade kullanmak doğru değildir.
Ziynet Alacağı ile Mal Paylaşımı Aynı Şey midir?
Ziynet alacağı davası ile boşanmada mal paylaşımı farklı hukuki taleplerdir.
Mal paylaşımı davasında edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında eşlerin evlilik içerisinde edindikleri malvarlığı değerleri incelenir.
Ziynet davasında ise öncelikle düğünde verilen veya evlilik içerisinde edinilen belirli takıların mülkiyetinin kime ait olduğu ve bu ziynetlerin iade edilip edilmediği araştırılır.
Bu nedenle ziynet eşyası:
- katılma alacağı,
- değer artış payı,
- artık değer
hesaplarından ayrı şekilde ele alınabilir.
Ziynet Alacağı Davasında Sık Yapılan Hatalar
Ziynet davalarında özellikle şu hatalar hak kaybına neden olabilir:
- “Bütün düğün takıları kadına aittir” şeklindeki eski Yargıtay içtihadına göre dava kurulması,
- erkeğe takılan altınların ayrıca değerlendirilmemesi,
- düğün videosunun dosyaya sunulmaması,
- ziynetlerin cins, gram ve adetlerinin belirtilmemesi,
- hangi takının kime takıldığının belirlenmemesi,
- yerel örf ve âdet iddiasının somutlaştırılmaması,
- ziynetlerin kim tarafından ve ne şekilde alındığının açıklanmaması,
- aynen iade ve bedel talebinin doğru kurulmaması,
- WhatsApp mesajları ve banka kayıtlarının değerlendirilmemesi,
- zamanaşımı konusunda aynen iade ile bedel talebinin birbirine karıştırılması.
Özellikle 2024 sonrasında açılan veya devam eden davalarda Yargıtay’ın yeni düğün takıları içtihadının dikkate alınması gerekir.
Boşanmada Altınlar Kime Kalır? Kısa Cevap
2026 yılı itibarıyla Yargıtay uygulamasına göre düğün altınları konusunda temel yaklaşım şöyledir:
Anlaşma varsa anlaşma uygulanır.
Anlaşma yoksa ispatlanan yerel örf ve âdete bakılır.
Bunlar da yoksa:
- kadına takılan ekonomik değerler kural olarak kadına,
- erkeğe takılan ekonomik değerler kural olarak erkeğe,
- yalnızca kadına özgü ziynetler kadına,
- yalnızca erkeğe özgü ziynetler erkeğe,
- takı sandığına bırakılan ve her iki cinse özgü ekonomik değerler ise koşullarına göre ortak
kabul edilebilir.
Dolayısıyla “boşanmada bütün düğün altınları kadına kalır” şeklindeki eski yaklaşım güncel Yargıtay uygulamasını tam olarak yansıtmamaktadır.
Bursa Ziynet Avukatı ve Ziynet Alacağı Davası
Ziynet alacağı davalarında düğün görüntülerinin incelenmesi, altınların kime takıldığının belirlenmesi, bilirkişi incelemesi, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları ve banka hareketleri davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle Yargıtay’ın 2024 yılında değiştirdiği düğün takıları içtihadı nedeniyle, ziynet taleplerinin eski uygulama yerine güncel kararlar dikkate alınarak hazırlanması önem taşımaktadır.
Bursa ziynet avukatı, Bursa boşanma avukatı veya ziynet alacağı davası hakkında hukuki destek arayan kişiler bakımından her dosyanın düğün görüntüleri, takı listesi, tarafların beyanları ve ziynetlerin sonradan nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirilmelidir.
Av. İlker Kılıç
Bursa Barosu
