Popüler Etiketler

Boşanmada Telefon Kayıtları ve HTS Kayıtları İstenebilir mi, Telefon Konuşmaları ve WhatsApp Kayıtları
Boşanma davalarında eşler arasındaki en önemli uyuşmazlıklardan biri, aldatma, sadakatsizlik veya güven sarsıcı davranışların nasıl ispatlanacağıdır. Özellikle eşlerden birinin başka bir kişiyle sürekli telefonla görüşmesi, gece saatlerinde yapılan aramalar, WhatsApp yazışmaları veya aynı kişiyle yoğun iletişim kurulması hâlinde telefon kayıtlarının mahkemeden istenip istenemeyeceği sıkça merak edilmektedir.
“Boşanmada telefon kayıtları çıkar mı?”, “HTS kayıtları mahkemeden istenebilir mi?”, “Telefon konuşmasının içeriği dinlenebilir mi?”, “WhatsApp mesajlarını mahkeme bulabilir mi?” ve “HTS kayıtlarından aldatma anlaşılır mı?” soruları bu nedenle boşanma davalarında oldukça önemlidir.
Kısa cevap şudur:
Boşanma davasında belirli şartlarla telefon ve HTS kayıtlarının celbi talep edilebilir. Ancak HTS kaydı, telefon konuşmasının ses içeriğini veya WhatsApp mesajlarının metnini göstermez. HTS esas olarak iletişim trafiğine ilişkin veriler içerir.
Bu nedenle telefon kayıtlarının neyi gösterebildiği ve neyi gösteremediği birbirinden ayrılmalıdır.
HTS Kaydı Nedir?
HTS, uygulamada telefonların belirli dönemlerde gerçekleştirdiği iletişim trafiğine ilişkin kayıtlar için kullanılan bir kavramdır.
HTS veya GSM trafik kayıtlarında olayın niteliğine ve operatör tarafından sağlanan veri kapsamına göre;
- arayan numara,
- aranan numara,
- arama tarihi,
- arama saati,
- görüşme süresi,
- SMS trafiğine ilişkin tarih ve numara bilgileri,
- bazı durumlarda iletişimin gerçekleştiği baz istasyonuna ilişkin veriler
görülebilir.
Ancak önemli bir ayrım bulunmaktadır:
HTS Kaydında Telefon Konuşmasının İçeriği Bulunur mu?
HTS kaydı, iki kişinin telefonda ne konuştuğunu göstermez.
Örneğin bir HTS kaydında;
“0532 XXX XX XX numarası ile 14 Ağustos 2026 tarihinde saat 23.48’de 17 dakika görüşme yapılmıştır.”
şeklinde bir trafik bilgisi bulunabilir.
Ancak tarafların bu 17 dakika içerisinde ne konuştuklarının geriye dönük olarak HTS kaydından çıkarılması mümkün değildir.
Dolayısıyla boşanma davasında mahkemeden telefon kayıtlarının istenmesi, geçmiş telefon görüşmelerinin ses kayıtlarının mahkemeye gönderileceği anlamına gelmez.
Boşanma Davasında Telefon Kayıtları İstenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olması, telefon kayıtlarına usulüne uygun şekilde delil olarak dayanılması ve talebin somutlaştırılması hâlinde aile mahkemesinden telefon veya HTS kayıtlarının ilgili GSM operatöründen celbi talep edilebilir.
Burada özellikle delilin zamanında gösterilmiş olması önemlidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.02.2024 tarihli, 2023/4201 E., 2024/594 K. sayılı kararında, eşinin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu ileri süren tarafın HTS kayıtlarına delil olarak dayandığı olayda, telefon kayıtları getirtilmeden hüküm kurulması eksik inceleme olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay, HTS kayıtlarının getirtilerek tarafların açıklamalarının alınması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8100 E., 2023/5339 K. sayılı kararına konu olayda da eşinin başka kişilerle telefon görüşmeleri yaptığı iddiasıyla HTS kayıtlarına dayanılmış; ilgili kayıtların getirtilmeden karar verilmesi eksik inceleme kapsamında değerlendirilmiştir.
Bu kararlar bakımından önemli olan nokta şudur:
Boşanma davasında telefon kayıtları kategorik olarak kullanılamaz bir delil değildir. Somut olayla bağlantılı ve usulüne uygun biçimde dayanılmış HTS kayıtlarının toplanması gerekebilir.
Mahkemeden HTS Kaydı Nasıl İstenir?
Boşanma davasında yalnızca;
“Eşimin bütün telefon kayıtlarının araştırılmasını istiyorum.”
şeklinde genel ve sınırsız bir talepte bulunmak yerine, talebin uyuşmazlık konusu vakıayla ilişkilendirilmesi daha doğru olacaktır.
Örneğin;
eşin belirli bir kişiyle evlilik devam ederken yoğun iletişim kurduğu, bu kişinin telefon numarasının bilindiği ve bu iletişimin sadakat yükümlülüğünün ihlalini ortaya koyabileceği ileri sürülüyorsa ilgili tarih aralığı ve telefon numaralarının belirtilmesi önem taşır.
Delil talebi hazırlanırken;
Hangi Telefon Numarasının Kullanıldığı
Öncelikle eşin kullandığı telefon numarası açıkça belirtilmelidir.
Telefon hattının doğrudan eş adına kayıtlı olmaması her durumda talebin reddedilmesini gerektirmeyebilir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/307 E., 2022/2123 K. sayılı kararında, kullanılan numaraların taraf adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle iletişim kayıtlarının getirtilmesi talebinin reddedilmesi doğru bulunmamış; kayıtların getirtilmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Hangi Dönemin Araştırılacağı
Telefon kayıtları bakımından mümkün olduğunca somut bir dönem gösterilmelidir.
Örneğin;
“1 Ocak 2026 ile 1 Haziran 2026 tarihleri arasında…”
şeklinde belirli bir dönem gösterilmesi, sınırsız ve belirsiz bir araştırma talebine göre daha sağlıklı olacaktır.
Hangi Vakıanın İspatlanmak İstendiği
HTS talebinin hangi iddiayı ispatlamak amacıyla ileri sürüldüğü de açıklanmalıdır.
Örneğin;
- sadakat yükümlülüğünün ihlali,
- başka bir kişiyle olağan dışı yoğunlukta iletişim,
- güven sarsıcı davranış,
- belirli tarihlerde tarafın bulunduğu yere ilişkin iddianın doğrulanması
gibi somut vakıalar gösterilebilir.
HTS Kayıtlarından Aldatma Anlaşılır mı?
Boşanma davalarında en çok sorulan sorulardan biri budur.
HTS kayıtları aldatmayı veya zinayı tek başına ve otomatik olarak ispatlamaz.
Örneğin bir eşin başka bir kişiyle yüzlerce kez telefon görüşmesi yapmış olması önemli bir delil olabilir. Ancak yalnızca telefon görüşmesinin yapılmış olması, tarafların mutlaka cinsel birliktelik yaşadığını göstermez.
Burada özellikle iki kavram birbirinden ayrılmalıdır:
Zina Nedeniyle Boşanma
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina, özel boşanma nedenidir.
Zinadan söz edilebilmesi bakımından eşin üçüncü bir kişiyle cinsel ilişkisinin bulunması gerekir.
Dolayısıyla;
- çok sayıda telefon görüşmesi,
- gece geç saatlerde konuşma,
- WhatsApp mesajlaşması,
- sık sık görüşme
tek başına doğrudan zina sonucuna ulaşılması için her zaman yeterli değildir.
Nitekim Yargıtay’ın 2024 tarihli bir kararına konu olayda başka erkeklerle “sevgili gibi” mesajlaşma ve konuşmalar güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilmiş; ancak cinsel ilişkinin ispatlanamaması nedeniyle zina sebebine dayalı istem bakımından farklı değerlendirme yapılmıştır.
Başka bir Yargıtay kararına konu olayda da kadının başka bir erkekle mutat olmayan saatlerde çok sayıda ve uzun süreli telefon görüşmesi yapması, seyahatler ve diğer deliller birlikte sadakat yükümlülüğünün ihlali kapsamında değerlendirilmiş; buna karşılık zina fiilinin ayrıca kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle “HTS kaydı varsa zina kesinleşir” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Güven Sarsıcı Davranış ve Sadakat Yükümlülüğünün İhlali
Telefon kayıtları çoğu olayda zina iddiasından ziyade sadakat yükümlülüğünün ihlali veya güven sarsıcı davranışın ispatında önem taşır.
Örneğin eşin;
- aynı kişiyle aylar boyunca her gün görüşmesi,
- gece 02.00–03.00 saatlerinde düzenli görüşmeler yapması,
- günlük çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirmesi,
- görüşmelerin olağan arkadaşlık veya iş ilişkisiyle açıklanamayacak yoğunluğa ulaşması
diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Ancak mahkeme yalnızca HTS tablosuna bakarak karar vermez.
Telefon kayıtları;
WhatsApp mesajları + tanık anlatımları + sosyal medya kayıtları + fotoğraflar + otel kayıtları + seyahat kayıtları + diğer dijital deliller
ile birlikte değerlendirildiğinde çok daha güçlü bir delil zinciri oluşturabilir.
Baz İstasyonu Kayıtları Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?
HTS kayıtlarıyla bağlantılı olarak en çok merak edilen diğer konu baz istasyonu bilgileridir.
Telefonun bağlantı kurduğu baz istasyonu verileri bazı olaylarda kişinin belirli bir tarih ve saatte yaklaşık olarak hangi bölgede bulunduğunun değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Ancak baz istasyonu kaydı GPS konumu değildir.
Bu nedenle;
“HTS kaydı kişinin hangi otel odasında olduğunu kesin olarak gösterir.”
şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
Baz istasyonu verileri ancak kapsama alanı ve teknik özellikler dikkate alınarak yaklaşık bir bölge bakımından değerlendirme sağlayabilir.
Örneğin eşlerin farklı şehirlerde olduğunu ileri sürdüğü bir olayda, taraflardan birinin telefonunun belirli tarihte başka şehirde baz vermesi başka delillerle birlikte önem kazanabilir.
Telefon Konuşmasının Ses Kaydı Mahkemeden İstenebilir mi?
Boşanma davalarında sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biri, mahkemenin GSM operatörüne yazı yazarak geçmiş telefon görüşmelerinin ses kayıtlarını çıkarabileceği düşüncesidir.
Normal telefon görüşmelerinin içeriği HTS kayıtlarında bulunmaz.
Dolayısıyla;
“Eşim kiminle ne konuşmuş, operatörden ses kaydını isteyelim.”
şeklinde bir yöntem boşanma davasında uygulanabilecek olağan bir delil toplama yöntemi değildir.
Haberleşmenin içeriği Anayasa’nın özel hayat ve haberleşme özgürlüğüne ilişkin güvenceleri kapsamında da korunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, telefon ve diğer haberleşme içeriklerinin gizliliğinin Anayasa’nın 20. ve 22. maddeleri kapsamında korunması gerektiğini birçok kararında vurgulamaktadır.
Bu konu, kişinin kendi imkânlarıyla aldığı bir ses kaydının boşanma davasında delil olup olmayacağı meselesinden farklıdır.
Ses kayıtlarının hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
WhatsApp Mesajları Mahkeme Tarafından Bulunabilir mi?
“Mahkeme WhatsApp’a yazı yazıp geçmiş bütün mesajları çıkarabilir mi?” sorusunun cevabı kural olarak hayırdır.
WhatsApp kişisel mesaj ve aramalarının uçtan uca şifreli olduğunu açıklamaktadır. WhatsApp’ın resmî açıklamasına göre kişisel mesajların içeriğini üçüncü kişiler ve WhatsApp’ın kendisi okuyamaz; teslim edilen mesajlar da olağan hizmet işleyişinde sunucularda tutulmaz.
Bu nedenle GSM operatöründen HTS kayıtlarının istenmesiyle WhatsApp mesaj içeriklerinin istenmesi aynı şey değildir.
GSM Operatörü WhatsApp Mesajlarını Görebilir mi?
Telefonun internet kullanmış olması GSM operatörü tarafından belirli teknik verilerle kayıt altına alınabilir. Ancak GSM operatörü WhatsApp üzerinden gönderilen;
“Bu akşam buluşalım.”
şeklindeki mesajın içeriğini HTS kaydı üzerinden göremez.
WhatsApp Yazışmaları Nasıl Delil Olabilir?
WhatsApp yazışmaları başka yollarla dava dosyasına girebilir.
Örneğin;
- tarafın kendi telefonundaki yazışmalar,
- karşı tarafın kendisine gönderdiği mesajlar,
- ekran görüntüleri,
- telefon üzerinde yapılabilecek teknik inceleme,
- hukuka uygun biçimde elde edilmiş dijital kayıtlar,
- mevcut ve erişilebilir yedekler
somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Ancak delilin nasıl elde edildiği son derece önemlidir.
Eşin Telefonuna Gizlice Casus Program Yüklemek Delil İçin Kullanılabilir mi?
Bu yöntem ciddi hukuki risk taşımaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2. maddesi uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Ayrıca kişinin telefonuna casus yazılım yüklenmesi;
- özel hayatın gizliliği,
- haberleşmenin gizliliği,
- kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi
bakımından ceza hukuku ve kişisel verilerin korunması yönünden de sorunlara neden olabilir.
Anayasa Mahkemesinin B.Y., B. No: 2018/30296, 07.09.2021 tarihli kararına konu olayda, eşin telefonuna casus yazılım yüklenerek elde edilen kişisel verilerin boşanma davasında kullanılması incelenmiş ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı yönünden ihlal kararı verilmiştir.
Bu nedenle boşanma davasında delil elde etmek amacıyla eşin telefonuna gizli takip veya casus yazılım yüklenmesi son derece sakıncalıdır.
Eşimin Telefonunu Gizlice İnceleyebilir miyim?
Boşanma davalarında delilin içeriği kadar elde edilme yöntemi de önemlidir.
Bir kişinin;
- eşinin telefonunun şifresini kırması,
- gizlice casus program yüklemesi,
- sosyal medya veya e-posta hesabının şifresini ele geçirmesi,
- üçüncü kişiler arasındaki özel yazışmaları sistematik biçimde ele geçirmesi
hukuka aykırı delil tartışmasına ve ayrıca ceza sorumluluğuna yol açabilir.
Bu nedenle “delil bulacağım” düşüncesiyle hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır.
HTS Kayıtları Kaç Yıl Geriye Dönük İstenebilir?
Bu konuda internette “kesin olarak 5 yıl”, “10 yıl” veya “her zaman iki yıl” şeklinde verilen cevaplara temkinli yaklaşılmalıdır.
Kayıtların fiilen temin edilip edilemeyeceği;
- veri türüne,
- GSM operatörünün saklama yükümlülüğüne,
- talep tarihine,
- istenilen döneme,
- ilgili teknik ve hukuki düzenlemelere
göre değişebilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8100 E., 2023/5339 K. sayılı kararına konu olayda mahkeme tarafından geçmiş döneme ilişkin HTS kayıtları istenmiş; ancak operatör cevapları nedeniyle eski tarihli verilerin temin edilemediği görülmüştür.
Bu nedenle telefon kayıtlarına dayanılacaksa delilin davanın mümkün olduğunca erken aşamasında ve somut tarih aralığı belirtilerek talep edilmesi önemlidir.
HTS Kaydı Tek Başına Boşanma İçin Yeterli midir?
Her olay bakımından yeterli olduğu söylenemez.
Örneğin eşin aynı işyerinde çalıştığı bir kişiyle günde çok sayıda telefon görüşmesi yapması iş ilişkisi nedeniyle olağan olabilir.
Buna karşılık;
gece saatlerinde yüzlerce görüşme yapılması, görüşülen kişiyle birlikte seyahat edildiğinin ortaya çıkması, otel kayıtlarının bulunması, WhatsApp mesajlarının romantik içerik taşıması ve tanıkların da taraflar arasındaki ilişkiyi doğrulaması durumunda ortaya çıkan delil tablosu tamamen farklı olacaktır.
Aile mahkemesi delilleri bir bütün hâlinde değerlendirir.
Boşanma Davasında HTS Kayıtları Kusur Oranını Etkiler mi?
Telefon kayıtlarının sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğini veya güven sarsıcı davranış bulunduğunu ortaya koyması hâlinde bu durum boşanmaya neden olan olaylardaki kusur değerlendirmesinde etkili olabilir.
Kusur oranı ise;
- maddi tazminat,
- manevi tazminat,
- yoksulluk nafakası
gibi talepler açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle HTS kayıtlarının yalnızca “aldatmayı ispatlamak” bakımından değil, boşanmadaki kusur durumunun belirlenmesi bakımından da önemi bulunmaktadır.
Telefon Kayıtları Velayet Davasında Kullanılabilir mi?
Telefon kayıtları doğrudan velayetin kime verileceğini belirleyen bir delil değildir.
Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Ancak telefon kayıtlarının;
- çocuğun ihmal edildiğini,
- ebeveynin çocuğu uzun süre yalnız bıraktığını,
- çocuğun güvenliğini etkileyen davranışlarda bulunduğunu
gösteren başka delillerle bağlantılı olması hâlinde dosyanın bütünü içinde değerlendirilmesi mümkündür.
Eşin sadakatsiz olması tek başına otomatik olarak velayeti kaybetmesi anlamına gelmez.
Boşanma Davasında Telefon Kayıtlarına Ne Zaman Dayanılmalıdır?
Boşanma davalarında delillerin süresinde bildirilmesi son derece önemlidir.
Telefon ve HTS kayıtlarının sonradan akla gelen sınırsız bir araştırma aracı gibi görülmemesi gerekir.
Dava veya cevap dilekçesinde;
- hangi vakıaya dayanıldığı,
- hangi numaraların inceleneceği,
- hangi dönemin araştırılacağı,
- HTS kayıtlarının hangi iddiayı ispatlayacağı
mümkün olduğunca açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Yargıtay’ın güncel kararlarında da telefon kayıtlarının süresinde delil olarak gösterilmiş olması önem taşımaktadır.
Boşanmada Telefon ve HTS Kayıtları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Eşimin Kiminle Konuştuğu HTS Kaydından Çıkar mı?
Telefon numarası ve görüşme trafiği mevcutsa aranan veya arayan numaralar belirli ölçüde görülebilir.
Ancak kimin ne konuştuğu HTS’den çıkmaz.
Telefon Konuşmasının İçeriği Geriye Dönük Çıkar mı?
Kural olarak hayır. Normal GSM görüşmesinin ses içeriği HTS kaydının parçası değildir.
WhatsApp Konuşmaları HTS’de Görünür mü?
Hayır.
HTS kaydı WhatsApp mesajının metnini veya WhatsApp aramasının konuşma içeriğini göstermez.
WhatsApp Mesajlarını Mahkeme Meta’dan İsteyebilir mi?
Kişisel WhatsApp mesajlarının uçtan uca şifrelenmiş olması ve teslim edilen mesajların olağan işleyişte WhatsApp sunucularında saklanmaması nedeniyle geçmiş sohbet içeriğinin sıradan bir müzekkereyle elde edilmesi şeklinde bir sistem bulunmamaktadır.
HTS Kaydı Aldatmayı Kesin İspatlar mı?
Ancak görüşmelerin sıklığı, zamanı ve süresi; mesajlar, tanıklar, otel kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sadakat yükümlülüğünün ihlali bakımından önemli olabilir.
Gece Saatlerinde Sürekli Aynı Kişiyi Aramak Delil Olur mu?
Tek başına kesin zina delili değildir. Ancak olağan dışı saatlerde, uzun süreli ve çok sayıdaki görüşmeler diğer delillerle birlikte güven sarsıcı davranış veya sadakat yükümlülüğünün ihlali bakımından değerlendirilebilir.
Telefon Hattı Eşimin Üzerine Değilse Kayıt İstenebilir mi?
Telefon numarasının eş adına kayıtlı olmaması tek başına her durumda engel değildir. Numaranın fiilen eş tarafından kullanıldığı ileri sürülüyor ve bu husus somutlaştırılabiliyorsa mahkemenin delil talebini değerlendirmesi gerekir.
Bursa Boşanma Avukatı ve HTS Kayıtlarının Değerlendirilmesi
Boşanma davalarında telefon ve HTS kayıtlarının kullanılması yalnızca GSM operatörüne müzekkere yazılmasından ibaret değildir.
Özellikle;
- hangi dönemin isteneceği,
- hangi telefon numaralarının araştırılacağı,
- delilin hangi vakıayla ilişkilendirileceği,
- HTS kaydının zina mı yoksa güven sarsıcı davranış mı bakımından kullanılacağı,
- diğer delillerle nasıl destekleneceği
davanın sonucunu etkileyebilir.
Bursa boşanma avukatı aracılığıyla yürütülen bir boşanma davasında da telefon kayıtlarının davanın başında doğru şekilde belirlenmesi ve süresinde delil olarak ileri sürülmesi önem taşımaktadır.
Özellikle aldatma ve sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasına dayanan boşanma davalarında yalnızca HTS kaydına odaklanmak yerine WhatsApp mesajları, sosyal medya kayıtları, otel kayıtları, tanık anlatımları, fotoğraf ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç: Boşanmada Telefon ve HTS Kayıtları Delil Olabilir mi?
Boşanma davalarında telefon ve HTS kayıtları belirli şartlarla önemli bir delil olabilir.
Ancak üç temel ayrım unutulmamalıdır:
HTS kaydı iletişimin içeriğini değil, iletişim trafiğini gösterir.
Yoğun telefon görüşmesi tek başına zina anlamına gelmez; ancak sadakat yükümlülüğünün ihlali veya güven sarsıcı davranış bakımından önemli olabilir.
Telefon veya dijital kayıtların hukuka aykırı yollarla elde edilmesi, delilin kullanılamamasına ve ayrıca hukuki veya cezai sorumluluk doğmasına neden olabilir.
Bu nedenle boşanma davasında “eşimin bütün telefon kayıtlarını çıkaralım” yaklaşımı yerine, iddia edilen olayın, telefon numarasının, tarih aralığının ve ispatlanmak istenen vakıanın doğru biçimde belirlenmesi gerekir.
Boşanmada Deliller Rehberi
Bu konuyla birlikte aşağıdaki içeriklerin de incelenmesi faydalı olacaktır:
Boşanmada WhatsApp Mesajları Delil Olur mu?
WhatsApp yazışmalarının delil değeri, ekran görüntüleri ve hukuka aykırı elde edilen mesajlar.
Boşanmada Ses Kaydı Delil Olur mu?
Gizlice alınan ses kayıtları, ani gelişen olaylar ve hukuka aykırı kayıtların sonuçları.
Boşanmada Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olur mu?
Instagram, Facebook ve diğer sosyal medya kayıtlarının boşanma davasındaki etkisi.
Boşanmada Otel Kayıtları İstenebilir mi?
Otel ve konaklama kayıtlarının zina ve sadakat yükümlülüğünün ihlali bakımından değerlendirilmesi.
Boşanma Davasında Tanık Delili
Aile bireyleri, arkadaşlar, komşular ve görgüye dayalı tanık anlatımlarının değerlendirilmesi.
Avukat İlker Kılıç Bursa Barosu
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma davasında delillerin hukuka uygunluğu ve ispat gücü somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
