NİŞANIN BOZULMASI, KUSURLU TARAF, NİŞAN HEDİYELERİNİN İADESİ VE MANEVİ TAZMİNAT

NİŞANIN BOZULMASI, KUSURLU TARAF, NİŞAN HEDİYELERİNİN İADESİ VE MANEVİ TAZMİNAT

  1. GİRİŞ

Nişanlanma, Türk Medeni Kanunu’na göre evlenme vaadidir ve taraflar arasında bir hukukî ilişki doğurur. Nişanlanma bir evlilik kurmaz fakat evlenmeye yönelik ciddi bir irade açıklamasıdır. Uygulamada nişan bozma, aileler arası ihtilaf, davranış farklılıkları, sadakat ihlali, şiddet veya güven kaybı gibi birçok sebeple ortaya çıkabilmektedir.

Nişanın bozulması halinde taraflar arasında eşya iadesi, maddî ve manevî tazminat talepleri gündeme gelmektedir.

  1. NİŞANIN BOZULMASI VE HUKUKİ SONUÇLAR (TMK m. 118-123)

2.1. Nişan Her Zaman Bozulabilir

Kanuna göre, nişanlılar nişanı her zaman bozabilir. Nişan zorla devam ettirilemez. Ancak nişanı haksız olarak bozan taraf, tazminat ve hediyelerin iadesinden sorumlu olur.

  1. KUSURLU TARAFIN BELİRLENMESİ

Nişanın bozulmasında kusur, tazminat ve hediye iadesi bakımından belirleyicidir.

Kusur tespiti:

  • Aldatma, sadakatsizlik
  • Şiddet, hakaret
  • Aileye saygısızlık
  • Aşırı kıskançlık
  • Güven sarsıcı davranışlar
  • Evlenme niyeti olmaksızın nişanlanma
  • Gelinlik/düğün hazırlıklarını sabote etme
  • Başka biriyle görüşme

Kusurlu olan taraf, maddî ve manevî tazminat öder. Eğer iki taraf da kusurluysa, tazminat indirilir veya reddedilir.

  1. NİŞAN HEDİYELERİNİN İADESİ (TMK m. 122)

Kanun açık:

Nişanın bozulması halinde, alışılmışın dışındaki hediye ve ziynet eşyaları geri istenir.

İade edilen hediyeler:

  • Altın
  • Bilezik
  • Yüzük
  • Takılar
  • Değerli eşyalar
  • Araba, telefon, laptop gibi değerli mallar

Günlük küçük hediyeler (çiçek, çikolata, basit hediyeler) geri istenemez.

Yargıtay uygulamasında nişanın bozulması nedeniyle açılan davalarda hediyelerin iadesi kusurdan bağımsız olarak değerlendirilmekte, özellikle ziynet niteliğindeki altın ve takılar aynen veya bedel üzerinden iade edilmektedir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2014 tarihli bir kararında, nişan hediyeleri arasında yer alan bilezik, yüzük ve kolye yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; elektronik eşya ve ev eşyası niteliğindeki kol saati, cep telefonları, video kamera, laptop ve yemek takımı gibi kalemlerde ise somut durum gözetilerek ret kararı verilmiştir. Yargıtay, bu dosyada asıl bozma sebebi olarak, davanın bir kısmının davalı lehine reddedilmesine rağmen, bu bölüm yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesini göstermiştir. Karar, nişan bozma davalarında hem maddi-manevi tazminat hem de usul kurallarının titizlikle uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

4.1. Kimin Kusurlu Olduğu Önemli Değildir

Yargıtay’a göre, hediyelerin iadesi kusurdan bağımsızdır. Yani kusursuz taraf da hediye iade etmek zorundadır.

  1. MADDÎ TAZMİNAT (TMK m. 120)

Nişanın bozulması nedeniyle:

  • Düğün salonu kaporası
  • Gelinlik-damatlık gideri
  • Fotoğraf-video masrafı
  • Eşya siparişleri

zararı uğrayan taraf, kusurlu taraftan maddî tazminat isteyebilir.

Tazminat şartları:

  • Nişan bozulmalı
  • Diğer taraf kusurlu olmalı
  • Zarar doğmalı
  • Zarar ile nişan bozma arasında illiyet olmalı
  1. MANEVÎ TAZMİNAT (TMK m. 121)

Kusurlu tarafın davranışları:

  • Onur kırıcı
  • Şeref ve haysiyete saldırı niteliğinde ise

manevî tazminat doğar.

Örnekler:

✔ İhanet
✔ Aşağılama, küçük düşürme
✔ Haysiyet kırıcı sözler
✔ Sosyal medya ifşaları
✔ Aile ortamında skandal yaratma

Manevî tazminat miktarını hâkim belirler. Ölçü:

  • Olayın ağırlığı
  • Kusurun yoğunluğu
  • Ekonomik durum
  1. YARGITAY KARAR ÖZETLERİ

Yargıtay 3. HD, 2020/2150 E., 2020/3175 K.

Nişanlıyken sadakatsizlik yapan ve nişanı bozan taraf kusurludur.
Karşı tarafın manevî tazminat talebi kabul edilmiştir.

Yargıtay 3. HD, 2017/10845 E., 2018/2312 K.

Nişan hediyeleri kusurdan bağımsız olarak geri alınır.
Bilezik, altın ve takılar iade edilir.

Yargıtay 3. HD, 

Düğün salonu, fotoğraf, eşya kaporası gibi zararların belgelenmesi halinde maddî tazminat ödenir.

Yargıtay 3. HD, 

Erkeğin ailesinin sürekli aşağılayıcı davranışları nedeniyle nişan bozulmuş,
kadına manevî tazminat verilmiştir.

Yargıtay 3. HD, 

Gelinlik ve damatlık masrafları da zarar kapsamındadır.

  1. ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Nişanın bozulmasından itibaren:

  • Bir yıl içinde tazminat davası açılmalıdır.

Hediye iadesinde zamanaşımı 10 yıldır.

  1. SONUÇ

Nişanın bozulması, taraflara önemli sorumluluklar doğurur:

✔ Nişan her zaman bozulabilir.
✔ Kusurlu taraf tazminat öder.
✔ Hediye iadesi kusurdan bağımsızdır.
✔ Maddî ve manevî tazminat talep edilebilir.
✔ Somut olay değerlendirmesi önemlidir.

Yargıtay uygulaması bu konuda istikrarlıdır:
Sadakat, saygı, güven nişanın temel unsurlarıdır. Bunlar ihlal edilirse tazminat ve iade hükümleri devreye girer.

Avukat İlker Kılıç/Bursa

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2014/4653

Karar Numarası: 2014/11936

Karar Tarihi: 17.09.2014

NİŞANIN BOZULMASI NEDENİYLE HEDİYELERİN İADESİ VE TAZMİNAT DAVASI

 

ÖZETİ: Mahkemece davacı-karşı davalının talep ettiği, kol saati, 2 adet cep telefonu, video kamera, laptop, yemek takımı yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen, kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiş, bu yönden kararın davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Taraflar arasında görülen nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi ve tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay Kararı

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davada, davacı-karşı davalı vekili taraflar arasındaki nişanın davalı tarafından haksız bozulması nedeniyle, nişan hediyelerinin (1 adet kuyu bileziği, 30 gr. Ederi 3.080 TL (22 ayar), 1 adet singapur kolye ve ucu, 11 gr. ederi 1.322 TL (22 ayar), 4 adet döküm yüzük, 17 gr. ederi 2.065 TL (22 ayar), 1 adet döküm küpe, 4 gr. ederi 467 TL, (22 ayar), 2 adet çeyrek altın, 1 adet altın kaplama kol saati, 1 adet Iphone marka cep telefonu, 1 adet Sony marka video kamera, Toshiba marka laptop, 1 adet Nokai samtel marka cep telefonu ve yemek takımının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000 TL’nin davalıdan tahsiline, ayrıca 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile ziynet eşyaları yönünden maddi tazminat talebini 7.250 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasındaki nişanın davacı tarafından bozulduğunu ileri sürerek asıl davanın reddini savunmuş, müvekkilinin işten çıkması nedeniyle uğradığı maddi kayıp bedeli 3.000 TL ile nişanın haksız bozulması nedeniyle müvekkili lehine 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece;

1- Davacı-karşı davalının ziynet eşyaları ve manevi tazminata yönelik davanın kabulüne, kol saati, 2 adet cep telefonu, video kamera, laptop, yemek takımı yönünden davanın reddine,

2- Davalı-karşı davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, mahkemece davacı-karşı davalının talep ettiği, kol saati, 2 adet cep telefonu, video kamera, laptop, yemek takımı yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen, kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiş, bu yönden kararın davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – 17.09.2014 Tarihli Kararın Anlatımı

Bu uyuşmazlık, tarafların bozulan nişan ilişkisi nedeniyle verilen hediyelerin iadesi ve tazminat taleplerinden doğmuştur. Davacı-karşı davalı, nişanın davalı tarafından haksız şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek ziynet eşyalarının ve elektronik nitelikli hediyelerin aynen iadesini; mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Ayrıca manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. Yargılama aşamasında ziynet eşyalarına ilişkin maddi talep ıslah yoluyla artırılmıştır.

Davalı-karşı davacı ise nişanın aslında davacı tarafından bitirildiğini savunmuş; uğradığını iddia ettiği gelir kaybı nedeniyle maddi tazminat ve ayrıca manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

İlk derece mahkemesi; ziynet eşyaları ve manevi tazminat yönünden davayı kabul etmiş, elektronik eşyalar ve yemek takımı yönünden davanın reddine, davalı-karşı davacının tüm taleplerinin ise reddine karar vermiştir.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde, Yargıtay; maddi vakıaların takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığını, ancak mahkemenin reddedilen talepler bakımından davalı-karşı davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmetmemesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu belirtmiştir. Avukatla temsil edilen tarafa, reddedilen kısım oranında vekâlet ücreti verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu sebeple karar, yalnızca vekâlet ücretine ilişkin hata yönünden bozulmuştur. Temyiz harcının talep hâlinde davalı-karşı davacıya iadesine hükmedilmiştir.

 

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2018/2420

Karar Numarası: 2019/2233

Karar Tarihi: 26.12.2019

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm hakkında  istinaf talebinde bulunulmakla, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının oğlu ile davalının 24.04.2016 tarihinde nişanlandığını, davalıdan kaynaklı sebeplerle nişanın bozulduğunu belirterek davalıya nişan nedeni ile verilen hediyelerden olan 6 adet 103gr 31 sn ağırlığında 22 ayar bilezik, 1 adet 31gr 12 sn ağırlığında 14 ayar kolye, 1 adet bütünlük küpe, 1 adet 3 gr 85 sn ağırlığında taşlı küpe, 1 adet 12 gr 37 sn ağırlığında çeyrek bileklik, 4 adet 25 gr 20 sn ağırlığında yüzük, 1 adet altın saat, 1 adet isimli kolyenin davalıdan alınarak davacıya iadesine, iadesinin mümkün olmaması halinde 19.600,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, nişan hediyelerinin taraflarına iade edildiğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 12.06.2017 tarihli dilekçesiyle talep ettikleri 19.600,00 TL nişan hediye alacağı taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 21.545,34 TL olarak ıslah etmiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı erkek vekili; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmek suretiyle istinaf talebinde bulunmuştur.

Dava, nişanın bozulması sebebiyle hediyelerin iadesi istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355. maddesi gereğince, bildirilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Nişan, evlenme dışında bir nedenden dolayı sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. (TMK. m.122)

Nişanlılık dolayısıyla verilen hediye, olağan bir hediye ise geri istenemez. Hediyelerin geri istenebilmesi için alışılmışın dışında hediyelerden olması gerekir. Alışılmış (mutad) hediyelerden kasıt; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır.

Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyaların iadesine karar verilemez. Nişanın bozulması nedeniyle mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz.

Diğer taraftan hediyelerin iadesi yönünde hüküm kurulabilmesi için eşyanın davalıya hediye edildiğinin ve nişanın bozulmasından sonra iade edilmediğinin ispatlanması gerekir. Zira; TMK’nın 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delil ile ispat edilebilir. Nişan nedeniyle kendisine verildiğini kabul ettiği hediyelerin iade edildiğini ileri süren davalı, bunu kanıtlamalıdır.Ancak davalının verildiğini kabul etmediği hediyelerin verildiğini ispat yükü kuşkusuz davacıdadır.

Somut olayda; davacı nişanlanma sırasında verilen ziynetlerin iade edilmediğini ileri sürmüş, davalı ise ziynetlerin iade edildiğini savunmuştur. Buna göre ziynetlerin davacıya iade edildiğini  ispat yükü davalıdadır. Davacı tanıkları ziynetlerin iade edilmediğini, davalı kadının tanıkları ise ziynetlerin iade edildiğini ileri sürmüştür. Davacı tanıkları, davacının iddiasını destekler davalı tanıkları ise davalının savunmasını destekler mahiyette beyanda bulunmuşlardır. Davalı kadın, ziynetlerin iade edildiğini başkaca delil ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda  mahkemece davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Davalı kadın, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Talimat mahkemesince davacının usule uygun olarak yemini yaptırılmıştır.

Davacı tarafça nişan merasimi nedeniyle davalı kadına 6 adet 22 ayar 103,31 gram bilezik (değeri; 12.035,61TL), 1 adet 14 ayar 31,12 gram kolye (değeri; 2.193,96 TL), 1 adet 22 ayar küpe (değeri;840,50 TL),  1 adet 14 ayar 3,85 gram taşlı küpe (değeri;271,42 TL),1 adet 14 ayar 25,20 gram çeyrek bileklik (değeri;870,67 TL), 4 adet 14 ayar 25,20 gram yüzük (değeri;1.776,60 TL), 1 adat 14 ayar 2,81 gram isim kolye (değeri; 198,10 TL) hediye edildiği, bu hediyelerin davacı tarafa iade edilmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-a.3 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne, mutad hediye olan saat ve ziynetlerin değeri yönünden davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle,

I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile,

Afyonkarahisar 1.Aile Mahkemesinin 06/06/2018 tarih, 2016/1479 esas ve 2018/620 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm tesisine,

1)Davanın kısmen kabulü ile;

-6 adet 22 ayar 103,31 gr. bilezik              (12.035,61 TL),

-1 adet 14 ayar  31,12 gr. kolye                 (2.193,96 TL),

-1 adet 22 ayar küpe            (840,50 TL),

-1 adet 14 ayar 3,85 gr. taşlı küpe             (271,42 TL),

-1 adet 14 ayar 25,20 gr. çeyrek bileklik  (870,67 TL),

-4 adet 14 ayar 25,20 gr. yüzük                (1.776,60 TL),

-1 adet 14 ayar 2,81 gr. isimli kolye      (198,10 TL), ‘den oluşan nişan hediyelerinin davacıya aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde 18.186,86 TL bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

2)Alınması gerekli 1.242,34 TL harçtan peşin alınan 334,72 TL peşin ve 33,22 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 874,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4)Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılmış olan 477,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak belirlenen 402,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

5)Davacı tarafından yatırılan harçlar toplamı 401,44 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

8)Taraflarca yatırılan gider avansından karar kesinleştiği tarihten sonra artan kısmının taraflara iadesine,

II-1)Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının davacıya iadesine,

2)Davacı tarafça yatırılan 98,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

3)Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 172,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4)Dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine,

Dosya, üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 26/12/2019

2) Antalya BAM 2. Hukuk Dairesi – 26.12.2019 Tarihli Kararın Anlatımı

Dava, nişanın davalı kadın tarafından sona erdirildiği iddiasına dayanılarak verilen ziynet hediyelerinin aynen ya da bedel olarak iadesi istemine ilişkindir. Davacı taraf, oğullarının nişan merasiminde davalıya çeşitli ziynet eşyalarının takıldığını, nişanın ise davalıdaki kusur sonucu bozulduğunu ileri sürmüştür. Hediyelerin iadesi mümkün değilse bilirkişi raporundaki değerin tahsili istenmiştir.

Davalı taraf ise hediyelerin nişanın ardından iade edildiğini savunmuş; iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür. Ancak dosyada ziynetlerin iade edildiğine ilişkin somut bir delil sunulamamıştır.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş; davacı vekili istinafa başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, TMK m.122 gereğince alışılmış dışı nitelikteki hediyelerin nişanın evlilik dışı bir nedenle bozulması halinde iade edilmesi gerektiğini, bu tür hediyelerde ayrıca kusur araştırılmadığını hatırlatmıştır.

Delil değerlendirmesinde:

  • Ziynet hediyelerinin nişanda takıldığı sabittir.
  • Davalının iade edildiğine ilişkin savunması tanık beyanı dışında ispatlanamamıştır.
  • Davalı tanıkları ile davacı tanıklarının beyanları çelişkili olup, ziynetlerin iade edildiği yönündeki savunmayı destekleyecek güçlü delil bulunmamaktadır.

Bu nedenle BAM, ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırmış ve davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar vermiştir. Ziynetlerin aynen iadesi; bu mümkün değilse bilirkişi tarafından belirlenen toplam bedelin (18.186,86 TL) dava tarihinden itibaren faizli olarak tahsiline hükmedilmiştir.

Ayrıca taraflar lehine, kabul-ret oranına göre vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yeniden düzenlenmiştir.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2013/13023

Karar Numarası: 2013/15721

Karar Tarihi: 11.11.2013

NİŞANIN BOZULMASI

HEDİYELERİN AYNEN İADESİ

Özeti: Davacı ile nişanlanan davalıya, nişan hediyesi olarak takılan altınların nişanın bozulduğu ileri sürülerek aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve hükmün de Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülen duruşmada verilmiş olması nedeniyle, nişan hediyelerinin iadesine ilişkin olan davanın Aile Mahkemesinde, Aile Mahkemesi olmayan yerlerde ise Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasında görülen nişan hediyelerinin aynen iadesi, olmadığı taktirde bedelinin tahsili davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava dilekçesinde; davacı ile nişanlanan davalıya, nişan hediyesi olarak takılan 19.000 TL değerindeki altınların nişanın bozulduğu ileri sürülerek aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir

Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.

Nişan ve nişanın bozulmasının sonuçlarına ilişkin hükümler Türk Medeni Kanunun İkinci Kitabında ve Aile Hukuku başlığı altında düzenlenmiştir.

O halde; mahkemece davaya ”Asliye Hukuk Mahkemesi” sıfatıyla bakılması ve hükmün de ”Asliye Hukuk Mahkemesi” sıfatıyla görülen duruşmada verilmiş olması nedeniyle, nişan hediyelerinin iadesine ilişkin olan davanın Aile Mahkemesinde, Aile Mahkemesi olmayan yerlerde ise Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

3) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – 11.11.2013 Tarihli Kararın Anlatımı

Dava, nişanın bozulması sebebiyle nişan esnasında takılan altınların geri verilmesi; aynen iade mümkün değilse bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davacı, nişan hediyesi olarak verilen 19.000 TL değerindeki ziynetlerin iadesini istemiş; mahkeme ise davayı kısmen kabul etmiştir.

Dosya Yargıtay incelemesine geldiğinde, öncelikle uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabında düzenlenen nişanlanma ve sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıkların Aile Mahkemelerinin görev alanında bulunduğu açıktır. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin “Aile Mahkemesi sıfatıyla” bu davaya bakması gerekir.

Ancak somut olayda mahkeme, davayı Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görmesine rağmen doğru şekilde görev yönünden değerlendirme yapmamış, görevsizlik kararı vermeksizin davanın esasına ilişkin hüküm kurmuştur.

Yargıtay, bu durumun görev kurallarına aykırı olduğunu belirterek, esasa ilişkin inceleme yapılmasını doğru bulmamış; görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur. Karar gereğince temyiz harcının iadesine de hükmedilmiştir.

ÜÇ KARARDAN ÇIKAN TEMEL İLKELER (Sentez)

Mutad (alışılmış) hediyeler geri istenemez.
Kullanılmakla eskiyen – parfüm, kıyafet, saat vb.

Altın, bilezik, kolye, yüzük gibi ziynetler geri alınabilir.
Aynen iade edilmezse bedeli tahsil edilir.

Kusur aranmaz.
Nişanın kim tarafından bozulduğuna bakılmaksızın iade mümkündür.

İspat yükü:

“Verildi ama iade edildi” diyen → ispatlamak zorunda.

Görev:
Nişan ve sonuçları → Aile Mahkemesi görevlidir.

Vekâlet ücreti:
Ret ve kabul oranına göre her iki taraf lehine de hükmedilir.

 

 

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin