Limited Şirket Ortağının Hakları ve Hesapları İnceleme Yolları

Şirket Ortağı Hesapları Göstermiyor Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

“Şirket ortağım hesapları göstermiyor, şirketin ne kadar kazandığını ve kime borçlu olduğunu öğrenemiyorum.” Limited şirketlerde bu sorun, özellikle şirketi yöneten ortak ile yönetime katılmayan ortak arasında ortaya çıkar. Şirket müdürü, çoğunluk payına sahip olduğu veya muhasebe kayıtlarını fiilen elinde bulundurduğu gerekçesiyle diğer ortağın bilgi alma hakkını ortadan kaldıramaz. Türk Ticaret Kanunu’nun 614. maddesi, her ortağa şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi isteme ve belirli konularda inceleme yapma hakkı tanır.

Bilgi alma ve inceleme hakkı

MADDE 614– (1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.

(2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.

(3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.

Hesaplar gösterilmiyorsa izlenecek temel yol; talebi müdürlere somut ve ispatlanabilir biçimde yöneltmek, engelleme hâlinde genel kurula başvurmak ve hakkın kullandırılmaması üzerine mahkemeden hukuki koruma istemektir. Usulsüz işlem veya şirket malvarlığının azaltılması şüphesi varsa özel denetim, delil tespiti, geçici hukuki koruma ve müdürün sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Bu makalede önce hesaplara erişim yollarını, ardından limited şirket ortağının mali ve kişisel haklarını, yükümlülüklerini ve sorumluluklarını açıklıyoruz.

Limited şirkette bilgi alma ve inceleme hakkı nedir

TTK m 614 uyarınca her ortağın sahip olduğu hak

TTK m.614/1 uyarınca ortak, müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi isteyebilir; belirli konularda inceleme yapabilir. Bu hak yalnızca çoğunluk ortaklarına veya müdürlere tanınmamıştır. Yüzde 1 ya da yüzde 5 pay sahibi olmak, tek başına bilgi alma hakkını engellemez. Bilgi alma hakkı için yüzde 10 azlık eşiği aranmaz; bazı başka ortaklık hakları için öngörülen eşikler bununla karıştırılmamalıdır.

Bilgi alma ile inceleme birbirini tamamlar. Bilgi alma, bir işlem veya hesabın açıklanmasını; inceleme ise bu açıklamanın dayandığı kayıt ve belgelerin değerlendirilmesini sağlar. “Şirket zarar ediyor” biçimindeki soyut bir açıklama, belirli dönemlerin gelir ve giderleri hakkında somut bir talebi her durumda karşılamaz. Buna karşılık inceleme talebi de konusu, dönemi ve amacı belirtilmeden sınırsız bir belge devri talebine dönüştürülmemelidir.

Talebin muhatabı diğer ortak mı şirket müdürü mü

TTK m.614 kapsamında bilgi verme yükümlülüğünün muhatabı müdürlerdir. Hesapları göstermeyen diğer ortak aynı zamanda müdürse talep bu sıfatı belirtilerek yöneltilmelidir. Diğer ortak müdür değilse, yalnızca onunla yapılan sözlü tartışmayla yetinilmemeli; şirket tüzel kişiliği ve yetkili müdürler nezdinde başvuru yapılmalıdır.

Defterlerin mali müşavirde bulunması, müdürlerin yükümlülüğünü sona erdirmez. Müdürlerin incelemeyi organize etmesi gerekir. Bununla birlikte ortaklık sıfatı, bankadan doğrudan şirket hesap dökümü alma veya şirketin elektronik sistemlerine yetkisiz giriş yapma yetkisi vermez. Belgeler şirket yönetiminden, gerektiğinde yargısal yollar kullanılarak istenmelidir.

Bilgi isteyen ortak aynı zamanda müdürse

Bilgi isteyen kişinin müdürlük sıfatı da varsa TTK m.644/1-c göndermesiyle m.392’deki yöneticilerin bilgi alma hakları kıyasen gündeme gelir. Bu durumda yalnızca pay sahipliği hakkına değil, yönetim görevinin yerine getirilebilmesi için gerekli bilgiye erişime de dayanılabilir. Müdürler arasındaki yetki dağılımı, fiilî engelleme ve kayıtların erişilebilirliği ayrıca incelenir; ortaklara ilişkin başvuru sırası her müdürlük uyuşmazlığına aynen uygulanmaz.

 Uygulanacak hükümler

MADDE 644– (1) Aşağıda madde numaraları bildirilen anonim şirketlere ilişkin hükümler limited şirketlere de uygulanır.

  1. c) Yönetim kurulu kararlarının butlanı hakkındaki 391 inci ve müdürlerin bilgi alma haklarına kıyas yolu ile uygulanmak üzere 392 nci madde.

Bilgi alma ve inceleme hakkı

MADDE 392– (1) Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.

Şirket ortağı hangi hesapları ve belgeleri inceleyebilir

İstenen belgenin ortaklık hakları ve açıklanması istenen konu ile bağlantısı kurulmalıdır. Örneğin belirli bir hesap dönemindeki kârın, ortaklara yapılan ödemelerin veya şirket malvarlığının araştırılmasında şu belgeler önem taşıyabilir:

  • Bilanço, gelir tablosu, yıllık faaliyet raporu, mizan ve ilgili muhasebe kayıtları.
  • İnceleme konusu döneme ve işlemlere ilişkin banka hareketleri, kasa kayıtları ve ödeme belgeleri.
  • Satış ve alış faturaları, müşteri ve tedarikçi cari hesapları, tahsilat kayıtları.
  • Stok ve envanter listeleri; makine, araç ve taşınmazlara ilişkin şirket kayıtları.
  • Vergi ve SGK borç dökümleri, kredi sözleşmeleri ve şirketçe verilen teminatlar.
  • Ortaklara ve bağlantılı kişilere yapılan ödemeler, ortak cari hesapları ve bunların dayanakları.
  • Genel kurul kararları, müdürler kurulu kararları ve inceleme konusuyla bağlantılı sözleşmeler.

Bir tekstil şirketinde satış hacmi artarken sürekli zarar gösterilmesi hâlinde, yalnızca yıllık bilançoyu istemek yeterli olmayabilir. İlgili dönemdeki satış faturaları, tahsilatlar, stok hareketleri ve ortaklara yapılan ödemelerin birlikte açıklanması talep edilebilir. Bu örnekte amaç, şirketin bütün arşivini teslim almak değil, zararın kaynağını ve işlemlerin şirket menfaatine uygunluğunu belirlemektir.

Belge inceleme hakkı, bütün belgelerin asıllarını şirket dışına çıkarma veya her belgenin koşulsuz kopyasını alma yetkisiyle özdeş değildir. Örnek alma, elektronik kopya sağlanması ve uzmanla inceleme talepleri; ihtiyacın kapsamı, sırların korunması ve inceleme yöntemi belirtilerek ayrıca kurulmalıdır. Payın gerçek değerinin araştırılması bakımından limited şirketlerde hisse devri ve ortaklıktan çıkma rehberimiz de incelenebilir.

Şirket ortağı hesapları göstermiyorsa izlenecek hukuki yollar

Birinci adım ortaklık ve temsil belgelerini toplamak

Şirket sözleşmesi ve değişiklikleri, pay defteriyle ilgili kayıtlar, ticaret sicili kayıtları, müdür atama kararları ve mevcut genel kurul tutanakları temin edilmelidir. Böylece talepte bulunanın ortaklık sıfatı, muhatap müdürler ve şirket sözleşmesindeki özel düzenlemeler belirlenir. Önceki e-postalar, mesajlar ve cevaplar hukuka uygun şekilde saklanmalı; hangi tarihte hangi belgenin istendiği açıklığa kavuşturulmalıdır.

İkinci adım müdürlerden somut ve yazılı bilgi istemek

Başvuruda incelenmek istenen dönem, işlem ve belge grupları ayrı ayrı belirtilmelidir. “Bütün hesapları gösterin” yerine, örneğin “2025 yılı satış gelirleri, bu gelirlere ilişkin banka tahsilatları ve aynı dönemde ortaklara yapılan ödemelerin dayanakları hakkında bilgi verilmesi” istenebilir. İncelemenin nerede, hangi tarihte ve nasıl yapılacağının bildirilmesi de talep edilmelidir.

TTK m.614 ilk talep için zorunlu bir noter şekli veya herkese uygulanacak sabit bir cevap süresi öngörmez. Bununla birlikte noter ihtarnamesi, başvurunun içeriğini ve muhataba ulaştığını ispatlamak açısından yararlıdır. KEP gibi ispat gücü yüksek iletişim yöntemleri de değerlendirilebilir. Verilecek makul süre, belgelerin kapsamına ve aciliyete göre belirlenmeli; ihtarda yazılan süre kanuni süre gibi sunulmamalıdır.

Üçüncü adım engellemeyi belgelemek ve genel kurula başvurmak

Müdürler talebi reddeder, eksik karşılar veya karşılamazsa engellemenin kapsamı kayıt altına alınmalıdır. İnceleme için gidildiği hâlde belgelerin açılmaması, yalnızca seçilmiş sayfaların gösterilmesi veya sürekli ertelenmesi gibi olaylar tarihleriyle belgelenmelidir. Eksik belgeler ayrıca yazılı olarak bildirilmelidir.

TTK m.614/2 çerçevesinde genel kurulun konu hakkında karar vermesi istenir. Başvuruda müdürlere yöneltilen önceki talep, ret veya cevapsızlık ve genel kuruldan beklenen karar açıkça gösterilmelidir. Genel kurulda talebin ve varsa olumsuz oyun tutanağa geçirilmesi istenmelidir. TTK m.614/3 başvurusunda şirket içi yolun nasıl kullanıldığı önem taşıdığından, yalnızca müdürün ilk ret cevabıyla doğrudan dava açılması usul tartışmasına yol açabilir.

Bilgi alma ve inceleme hakkı

MADDE 614– (1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.

(2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.

(3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.

Dördüncü adım genel kurul toplanmıyorsa çağrı yollarını işletmek

TTK m.617/1 uyarınca genel kurulu müdürler toplantıya çağırır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, anonim şirketlerdeki çağrı ve azlık haklarına ilişkin hükümlere kıyasen gönderme yapar. TTK m.411 kapsamında sermayenin en az onda birini temsil eden ortaklar, gerekçelerini ve gündemi belirterek noter aracılığıyla toplantı veya gündeme madde eklenmesi talep edebilir. Şirket sözleşmesinde daha düşük bir eşik tanınmış olabilir.

Genel kurulun toplanması

  1. Çağrı

MADDE 617– (1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.

(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.

(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.

(4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır.

Çağrı talebi reddedilir veya yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmezse, şartları taşıyan ortaklar TTK m.412 kapsamında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme toplantının yapılmasını gerekli görürse çağrı ve gündem için kayyım görevlendirebilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde toplantının kırk beş gün içinde yapılmasına ilişkin m.411/4 düzenlemesi de dikkate alınır.

Mahkemenin izni

MADDE 412– (1) Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.

Bu azlık mekanizması, her küçük pay sahibinin aynı koşullarla kullanabileceği bir yol değildir. TTK m.410/2’de düzenlenen yönetim organının sürekli toplanamaması, toplantı nisabının oluşamaması veya mevcut olmaması gibi durumlarda tek ortağın mahkeme izniyle çağrı istemesi, limited şirket yapısına uygunluğu ölçüsünde ayrıca değerlendirilir. Genel kurulun bilgi talebini görüşmekten sistematik biçimde kaçınması hâlinde başvurular ve engellemeler belgelenerek TTK m.614/3 kapsamında hukuki korumanın şartları değerlendirilmelidir; mutlaka şekli bir ret kararı çıkmasını süresiz beklemek doğru değildir.

Beşinci adım TTK m 614 kapsamında mahkemeye başvurmak

Genel kurul bilgi alma veya inceleme hakkını haksız biçimde engellerse, ortak TTK m.614/3 uyarınca mahkemeye başvurabilir. Talep, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde şirket tüzel kişiliğine yöneltilir. Ayrı asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde görev ve yargı çevresi düzenlemeleri ayrıca dikkate alınır.

Dilekçede yalnızca “hesaplar gösterilsin” denilmesiyle yetinilmemelidir. Bilgi istenen dönemler, işlemler ve belge grupları; önceki başvurular, engelleme ve incelemenin nasıl gerçekleştirileceği açıklanmalıdır. Ortaklık belgeleri, ihtarnameler, tebliğ kayıtları, genel kurul tutanakları ve eksik belge listeleri eklenmelidir. Gerektiğinde incelemenin bir mali müşavir veya uzman yardımıyla gerçekleştirilmesine yönelik açık talep kurulabilir.

TTK m.614/3 mahkeme kararının kesin olduğunu düzenler. Maddede anonim şirketler için m.437/5’te bulunan on günlük başvuru süresi ayrıca yazılı değildir; anonim şirkete özgü süre limited şirkete doğrudan aktarılmamalıdır. Buna rağmen başvurunun geciktirilmesi, delil kaybına ve bağlantılı davalardaki sürelerin kaçırılmasına neden olabilir.

Sadece bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına yönelik talep, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebi değildir. TTK m.5/A bakımından para taleplerine ilişkin zorunlu arabuluculukla karıştırılmamalıdır. Aynı uyuşmazlıkta ayrıca kâr payı veya tazminat istenecekse bu taleplerin dava şartları ayrı değerlendirilir.

MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)

(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.

 Altıncı adım kararın uygulanmasını sağlamak

Karar alınması kadar, incelemenin fiilen yapılması da önemlidir. Hükümde belirtilen kapsam ve yöntem doğrultusunda inceleme tarihi organize edilir; erişime açılmayan kayıtlar ve uygulamadaki engeller belgelenir. Karara rağmen yükümlülük yerine getirilmezse ilamın içeriğine uygun icra yolu ve gerektiğinde ek hukuki koruma değerlendirilir. Bilgi alma davası, tek başına tazminata veya müdürün görevden alınmasına karar verilmesini sağlamaz; bunlar ayrı talep ve şartlara bağlıdır.

Bilgi alma talebi ticari sır gerekçesiyle reddedilebilir mi

TTK m.614/2, edinilen bilgilerin şirket zararına kullanılması tehlikesi varsa müdürlere gerekli ölçüde engelleme imkânı tanır. Sınırlama somut tehlikeyle bağlantılı ve ölçülü olmalıdır. Ortaklar arasında anlaşmazlık bulunması veya belgelerin “gizli” olarak nitelendirilmesi, bütün hesapların otomatik olarak kapatılmasını haklı kılmaz.

Diğer yandan ortak da TTK m.613 gereğince şirket sırlarını korumalı ve şirket menfaatlerine zarar veren davranışlardan kaçınmalıdır. İncelemenin kontrollü ortamda yapılması, belirli bilgilerin korunması veya uzman desteğinin şartlarının belirlenmesi somut olayda çözüm sağlayabilir. Amaç, ortaklık hakkının kullanılmasını mümkün kılarken şirketin haklı menfaatlerini de korumaktır.

Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı

MADDE 613– (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz.

(2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir.

(3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır.

(4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.

Denetleme hakkı ve özel denetçi atanması

Ortağın incelemesi ile bağımsız denetim arasındaki fark

Ortağın TTK m.614 hakkı, bağımsız denetçinin görev ve yetkileriyle aynı değildir. TTK m.635, anonim şirketlerin denetim ve özel denetim hükümlerinin limited şirketlere de uygulanmasını sağlar. Bir şirketin bağımsız denetime tabi olup olmadığı, ilgili kapsam ve ölçütlere göre belirlenir. Bağımsız denetime tabi olmamak ortağın bilgi alma hakkını ortadan kaldırmaz.

Denetçi

MADDE 635– (1) 397 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları dışında kalan, Anonim şirketin denetçiye (…)denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır.

Belirli işlemler için özel denetim istemek

TTK m.635 ile m.438 ve devamı uyarınca, ortaklık haklarının kullanılması için gerekli olması ve bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış bulunması koşuluyla belirli olayların özel denetimle açıklığa kavuşturulması istenebilir. Örneğin müdürün bağlantılı bir işletmeye yaptığı ödemeler, şirkete ait makinenin satış bedeli veya belirli ortak cari hesaplarının gerçekliği inceleme konusu olabilir.

Özel denetim isteme hakkı

  1. Genel kurulun kabulü

MADDE 438– (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.

(2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.

 Genel kurul özel denetim talebini kabul ederse şirket veya her bir ortak, otuz gün içinde mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir. Genel kurul reddederse TTK m.439’daki şartlar gündeme gelir: limited şirketlerde sermayenin en az onda birini temsil eden veya paylarının itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk lirası olan ortaklar, üç ay içinde mahkemeye başvurabilir. Kanun veya şirket sözleşmesi ihlaliyle şirketin ya da ortakların zarara uğratıldığının ikna edici biçimde ortaya konulması gerekir.

Genel kurulun reddi

MADDE 439– (1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.

(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır.

Dolayısıyla bilgi alma hakkı her ortağa ait olmakla birlikte, genel kurulun reddinden sonra özel denetçi istemek için ayrıca pay veya tutar eşiği aranır. Özel denetim, belirsiz bütün şüpheleri araştıran sınırsız bir soruşturma değil, somut olayları açıklığa kavuşturan bir araçtır.

Deliller kaybolacaksa veya şirket malvarlığı tehlikedeyse ne yapılabilir

Belgelerin kaybolması, elektronik kayıtların silinmesi veya ileride delile ulaşmanın önemli ölçüde zorlaşması tehlikesi varsa HMK m.400 ve devamı kapsamında delil tespiti değerlendirilebilir. İhtiyati tedbir için ise HMK m.389 ve devamındaki şartlar, somut tehlike ve yaklaşık ispat ortaya konulmalıdır. Şirket hesaplarına ilişkin uyuşmazlık bulunması, bütün malvarlığına kendiliğinden tedbir konulmasını sağlamaz.

Delil tespitinin istenebileceği hâller

MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.

(2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.

 Talep; korunacak delil veya malvarlığı, tehlikenin kaynağı ve istenen önlemin ölçüsü açıklanarak kurulmalıdır. Delil tespiti, TTK m.614’teki bilgi alma sürecini her durumda ikame eden bir yol değildir. Aynı şekilde ortaklar anlaşamıyor diye otomatik olarak şirkete yönetim kayyımı atanmaz; böyle bir müdahalenin hukuki dayanağı ve gerekliliği ayrıca gösterilmelidir.

Limited şirket ortağının mali hakları

Kâr payı hakkı

TTK m.608’e göre dağıtılabilir kâr, net dönem kârı ve bu amaçla ayrılmış yedek akçeler üzerinden değerlendirilir; ayrılması gereken yedek akçeler korunmalıdır. Şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmemişse kâr payı esas sermaye payının itibari değerine göre hesaplanır; yerine getirilen ek ödeme tutarı da hesaplamada dikkate alınır. Kâr payına ilişkin karar genel kurulun TTK m.616/1-e kapsamındaki yetkisindedir.

Kâr payı ve yedek akçeler

MADDE 608– (1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir.

(2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir.

(3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece;

  1. a) Zararların karşılanması için gerekliyse,
  2. b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir.

Şirketin cirosunun yüksek olması, aynı tutarın kâr olduğu veya ortağın hemen ödeme talep edebileceği anlamına gelmez. Buna karşılık kârın sürekli gizlenmesi, gerçeğe aykırı gider kaydedilmesi veya objektif gerekçe olmaksızın dağıtımın engellenmesi, kararın içeriğine ve delillere göre hukuki denetime konu olabilir. Önce gerçek mali durum belirlenmeli; dağıtım kararı, doğmuş alacak ve kararın geçerliliği ayrı değerlendirilmelidir.

Tasfiye payı hakkı

TTK m.643 göndermesiyle anonim şirketlerin tasfiye hükümleri uygulanır. TTK m.543 çerçevesinde şirket borçlarının ödenmesi ve pay bedellerinin geri verilmesinden sonra kalan varlık, şirket sözleşmesindeki düzenleme ve imtiyazlar da dikkate alınarak ortaklara dağıtılır. Ortağın, şirket faaliyetini sürdürürken şirket kasasından payı oranında para çekmesi tasfiye payı kullanımı değildir.

Tasfiye sonucu dağıtma

MADDE 543– (1) Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır.

(2) Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir.

(3) Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça, dağıtma para olarak yapılır.

Yeni pay alma hakkı ve rüçhan hakkı

TTK m.591 kapsamında ortaklar, kanundaki ve şirket sözleşmesindeki düzenlemeler çerçevesinde sermaye artırımına payları oranında katılabilir. Rüçhan hakkının genel kurul kararıyla sınırlandırılması veya kaldırılması haklı sebep ve TTK m.621/1-e’deki nisap şartlarına bağlıdır. Kimse haklı görülemeyecek biçimde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz; hakkın kullanılması için en az on beş gün süre verilmelidir.

 Rüçhan hakkı

MADDE 591– (1) Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse, her ortak, esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haizdir.

(2) Genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararıyla, ortakların yeni payları almaya ilişkin rüçhan hakkı, ancak haklı sebeplerin varlığında ve 621 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisapla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınmaları ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep olarak kabul edilebilir. Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması suretiyle hiç kimse haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz.

(3) Rüçhan hakkının kullanılabilmesi için en az onbeş gün süre verilir.

Hesapları gizlenen bir ortağın, sermaye artırımının gerekçesini ve şirketin finansman ihtiyacını öğrenmesi bu nedenle önemlidir. Sermaye artırımı, sırf bir ortağın pay oranını haksız biçimde azaltmak için kullanılmamalıdır. Ancak hukuka aykırılık, karar ve mali veriler incelenerek somutlaştırılmalıdır.

Limited şirket ortağının kişisel ve yönetsel hakları

Genel kurul toplantılarına katılma ve oy hakkı

TTK m.617 ve m.618 çerçevesinde ortak genel kurula katılır, görüşlerini açıklayabilir ve oy hakkını kullanır. Ortak, genel kurulda kendisini ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir. Oy hakkının hesabında payların itibari değeri, şirket sözleşmesindeki düzenlemeler ve kanuni sınırlar dikkate alınır. TTK m.619’daki oy hakkından yoksunluk hâlleri saklıdır; örneğin şirket yönetimine katılanların müdürlerin ibrasında oy kullanması mümkün değildir.

Genel kurulun toplanması

  1. Çağrı

MADDE 617– (1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.

(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.

(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.

(4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır.

Oy hakkı ve hesaplanması

MADDE 618– (1) Ortakların oy hakkı esas sermaye paylarının itibarî değerine göre hesaplanır. Şirket sözleşmesinde daha yüksek bir tutar öngörülmemişse her yirmibeş Türk Lirası bir oy hakkı verir. Ancak, şirket sözleşmesi ile birden fazla paya sahip ortakların oy hakları sınırlandırılabilir. Ortak, en az bir oy hakkını haizdir. Şirket sözleşmesinde açıkça düzenlenmişse yazılı oy da verilebilir.

(2) Şirket sözleşmesi oy hakkını, itibarî değerden bağımsız olarak her esas sermaye payına bir oy hakkı düşecek şekilde de belirleyebilir. Bu hâlde en küçük esas sermaye payının itibarî değeri, diğer esas sermaye paylarının itibarî değerleri toplamının onda birinden az olamaz.

(3) Oy hakkının esas sermaye paylarının sayısına göre belirlenmesine ilişkin şirket sözleşmesi hükmü aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:

  1. a) Denetçilerin seçimi.
  2. b) Şirket yönetimi ya da onun bazı bölümlerinin denetimi için özel denetçi seçimi.
  3. c) Sorumluluk davası açılması hakkında karar verilmesi.

 Yönetime katılma ve şirketi temsil etme

Ortaklık, her ortağa kendiliğinden müdürlük ve şirket adına imza yetkisi vermez. TTK m.623 uyarınca yönetim ve temsil şirket sözleşmesiyle düzenlenir; bir veya birden fazla ortağa, bütün ortaklara ya da üçüncü kişilere bırakılabilir. En az bir ortağın yönetim hakkı ve temsil yetkisi bulunmalıdır.

Müdürler

  1. Genel olarak

MADDE 623– (1) Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.

(2) Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler.

(3) Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler.

 

Müdür olmayan ortak, genel kuruldaki yetkileri ve bilgi alma hakkı aracılığıyla şirket yönetimi üzerinde denetim kurabilir. Müdürlerin atanması ve görevden alınması genel kurulun TTK m.616/1-b kapsamındaki yetkisindedir. TTK m.627 uyarınca müdürler, eşit şartlar altındaki ortaklara eşit işlem yapmalıdır.

Genel kurul kararlarının iptalini isteme

TTK m.622 göndermesiyle m.445 ve devamındaki iptal hükümleri limited şirketlere kıyasen uygulanır. Kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırı kararlar için kural olarak karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılır. Dava açabilecek kişiler ve şartlar m.446’ya göre belirlenir. Toplantıya katılan ortağın olumsuz oy kullanması ve muhalefetini tutanağa geçirtmesi genel kural olarak önemlidir; çağrı usulsüzlüğü ve katılımın engellenmesi gibi hâller ayrıca değerlendirilir.

Genel kurul kararlarının iptali

I – İptal sebepleri

MADDE 445– (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.

Hesaplar açıklanmadan bilanço, ibra veya kâr dağıtımı kararı alınmışsa bilgi eksikliği ve karar arasındaki bağlantı somutlaştırılmalıdır. Bilgi alma başvurusu yapılması, iptal davasının üç aylık süresini kendiliğinden durdurmaz. Kararın yürütülmesinin geri bırakılması da TTK m.449 çerçevesinde ayrıca istenebilir.

Genel kurul kararlarının butlanının tespiti

TTK m.622 ve m.447 uyarınca özellikle ortağın vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran, bilgi alma ve inceleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlayan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı kararlar bakımından butlan gündeme gelebilir. Her hukuka aykırılık butlan oluşturmaz. İptal davasına özgü üç aylık süre, butlanın tespiti talebine aynı biçimde uygulanmaz; hukuki yarar ve dürüstlük kuralı ayrıca dikkate alınır.

 Butlan

MADDE 447– (1) Genel kurulun, özellikle;

  1. a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
  2. b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
  3. c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,

kararları batıldır.

Hesapları gizleyen müdürün görevden alınması ve sorumluluğu

Yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması

Genel kurul TTK m.630/1 uyarınca müdürü görevden alabilir veya yetkilerini sınırlayabilir. Haklı sebepler varsa her ortak, m.630/2 kapsamında yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Kanuni ve sözleşmesel yükümlülüklerin ağır ihlali, m.630/3 bakımından önemlidir.

Sürekli hesap gizleme, mahkeme kararına rağmen incelemeyi engelleme veya şirket menfaatlerine aykırı işlemler, ağırlıkları ve sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir. Her belge gecikmesi otomatik olarak görevden alma sebebi değildir. Müdürlükten alınma da kişinin ortaklık sıfatını kendiliğinden sona erdirmez.

Görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması

MADDE 630– (1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.

(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.

(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.

Şirkete verilen zararın giderilmesi

TTK m.644/1-a göndermesiyle m.553 ve devamı, yöneticilerin hukuki sorumluluğunda uygulanır. Kanuna veya şirket sözleşmesine aykırı kusurlu davranış, zarar ve uygun nedensellik bağı değerlendirilir. Şirket parasının kişisel amaçlarla kullanılması veya şirket varlıklarının zarar doğuracak biçimde aktarılması somut kayıtlarla incelenmelidir.

TTK m.555 kapsamında ortak, şirketin uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir; bu durumda tazminatın şirkete ödenmesi talep edilir. Şirketin zararını, ortağın payı oranında doğrudan kendi hesabına istemesiyle aynı şey değildir. Ortağın doğrudan uğradığı kişisel zarar ise niteliğine göre ayrıca değerlendirilir. TTK m.560’taki zamanaşımı hükümleri ve parasal davalarda arabuluculuk şartı gözden kaçırılmamalıdır.

Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu

MADDE 553– (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…)hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.

Şirketin zararı

I – Genel olarak

MADDE 555– (1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.

(2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır.

Özkaynakların yerini tutan ödünçler ve ortak cari hesapları

“Özkaynakların yerini tutan ödünçler” başlıklı TTK m.615, 6335 sayılı Kanun m.43 ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle eski hüküm, halen yürürlükte olan bir hak veya bütün ortak alacaklarını kendiliğinden son sıraya bırakan genel bir kural olarak uygulanamaz. Konu, kişisel ortaklık hakları arasında bağımsız bir güncel hak şeklinde de sınıflandırılmamalıdır.

Ortağın şirkete verdiği para; sermaye taahhüdü, ek ödeme, borç verme veya başka bir hukuki ilişkiye dayanabilir. Hangisi olduğu sözleşme, banka açıklamaları, genel kurul kararları ve muhasebe kayıtlarıyla belirlenir. “Ortaklardan alınan borçlar” hesabındaki bir kaydın varlığı, işlemin gerçekliğini ve geri ödeme koşullarını tek başına kesinleştirmez. İnceleme talebi, bu hesapların dayanaklarını da kapsayacak şekilde kurulabilir.

Ortağın şirketten borç alması ise ayrı konudur. TTK m.644/1-b göndermesiyle m.358’deki şartlar dikkate alınmalıdır. Şirket kasası ortağın kişisel malvarlığı değildir; ortaklık sıfatı sınırsız para çekme yetkisi vermez.

Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı

MADDE 358– (Değişik: 26/6/2012-6335/15 md.)

(1) Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.

Limited şirket ortağının yükümlülükleri ve borçlardan sorumluluğu

Sermaye borcu ile ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri

TTK m.573/2 ve m.128 çerçevesinde ortak taahhüt ettiği sermayeyi yerine getirmelidir. Şirket sözleşmesinde öngörülmüşse TTK m.603 ve devamındaki ek ödeme ile m.606’daki yan edim yükümlülükleri de gündeme gelir. Ek ödeme yükümlülüğü, bağlı olduğu esas sermaye payının itibari değerinin iki katını aşamaz ve kanundaki talep koşullarına bağlıdır. Sırf şirket nakit sıkıntısına düştü diye her ortaktan sınırsız ek para istenemez.

TTK m.607 uyarınca sonradan ek veya yan edim yükümlülüğü getirilmesi ya da mevcut yükümlülüğün artırılması, ilgili bütün ortakların onayını gerektirir. Haksız alınan kâr payının iadesi de m.611 kapsamında ayrı bir yükümlülüktür.

Bağlılık sır saklama ve rekabet yasağı

TTK m.613, ortaklara sır saklama ve şirket çıkarlarını zedelememe yükümlülüğü yükler. Ortakların rekabetten kaçınmasına ilişkin özel yükümlülükler şirket sözleşmesinde öngörülebilir. Müdürler için m.626’daki özen, bağlılık ve rekabet hükümleri ayrıca uygulanır. Bilgi alma hakkını kullanmak, edinilen müşteri listelerinin veya ticari sırların rakiplere aktarılmasını meşru kılmaz.

Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı

MADDE 613– (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz.

(2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir.

(3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır.

(4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.

Şirket borçları ve kamu alacakları

TTK m.573/2 ve m.602 uyarınca limited şirket ortağı, yalnızca ortaklığı nedeniyle şirketin özel hukuk borçlarından şahsen sorumlu değildir. Kişisel kefalet, aval, kendi hukuka aykırı fiili veya yöneticilikten doğan sorumluluk ayrıca incelenir. Kamu borçlarında ise 6183 sayılı Kanun m.35’in özel şartları ve pay oranına bağlı sorumluluk gündeme gelir. Müdürün sorumluluğu ortaklık sorumluluğuyla aynı değildir.

Hesaplara erişememek, mevcut kanuni sorumluluğu kendiliğinden kaldırmaz. Bu nedenle şirketin vergi ve SGK borçlarını öğrenmek de bilgi alma hakkının önemli bir işlevidir. Ayrıntılar için limited şirket borçlarından ortakların sorumluluğu ve hisse devri sonrası eski borçlar başlıklı makalemize bakabilirsiniz.

Hesapların gizlenmesi hâlinde çıkma çıkarılma ve fesih

Haklı nedenle şirketten çıkma hakkı

TTK m.638/1 uyarınca şirket sözleşmesi çıkma hakkı tanıyabilir. Sözleşmede hüküm bulunmasa bile haklı sebepler varsa m.638/2 kapsamında mahkemeden çıkma istenebilir. Süreklilik gösteren bilgi engellemesi, ortaklık haklarının etkisiz bırakılması ve güven ilişkisinin ağır şekilde bozulması, diğer olaylarla birlikte haklı sebep değerlendirmesine konu olabilir. Tek bir cevapsız başvuru, her durumda çıkma kararı verilmesini gerektirmez.

Mahkeme, çıkma davasında talep üzerine ortağın durumunu koruyacak önlemlere karar verebilir. TTK m.639’daki şartlarla çıkmaya katılma da mümkündür; diğer ortakların bildirimden itibaren bir aylık süreyi dikkate alması gerekir. Ayrılan ortağın TTK m.641 kapsamındaki ayrılma akçesi, payın gerçek değeri esas alınarak değerlendirilir; ödeme şartları m.642’de ayrıca düzenlenir. Payın itibari sermaye tutarı her zaman gerçek değerine eşit değildir.

Çıkma ve çıkarılma

I – Genel olarak

MADDE 638– (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.

Ortağın çıkarılması ve çıkarma kararına karşı korunması

Çıkarılma, ortağın kendiliğinden kullanabileceği bir kişisel hak değil, ortaklık sıfatının iradesi dışında sona erdirilmesine ilişkin bir kurumdur. TTK m.640/1 uyarınca şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerle genel kurulca çıkarma kararı alınabilir. Kararın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılabilir. TTK m.640/3 uyarınca şirketin istemiyle haklı sebeple mahkeme kararıyla çıkarma da mümkündür.

İki ortaklı şirketlerde önemli bir güncel ayrım vardır. Anayasa Mahkemesinin 25.12.2025 tarihli E.2025/128, K.2025/273 sayılı kararı, TTK m.616/1-h ile m.621/1-h’nin mahkemeden haklı sebeple çıkarma istenmesine ilişkin düzenlemelerini iki ortaklı limited şirketler yönünden iptal etmiştir. Bu nedenle eski genel kurul kararı ve nisap açıklamaları iki ortaklı şirketlere aynen uygulanmamalıdır. Ancak m.640/3’teki şirketin istemi şartı ve temsil sorunu ayrıca değerlendirilir; karar, her ortağa diğerini koşulsuz çıkarma yetkisi tanımaz.

Çıkma, çıkarılma ve payın gerçek değeri arasındaki farklar için limited şirketlerde hisse devri ve ortaklıktan çıkma yazımızda ayrıntılı açıklamalar bulunmaktadır.

Çıkarma

MADDE 640– (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.

(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.

(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.

Haklı nedenle şirketin feshini isteme

TTK m.636/3 uyarınca haklı sebepler varsa her ortak şirketin feshini isteyebilir. Ağır ve süreklilik gösteren hesap gizleme, şirket kaynaklarının kötüye kullanılması veya ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hâle gelmesi somut olayda bu kapsamda değerlendirilebilir. Fesih talebi, yalnızca hesapları görmenin daha kolay yolu olarak ele alınmamalıdır.

Mahkeme fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir. Ayrıca m.636/2, uzun süredir gerekli organın bulunmaması veya genel kurulun toplanamaması hâlleri için ayrı bir düzenleme içerir. Bilgiye erişim, yöneticinin değiştirilmesi, çıkma ve fesih seçenekleri amaçlarına göre seçilmelidir.

Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları

MADDE 636– (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:

  1. a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
  2. b) Genel kurul kararı ile.
  3. c) İflasın açılması ile.
  4. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.

(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.

(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.

(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

Hesapları gösterilmeyen ortak için hazırlık listesi

  • Ortaklık sıfatınızı ve müdürlerin temsil yetkisini gösteren belgeleri toplayın.
  • Bilgi istediğiniz dönemleri, işlemleri ve belge gruplarını belirleyin.
  • Talebi müdürlere yazılı ve ispatlanabilir şekilde yöneltin.
  • Ret, eksik cevap ve fiilî engellemeleri tarihleriyle kaydedin.
  • Genel kurul başvurusunu ve gerekiyorsa çağrı sürecini işletin.
  • Mahkeme talebinde incelenecek belgeleri ve uygulanabilir inceleme yöntemini açıkça gösterin.
  • Özel denetim, delil tespiti, tedbir ve sorumluluk taleplerini kendi şartları bakımından değerlendirin.
  • Genel kurul kararlarına karşı dava ve diğer hak düşürücü süreleri ayrı izleyin.

Sık sorulan sorular

Yüzde 5 pay sahibi ortak hesapları isteyebilir mi

TTK m.614 bakımından asgari pay oranı aranmaz. Ancak genel kurulu toplantıya çağırma ve genel kurulun reddinden sonra özel denetçi atanmasını isteme gibi hakların eşikleri ayrıdır.

Şirket sözleşmesinde bilgi alma hakkı yazmıyorsa hak kaybolur mu

Hak doğrudan kanundan kaynaklanır. Şirket sözleşmesinde ayrıca yazılması gerekmez; hakkı kanunun izin vermediği biçimde etkisizleştiren düzenlemeler geçerlilik denetimine tabidir.

Diğer ortak çoğunluğa sahipse hesapları gizleyebilir mi

Çoğunluk payı, diğer ortakların bilgi alma ve inceleme haklarını ortadan kaldırmaz. TTK m.614/2 kapsamındaki somut zarar tehlikesine dayalı ölçülü sınırlamalar saklıdır.

Mali müşavirle birlikte inceleme yapılabilir mi

Mali kayıtların uzman yardımıyla değerlendirilmesi istenebilir. Uzmanın kimliği, sır saklama yükümlülüğü ve inceleme kapsamı başvuruda açıklanmalıdır. Bu talep, ortağın belgeleri dilediği üçüncü kişiye sınırsızca açabileceği anlamına gelmez; uyuşmazlık varsa yöntem mahkeme talebine dâhil edilmelidir.

Hesapların gösterilmemesi doğrudan suç oluşturur mu

Her bilgi engellemesi kendiliğinden suç oluşturmaz. Belge sahteciliği, şirket parasının kişisel amaçla kullanılması veya gerçeğe aykırı açıklamalar varsa ilgili suçların unsurları ayrıca araştırılır. Bilgi alma uyuşmazlığını çözmek için öncelikle ticaret hukuku araçları doğru biçimde kullanılmalıdır.

Bilgi alma davasını kazanırsam ortaklığım sona erer mi

Bu başvurunun amacı bilgiye ve incelemeye erişimdir. Ortaklıktan çıkma, çıkarılma, pay devri veya şirketin feshi farklı hukuki işlemlere ve şartlara bağlıdır.

Ortaklık haklarının korunmasında avukat desteği

Hesapların gösterilmemesi uyuşmazlıklarında yanlış muhataba başvuru yapılması, belirsiz belge talepleri, genel kurul sürecinin atlanması veya dava sürelerinin kaçırılması hakkın kullanılmasını güçleştirebilir. Şirket sözleşmesi, pay oranı, müdürlük sıfatı ve mevcut deliller birlikte incelenerek uygun başvuru yolu seçilmelidir.

Avukat desteği; bilgi talebinin hazırlanması, noter ihtarı, genel kurul gündemi ve tutanakları, mahkeme başvurusu, özel denetim ve gerektiğinde çıkma veya sorumluluk davalarının birbiriyle uyumlu yürütülmesini sağlar. Şirketin düzenli hukuki danışmanlık alması da hesap verme ve karar süreçlerinin önceden düzenlenmesine yardımcı olur. Hukuki destek ihtiyacı ile her limited şirketin sözleşmeli avukat bulundurmak zorunda olduğu iddiası birbirinden ayrılmalıdır; tüm limited şirketler için genel bir avukat bulundurma zorunluluğu yoktur.

Hizmet kapsamına ilişkin bilgi için ticaret hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Şirketler Hukuku Avukatı İlker Kılıç / Bursa Barosu

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin