Popüler Etiketler

Limited Şirketlerde Hisse Devri ve Ortaklıktan Çıkma Rehberi
Limited Şirketlerde Hisse Devri ve Ortaklıktan Çıkma Rehberi
Limited şirketlerde hisse devri, ortaklığa giriş ve şirketten ayrılma işlemleri yalnızca tarafların bir bedel üzerinde anlaşmasından ibaret değildir. Devir sözleşmesinin şekli, genel kurul onayı, şirket sözleşmesindeki sınırlamalar, payın gerçek değeri ve geçmiş borçlardan sorumluluk birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle şirketin taşınmazları, makineleri, stokları veya ticari değeri varsa, ticaret sicilinde yazılı sermaye tutarı payın gerçek değerini tek başına göstermez.
Bu makalede 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay defteri, pay senetleri, ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi, miras ve icra yoluyla pay geçişi, intifa ve rehin, şirketin kendi payını edinmesi, haklı sebeple çıkma, çıkarılma ve ayrılma akçesi açıklanmaktadır. Konunun genel çerçevesi için ticaret hukuku ve şirket danışmanlığı sayfamız da incelenebilir.
Limited şirket nedir ve ortaklık sıfatı ne ifade eder
Limited şirket, bir veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişi tarafından kurulan, esas sermayesi belirli bir sermaye şirketidir. Ortak sayısı elliyi aşamaz. Şirket ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanır. Limited şirket kuruluşunda uygulanan asgari sermaye 50.000 TL’dir. Eski kanun aktarımlarında görülen 10.000 TL tutarı, 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile artırılmıştır.
Ortaklık sıfatı; oy kullanma, şartları oluştuğunda kâr payı alma, bilgi isteme, inceleme yapma ve tasfiye bakiyesine katılma gibi haklarla birlikte sermaye koyma, bağlılık ve şirket sırlarını koruma yükümlülüklerini içerir. Şirket sözleşmesinde ayrıca ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri bulunabilir. Ortaklık ile müdürlük farklı sıfatlardır; pay devri yapılması, müdürlük ve temsil yetkisine ilişkin işlemlerin ayrıca ele alınması gereğini ortadan kaldırmaz.
Limited şirkette pay defteri
TTK m.594 gereğince limited şirket, esas sermaye paylarını içeren bir pay defteri tutar. Deftere ortakların adları ve adresleri, payların sayısı, itibari değerleri ve grupları, pay devirleri ve geçişleri ile pay üzerindeki intifa ve rehin hakları ve hak sahiplerinin bilgileri kaydedilir.
Pay defteri, ortaklık yapısının izlenmesini ve ortaklık haklarının belirlenmesini sağlar. Bununla birlikte deftere kayıt, kanunun aradığı geçerli devir sözleşmesi ve gerekli genel kurul onayının yerine geçmez. Sadece pay defterine isim yazılması, şekil şartlarına aykırı bir hisse devrini geçerli hâle getirmez.
Ortağın pay defterini ve şirket hesaplarını inceleme hakkı
Ortaklar pay defterini inceleyebilir. TTK m.614 uyarınca her ortak, pay oranından bağımsız olarak müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. Bu hak, özellikle payını devretmek isteyen ancak şirketin malvarlığını bilmeyen azınlık ortağı bakımından önemlidir.
Bilgilerin şirket zararına kullanılma tehlikesi varsa müdürler hakkı gerekli ölçüde sınırlayabilir; ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir. Genel kurulun bilgi alma veya incelemeyi haksız yere engellemesi hâlinde ortak mahkemeye başvurabilir. Bilgi talebinin hangi belgeleri kapsadığının yazılı olarak somutlaştırılması, sonraki uyuşmazlıkta ispatı kolaylaştırır.
Esas sermaye pay senetlerinin ispat aracı veya nama yazılı olarak düzenlenmesi
TTK m.593/2 uyarınca limited şirket pay senetleri ispat aracı şeklinde veya nama yazılı olarak düzenlenebilir. Senetlerde ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, kanunda belirtilen kapsamda rekabet yasağı ile şirket sözleşmesindeki önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları açıkça gösterilmelidir.
Pay senedi düzenlenmesi, limited şirket paylarının anonim şirket payları gibi yalnızca senedin teslimi veya cirosuyla devredilebileceği anlamına gelmez. Limited şirkete özgü devir şekli ve onay hükümleri ayrıca uygulanır. Bu nedenle pay senedi, şirket sözleşmesi, pay defteri ve ticaret sicili kayıtları birlikte incelenmelidir.
Esas sermaye payının işlemlere konu olması
Limited şirket payı; satış, bağışlama, miras, mal rejimi tasfiyesi, cebri icra, intifa ve rehin gibi işlemlere konu olabilir. Ancak bu işlemlerin tümü aynı hukuki sonucu doğurmaz. Pay devri ortaklık sıfatını aktarırken, rehin kural olarak alacağı güvence altına alır; intifa ise payın mülkiyeti ile ondan yararlanma ve payın temsiline ilişkin yetkileri birbirinden ayırır.
Ortak sıfatının aslen kazanılması
Aslen kazanma, mevcut bir ortağın payının devralınması yerine yeni oluşturulan payın edinilmesidir. Kuruluşta pay taahhüdünde bulunulması ve şirketin tesciliyle ortaklık kazanılması bunun temel örneğidir. Sermaye artırımında oluşturulan yeni payların usulüne uygun şekilde edinilmesi de aslen kazanma kapsamında değerlendirilir.
Sermaye artırımında mevcut ortakların rüçhan hakları gözetilmelidir. TTK m.591 kapsamında bu hakkın sınırlandırılması veya kaldırılması haklı sebebe ve kanuni karar nisabına bağlıdır. Sermaye artırımı yoluyla bir ortağın pay oranının haksız biçimde azaltılması, artırım kararının ve işlemlerin hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir.
Ortak sıfatının devren kazanılması
Devren kazanma, mevcut payın önceki sahibinden yeni sahibine geçmesidir. Sözleşmeyle hisse devri bunun en yaygın örneğidir. Miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla gerçekleşen geçişlerde ise TTK m.596’daki özel düzenleme uygulanır. Payın edinilme sebebi, genel kurul onayının gerekli olup olmadığını ve şirketin kullanabileceği hakları belirler.
Limited şirket esas sermaye payının sözleşme ile devri
Hisse devrinde yazılı sözleşme ve noter onayı
TTK m.595 uyarınca esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran işlemler yazılı yapılmalı, tarafların imzaları noterce onaylanmalıdır. Bu şart, mevcut ortaklar arasındaki devirlerde de geçerlidir. Salt sözlü anlaşma, banka havalesi veya adi yazılı belge kanunun aradığı şeklin yerine geçmez.
Devir sözleşmesinde devredilen paylar, satış bedeli, ödeme zamanı, şirketin mali durumu hakkındaki beyanlar ve tarafların yükümlülükleri açıkça düzenlenmelidir. Kanunda belirtilen ek ödeme, yan edim, rekabet yasağı, önalım, geri alım, alım hakları ve sözleşme cezası koşulları da sözleşmeye yansıtılmalıdır. Bedelin ödendiğine ilişkin gerçek dışı bir kayıt, sonradan alacağın ispatını güçleştirebilir.
Genel kurul onayı gerekli midir
Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe pay devri için ortaklar genel kurulunun onayı gerekir ve devir bu onayla geçerli olur. Bu nedenle noter işlemi tek başına her durumda ortaklık sıfatını kazandırmaz. Şirket sözleşmesi onay şartını kaldırmışsa bu düzenleme ayrıca dikkate alınır.
Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse genel kurul sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. Başvurudan itibaren üç ay içinde devir reddedilmezse onay verilmiş sayılır. Üç aylık sürenin başlangıcını göstermek için onay başvurusunun şirkete ulaştığı tarih belgelendirilmelidir.
Devir yasağı ve önalım hakkı
Şirket sözleşmesi pay devrini yasaklayabilir veya sınırlandırabilir. Önalım, alım ve geri alım hakları da devrin planlanmasında dikkate alınmalıdır. Devralan kişinin ödeme gücü, sözleşmedeki ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri yönünden şüpheli görülür ve istenen teminat verilmezse kanundaki koşullarla onay reddedilebilir.
Devrin yasaklanması veya onayın reddi, ortağın haklı sebeple çıkma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak her ret işlemi tek başına haklı sebeple çıkma kararı verilmesini zorunlu kılmaz; ortaklık ilişkisinin bütünü değerlendirilir.
Payın kanun uyarınca geçişi
Miras yoluyla limited şirket ortaklığının geçmesi
TTK m.596 uyarınca miras yoluyla pay geçişinde paya bağlı hak ve borçlar genel kurul onayı aranmadan mirasçılara geçer. Bir payın birden fazla kişiye ait olması durumunda hakların ortak temsilci aracılığıyla kullanılması gündeme gelir. Miras ortaklığına ve paylaşmaya ilişkin kurallar da ayrıca gözetilmelidir.
Şirket, iktisabı öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde payın geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için payın şirket, ortak veya gösterilen üçüncü kişi hesabına gerçek değeri üzerinden devralınması önerilmelidir. Sadece mirasçının istenmediğinin bildirilmesi yeterli değildir. Süresinde açık ve yazılı ret bulunmazsa şirket onay vermiş sayılır.
Eşler arasındaki mal rejimi nedeniyle pay geçişi
Mal rejimine ilişkin hükümler uyarınca payın gerçekten başka kişiye geçtiği durumlarda da TTK m.596 uygulanır. Bununla birlikte boşanma veya mal rejimi tasfiyesi, diğer eşi kendiliğinden şirkete ortak yapmaz. Edinilmiş mallara katılma rejimindeki katılma alacağı kural olarak bir para alacağıdır; şirket payının mülkiyeti ile bu payın değerinden doğabilecek alacak birbirinden ayrılmalıdır.
İcra yoluyla pay geçişi
Şirket payının cebri icra yoluyla edinilmesinde de genel kurulun önceden onayı aranmaz. Şirketin, kanuni süre içinde gerçek değerden devralma önererek ret hakkını kullanması mümkündür. Payın haczedilmesi ise tek başına alacaklıya ortaklık sıfatı kazandırmaz; haciz ile payın satış sonucunda geçişi farklı aşamalardır.
Alacakların geçici olarak güvenceye alınmasına ilişkin genel açıklamalar için ihtiyati haczin şartları ve süreci yazımıza bakılabilir.
Şirketin kendi esas sermaye payını iktisabı
TTK m.612, şirketin kendi paylarını satın almasını sermayenin korunması amacıyla sınırlar. Şirketin alım bedelini karşılayacak serbestçe kullanılabilir özkaynaklarının bulunması ve alınan payların itibari değerleri toplamının esas sermayenin yüzde onunu aşmaması gerekir.
Şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanan çıkma ya da çıkarma nedeniyle pay edinilmesinde sınır yüzde yirmidir. Yüzde onu aşan bölüm iki yıl içinde elden çıkarılmalı veya sermaye azaltılması yoluyla itfa edilmelidir. Şirket, satın alma için ödediği tutar kadar yedek akçe ayırır; kendi elindeki paylara bağlı oy hakları ve buna bağlı diğer haklar donar.
Bu nedenle ayrılan ortağa şirket kasasından ödeme yapılarak payın şirkete geçirilmesi, diğer ortakların kişisel olarak payı satın almasıyla aynı işlem değildir. Özellikle mali güçlük yaşayan şirketlerde sermayenin korunması kuralları ayrıca önem taşır. Bu bağlamda konkordato ve şirketlerin yeniden yapılandırılması yazımız incelenebilir.
Esas sermaye payının geçişinin tescil edilmesi
TTK m.598 gereğince pay geçişinin tescili için müdürler ticaret siciline başvurur. Otuz gün içinde başvuru yapılmazsa ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için sicile başvurabilir. Sicil müdürü bunun üzerine şirkete yeni pay sahibinin bildirilmesi için süre verir.
Sözleşmeyle pay devrinde tescil kural olarak açıklayıcıdır; kanunun aradığı geçerli sözleşme ve gerekli onay aşamalarıyla karıştırılmamalıdır. Buna karşılık sicil kaydına güvenen iyiniyetli üçüncü kişinin güveni korunur. Bu yüzden noter sözleşmesi yapıldıktan sonra sicil ve pay defteri işlemlerinin takipsiz bırakılması ciddi uyuşmazlıklar doğurabilir.
Esas sermaye payının gerçek değerinin belirlenmesi
Nominal sermaye payı ile gerçek değer arasındaki fark
Nominal değer, payın esas sermayedeki itibari karşılığıdır. Gerçek değer ise şirketin ekonomik durumunun değerlendirilmesini gerektirir. Şirketin sermayesi düşük görünse bile sahip olduğu taşınmazlar, makineler, markalar, stoklar ve müşteri ilişkileri yüksek değer taşıyabilir. Tersine, yüksek sermayeli bir şirketin ağır borçları nedeniyle pay değeri düşük olabilir.
Değerlemede varlıkların güncel değerleri, borçlar, tahsil kabiliyeti bulunan alacaklar, devam eden davalar, vergi riskleri, kârlılık ve işletmenin faaliyetini sürdürme kapasitesi birlikte incelenir. Şirketin niteliğine göre düzeltilmiş net varlık, gelir ve karşılaştırma yöntemlerinden yararlanılabilir. Salt muhasebe kaydı veya tek bir makinenin tahmini satış bedeli yeterli değildir.
Örneğin esas sermayesi 2.000.000 TL olan bir şirkette yüzde on payın nominal değeri 200.000 TL’dir. Şirketin borçları ve gerekli düzeltmeler dikkate alınarak hesaplanan özsermaye değeri 12.000.000 TL ise, yüzde on pay için basit oransal karşılık 1.200.000 TL olur. Bu örnek bir değerleme raporu değildir; nominal değer ile ekonomik değerin farklı olabileceğini gösterir. Varlıkların değeri hesaplanırken bunların sermaye tutarına ayrıca eklenmesi yoluyla mükerrer hesap yapılmamalıdır.
Gerçek değer mahkeme tarafından ne zaman belirlenir
TTK m.597, kanunda veya şirket sözleşmesinde gerçek değerin esas alındığı hâllerde tarafların anlaşamaması üzerine şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesine başvuru imkânı tanır. Mahkeme değerleme ve yargılama giderlerini takdirine göre paylaştırır; bu maddede düzenlenen karar kesindir.
Bu hüküm, her gönüllü hisse satışından önce mahkemeden değer tespiti alınmasını zorunlu kılmaz. Taraflar pazarlıkla devir bedeli belirleyebilir. Ancak mali bilgiler görülmeden nominal bedel üzerinden satış yapılması önemli ekonomik kayba yol açabilir. Ayrılma akçesi davasında yapılan değerleme ile m.597 kapsamındaki özel değer belirleme başvurusunun usulü ve kanun yolu birbirine karıştırılmamalıdır.
Şirketin mali durumu gizleniyorsa hangi belgeler istenmelidir
Son yıllara ait bilanço ve gelir tabloları, güncel mizan, banka ve kredi kayıtları, demirbaş listesi, tapu ve araç bilgileri, stok kayıtları, cari hesaplar, vergi ve prim borçları, dava ve icra dosyaları ile ortaklara yapılan ödemeler istenmelidir. Ticari alacakların gerçekliğinin incelenmesinde fatura içeriği ve malın tesliminin ispatı konusu da önem taşır.
Genel kurula sunulan raporlarda veya kamuya yapılan açıklamalarda önemli gerçeğe aykırı bilgilerin verilmesi, koşulları varsa ayrıca ceza hukuku bakımından değerlendirilir. Bu husus şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu yazımızda açıklanmıştır. Her değerleme uyuşmazlığı veya bilgi eksikliği ise kendiliğinden suç oluşturmaz.
Limited şirkette ortak sıfatının kaybedilmesi
Payların tamamının geçerli olarak devri, şirketten çıkma, çıkarılma, ölüm ve tüzel kişiliğin sona ermesi gibi olaylar ortaklık sıfatını etkiler. Kısmi devirde ortaklık kalan paylar üzerinden devam eder. Müdürlükten istifa ise ortaklıktan ayrılma anlamına gelmez.
Şirkette çalışmayı bırakmak, toplantılara katılmamak veya yalnızca “ortaklıktan istifa ediyorum” şeklinde bildirim yapmak her durumda ortaklık bağını sona erdirmez. Ayrılmanın hangi kanuni veya sözleşmesel sebebe dayandığı ve işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmelidir.
Limited şirketten çıkma
Şirket sözleşmesine dayanarak çıkma
TTK m.638/1 gereğince şirket sözleşmesi ortaklara çıkma hakkı tanıyabilir ve bunun kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Çıkma sebebi, bildirim usulü ve ayrılma akçesine ilişkin hükümler birlikte incelenmelidir. Şirket sözleşmesinin tanımadığı koşulsuz bir çıkma hakkı varmış gibi hareket edilmesi, ortağın sorumluluğunun devam etmesine neden olabilir.
Esas sözleşmede çıkma hükmü yoksa ortak nasıl ayrılır
Esas sözleşmede çıkma hakkına ilişkin hiçbir hüküm bulunmaması, ortağın şirketten ayrılmasını tamamen engellemez. TTK m.638/2 doğrudan kanundan doğan bir hak tanır: Haklı sebepleri bulunan ortak, esas sözleşmede ayrıca izin verilmesine gerek olmaksızın şirketten çıkma davası açabilir. Bunun için diğer ortakların rızası veya çıkmayı onaylayan bir genel kurul kararı aranmaz. Dava şirket tüzel kişiliğine yöneltilir.
Buna karşılık sözleşmede çıkma hakkı tanınmamışken yalnızca “ortaklıktan istifa ediyorum” şeklinde ihtar gönderilmesi, tek başına ortaklığı sona erdirmez. Sadece ayrılmak istemek ya da başka bir işe yönelmek, haklı sebebin varlığını kendiliğinden göstermez. Ortak, ortaklık ilişkisinin devamını kendisi bakımından çekilmez hâle getiren olayları somutlaştırmalı ve ispatlamalıdır. Bilgi alma hakkının sürekli engellenmesi, şirket varlıklarının diğer ortakların kişisel çıkarlarına aktarılması ve ağır güven ihlalleri bu değerlendirmede önem taşıyabilir.
Haklı sebebe dayalı çıkma davası dışında, payın diğer ortağa veya üçüncü kişiye usulüne uygun devri de mümkündür. Bu yol seçilirse noter onayı, gerekli genel kurul onayı, şirket sözleşmesindeki sınırlamalar ve tescil işlemleri ayrıca yerine getirilmelidir.
Haklı sebeple şirketten çıkma davası
TTK m.638/2 uyarınca her ortak haklı sebeple çıkmasına karar verilmesini mahkemeden isteyebilir. Şirket sözleşmesinde bu hakkın ayrıca yazılı olması veya ortağın belirli bir asgari pay oranına sahip bulunması gerekmez. Dava kural olarak şirkete yöneltilir.
Bilgi alma hakkının sistematik biçimde engellenmesi, şirket kaynaklarının diğer ortaklara aktarılması, ağır güven ihlalleri, ortağın haklarının sürekli olarak etkisizleştirilmesi ve ortaklık ilişkisinin sürdürülmesini çekilmez kılan ciddi uyuşmazlıklar haklı sebep değerlendirmesine konu olabilir. Her anlaşmazlık veya kâr dağıtılmaması tek başına yeterli değildir; olayın süresi, ağırlığı, ekonomik gerekçeleri ve delilleri önemlidir.
Mahkeme, talep üzerine dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının bazılarını veya tamamını dondurabilir yahut durumunu güvenceye almak için diğer önlemleri alabilir. Somut olayın gerektirdiği tedbirin açıkça talep edilmesi gerekir. Yönetim faaliyetlerindeki sorumluluk yönünden ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu ve şirket yöneticilerinin sorumluluğu yazılarımız ayrıca incelenebilir.
Limited şirkette çıkmaya katılma
TTK m.639, bir ortağın şirket sözleşmesine dayanarak çıkma isteminde bulunması veya haklı sebeple çıkma davası açması üzerine diğer ortaklara da belirli koşullarla çıkmaya katılma olanağı sağlar. Müdürler diğer ortakları gecikmeksizin haberdar etmelidir.
Bildirim kendisine ulaşan ortak, bir ay içinde şirket sözleşmesindeki çıkma sebebi kendisi için de geçerliyse çıkma iradesini müdürlere bildirebilir veya açacağı bir dava ile haklı sebeple çıkma davasına katılabilir. Çıkan ortaklar esas sermaye paylarıyla orantılı biçimde eşit işleme tabi tutulur. Çıkmaya katılma hükümleri, bir ortağın çıkarılması durumunda uygulanmaz.
Limited şirket ortağının çıkarılması
Şirket sözleşmesindeki sebeple çıkarılma
TTK m.640 uyarınca şirket sözleşmesi, bir ortağın genel kurul kararıyla çıkarılabileceği sebepleri düzenleyebilir. Sözleşmede bu yönde dayanak bulunmadan, sırf çoğunluk öyle istediği için ortağın çıkarılması mümkün değildir. Sebebin gerçekleşmesi yanında genel kurulun usulü ve kanuni karar nisabı da denetlenmelidir.
Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Bildirim tarihi ve şekli bu nedenle önemlidir. TTK m.621 kapsamındaki çıkarma kararları için temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun birlikte sağlanması gerekir.
Haklı sebeple mahkeme kararıyla çıkarılma
Esas sözleşmede çıkarılmaya ilişkin hiçbir hüküm bulunmasa da TTK m.640/3 uyarınca haklı sebeple çıkarılma mahkemeden istenebilir. Ancak şirket sözleşmesinde çıkarma sebebi yoksa genel kurul, çoğunluk kararıyla ortağı doğrudan çıkaramaz. Böyle bir durumda haklı sebebin varlığını mahkeme değerlendirir ve çıkarılmaya mahkeme karar verir.
Kanun, bu davayı şirketin istemine bağlamıştır. Dolayısıyla bir ortağın kişisel olarak diğer ortağı istememesi yeterli değildir; dava şirketin talebi ve temsili bakımından usulüne uygun kurulmalıdır. İki ortaklı şirketlere ilişkin aşağıda açıklanan AYM kararı saklı olmak üzere, mahkemeye başvurma yönünde genel kurul kararı alınması ve TTK m.621/1-h uyarınca temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun birlikte sağlanması gerekir.
Şirket sırlarının ağır biçimde ihlali, şirkete zarar veren davranışlar veya ortaklık yükümlülüklerinin ciddi ihlali değerlendirmeye konu olabilir. İleri sürülen olayların belge, yazışma, ticari kayıt ve diğer hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir.
İki ortaklı limited şirketlerde AYM kararı sonrası çıkarılma davası
Anayasa Mahkemesi, 25.12.2025 tarihli, E.2025/128, K.2025/273 sayılı kararıyla TTK m.616/1-h bendini ve m.621/1-h bendinin haklı sebeple çıkarma için mahkemeye başvurulmasına ilişkin kısmını yalnızca iki ortaklı limited şirketler yönünden iptal etmiştir. Karar 17.03.2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; yürürlük için erteleme öngörülmemiştir.
Böylece iki ortaklı şirketlerde çıkarma davasına başvurmayı engelleyen genel kurul kararı ve ağırlaştırılmış nisap düzenlemeleri yönünden önemli bir değişiklik ortaya çıkmıştır. Önceki içtihatlar bu iptal dikkate alınmadan uygulanamaz. Karar, esas sözleşmede hüküm bulunmasa da haklı sebeple mahkemeye başvurulabilmesi bakımından özellikle önemlidir.
Bununla birlikte iptal, her ortağa kişisel sıfatıyla diğer ortağı koşulsuz çıkarma yetkisi vermez. TTK m.640/3’teki şirketin istemi düzenlemesi ortadan kalkmamıştır. Şirketin temsili, çıkarılması istenen ortağın müdür olup olmadığı ve temsil çatışması somut olayda ayrıca çözülmelidir. Haklı sebeplerin ispatı ve mahkeme kararı gereği devam eder. Ayrıca iptal, şirket sözleşmesindeki sebebe dayanılarak genel kurulca doğrudan çıkarılmayı düzenleyen nisap hükmünü aynı kapsamda ortadan kaldırmış değildir.
Ayrılma akçesi nedir ve nasıl hesaplanır
Ayrılma akçesinde gerçek değer esası
TTK m.641 gereğince ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uygun ayrılma akçesi isteyebilir. Şirket sözleşmesinde tanınmış ayrılma hakkı bakımından sözleşmenin farklı bir düzenleme içermesi mümkündür; bu hükmün kapsamı ve geçerliliği ayrıca incelenmelidir.
Ayrılma akçesi yalnızca başlangıçta yatırılan sermayenin iadesi değildir. Şirketin ekonomik değeri ve borçları dikkate alınır. Değerleme tarihi ve yöntemi uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre belirlenmeli; şirketin taşınmazları, makineleri, alacakları ve yükümlülükleri uzman bilirkişilerce değerlendirilmelidir. Gönüllü pay devrinde alıcının borçlandığı satış bedeli ile şirketten çıkma veya çıkarılmada şirkete yöneltilen ayrılma akçesi farklı alacaklardır.
Esas sözleşmede ayrılma akçesi düzenlenmemişse ne olur
Esas sözleşmede çıkma, çıkarılma veya ayrılma akçesine ilişkin hüküm bulunmaması, kanuna uygun biçimde ayrılan ortağın ayrılma akçesi hakkını ortadan kaldırmaz. TTK m.641’deki gerçek değer esası ve m.642’deki ödeme koşulları uygulanır. Haklı sebeple çıkma ya da çıkarılma sonucunda ortak, yalnızca başlangıçta yatırdığı nominal sermaye tutarıyla sınırlı bir ödeme almak zorunda değildir; payın gerçek değeri belirlenmelidir.
Ayrılma akçesi ne zaman ödenir
TTK m.642, ayrılma akçesinin muacceliyetini şirketin kullanılabilir özkaynağına sahip olması, ayrılanın paylarının devredilebilmesi veya sermayenin ilgili hükümlere göre azaltılması koşullarına bağlar. Bu nedenle ortaklıktan ayrılma, bütün bedelin her olayda derhâl ve koşulsuz tahsil edileceği anlamına gelmez.
Ödenmeyen kısım, şirkete karşı diğer alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur ve kanunda belirtilen özkaynak tespitiyle muaccel hâle gelir. Muacceliyet, temerrüt ve faiz başlangıcı somut koşullara göre belirlenmelidir. Şirketin ödeme gücü ve alacağın tahsil edilebilirliği, yalnızca hesaplanan tutar kadar önemlidir.
Hisse devrinden sonra şirket borçlarından sorumluluk
Ticari borçlar ve kişisel teminatlar
Limited şirket, borçlarından kendi malvarlığıyla sorumludur. Ortak olmak tek başına şirketin tedarikçi, kira veya kredi borçlarından kişisel sorumluluk doğurmaz. Bununla birlikte ödenmemiş sermaye, ek ödeme yükümlülükleri ve kişinin ayrıca verdiği kefalet, aval veya diğer kişisel taahhütler ayrı değerlendirilir.
Hisse devri, banka lehine verilmiş kişisel kefaleti kendiliğinden sona erdirmez. Şirket çek veya senetlerindeki imzaların temsil imzası mı, kişisel taahhüt mü oluşturduğu ayrıca incelenmelidir. Bu ayrım için bono ve senetlerin hukuki niteliği yazımızdan yararlanılabilir.
Kamu borçlarında devreden ve devralanın sorumluluğu
6183 sayılı Kanun m.35 uyarınca şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından limited şirket ortakları sermaye payları oranında sorumlu tutulabilir. Devir öncesine ait kamu alacaklarında devreden ile devralan bakımından kanunda müteselsil sorumluluk düzenlenmiştir. Kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı ortaklar bulunması da ayrıca önem taşır.
Ortak sıfatından doğan sorumluluk ile müdür veya kanuni temsilci sıfatından doğan sorumluluk birbirinden ayrılmalıdır. Devir sözleşmesindeki “eski borçlardan satıcı sorumludur” kaydı tarafların iç ilişkisinde etkili olabilir; idarenin kanundan doğan takip yetkisini ortadan kaldırmaz. Vergi yaptırımları yönünden genel ve özel usulsüzlük cezaları yazımız da incelenebilir.
Hisse devri veya ortaklıktan ayrılma öncesinde yapılacak inceleme
İlk olarak güncel şirket sözleşmesi, tüm değişiklikler, ticaret sicili kayıtları ve pay defteri karşılaştırılmalıdır. Ardından finansal tablolar, borçlar, kişisel teminatlar ve şirket malvarlığı incelenmelidir. Pay değerinin bilinmesi, sözleşmenin hukuki koşullarının incelenmesinin yerine geçmez; iki çalışma birlikte yürütülmelidir.
Devir bedeli ve ödeme takvimi, gerekli şirket onayları, tescil sorumluluğu, müdürlükten ayrılma, geçmiş borçların taraflar arasındaki paylaşımı ve verilen teminatların kaldırılması açıkça düzenlenmelidir. Pay devri işletmenin kendisini başka bir işverene devretmekle aynı işlem değildir; pay devrinde şirket tüzel kişiliği ve işveren sıfatı kural olarak devam eder.
Uyuşmazlık çıkmışsa bilgi ve inceleme talepleri, genel kurul kararları ve bildirim tarihleri derlenmelidir. Para alacağı içeren ticari talepler bakımından dava şartı arabuluculuk ayrıca değerlendirilir. Ortaklık statüsüne ilişkin çıkma veya çıkarılma talebi ile ayrılma akçesi talebinin birlikte ileri sürülmesi hâlinde, davanın talep yapısına uygun bir usul stratejisi kurulmalıdır.
Sık sorulan sorular
Limited şirket hisse devri yalnızca noterde tamamlanır mı
Her zaman tamamlanmaz. Şirket sözleşmesiyle kaldırılmamışsa genel kurul onayı da gerekir. Pay defteri ve ticaret sicili işlemleri ayrıca takip edilmelidir.
Diğer ortağa pay devrinde de noter şartı var mı
Mevcut ortaklar arasındaki pay devirleri de TTK m.595’teki yazılı şekil ve noter onayı şartına tabidir.
Payımı mutlaka sermaye tutarı üzerinden mi satmalıyım
Nominal sermaye payı satış bedelini zorunlu olarak belirlemez. Şirketin ekonomik değeri, borçları ve tarafların anlaşması dikkate alınır.
Azınlık ortağı şirketin malvarlığını öğrenebilir mi
Her ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı vardır. Bu hakkın haksız biçimde engellenmesi hâlinde TTK m.614’teki başvuru yolları kullanılabilir.
Müdürlükten istifa edersem ortaklığım sona erer mi
Müdürlükten ayrılma ile ortaklıktan ayrılma farklıdır. Ortaklığın sona ermesi için geçerli devir, çıkma veya başka bir hukuki sebep gerekir.
Şirketten çıkmak için diğer ortakların rızası şart mı
Haklı sebeple çıkma için diğer ortakların rızası zorunlu değildir. Kanuni koşulların varlığında mahkemeden karar istenebilir. Şirket sözleşmesindeki çıkma hakkı da kendi şartları çerçevesinde kullanılabilir.
Esas sözleşmede çıkma ve çıkarılma maddesi yoksa ne yapılır
Ortak kendisi ayrılmak istiyorsa haklı sebeple şirkete karşı çıkma davası açabilir. Şirket ortağı çıkarmak istiyorsa haklı sebeple çıkarılma için mahkemeye başvurmalıdır; sözleşmede sebep bulunmadan genel kurul doğrudan çıkarma yapamaz. İki ortaklı şirketlerde mahkemeye başvurma usulü AYM’nin 2025/273 sayılı kararı dikkate alınarak belirlenir. Sözleşmenin suskun olması ayrılma akçesi hakkını ortadan kaldırmaz.
Ortaklıktan çıkarılan kişiye ödeme yapılır mı
Çıkarılma, ayrılma akçesi hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tutar, şirketin ekonomik durumu ve uygulanacak hükümler çerçevesinde belirlenir; ödeme zamanı ayrıca değerlendirilir.
Limited şirket ortaklık uyuşmazlıkları
Üretim, tekstil ve ticaret alanında çalışan limited şirketlerde pay değeri, makine parkı, stoklar, tahsil edilecek alacaklar ve ticari ilişkiler nedeniyle nominal sermayeden farklılaşabilir. Bu nedenle ortaklıktan ayrılma kararı verilmeden önce şirketin mali tablosunun ortaya konulması ve hukuki ayrılma yolunun belirlenmesi gerekir.
Limited şirket hisse devri ve ortaklıktan çıkma sürecinde doğru yol; şirket sözleşmesini incelemek, payın ekonomik karşılığını belirlemek, borç ve teminat risklerini tespit etmek ve işlemleri gerekli şekil, onay ve tescil aşamalarıyla tamamlamaktır. Haklı sebeple çıkma veya çıkarılma uyuşmazlığında ise ortaklık statüsü ile ayrılma akçesi birlikte ele alınmalıdır.
Ticaret Avukat İlker Kılıç / Bursa Barosu
