Aldatan Eşe Hakaret Boşanmada Kusur Sayılır mı? Yargıtay’dan Emsal Karar

Boşanma davalarında eşlerin birbirlerine söyledikleri sözler çoğu zaman “hakaret”, “aşağılama” veya “kusurlu davranış” kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak Yargıtay, bazı durumlarda söylenen ağır sözlerin “tepki niteliğinde” olduğunu kabul ederek kusur oluşturmayabileceğine karar vermektedir.

Özellikle aldatılan eşin, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe karşı söylediği ağır sözlerin boşanma davasındaki kusur durumuna etkisi uygulamada sıkça tartışılmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.02.2018 tarihli kararında; eşini aldatan kocaya karşı “zürriyetsiz, dürzü, gavat” şeklinde sözler söyleyen kadının kusurlu sayılamayacağına hükmedilmiştir.

Mahkemeye göre bu sözler;

  • aldatma eylemine karşı,
  • tepki amacıyla,
  • duygusal öfke altında söylenmiştir. Bu nedenle kadının davranışı boşanmaya sebep olan bağımsız bir kusur olarak değerlendirilmemiştir.

Yargıtay Kararının Özeti

Dosyaya göre;

  • erkek eş başka bir kadınla ilişki yaşamaktadır,
  • bu kişiyi çevresine “yengeniz” diyerek tanıtmaktadır,
  • sosyal ortamlarda birlikte hareket etmektedir,
  • sadakat yükümlülüğünü açık şekilde ihlal etmektedir.

Kadın eş ise bu olaylar üzerine eşine ağır sözler söylemiştir.

Yerel mahkeme;

  • erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini,
  • kadının sözlerinin ise “tepki niteliğinde” olduğunu  kabul ederek yalnızca erkeği kusurlu bulmuştur.

Yargıtay’ın Dikkat Çeken Değerlendirmesi

Tepki Niteliğindeki Sözler Her Zaman Kusur Sayılmaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında şu husus özellikle vurgulanmıştır:

Sadakatsiz davranışlar karşısında söylenen bazı ağır sözler, olayın özelliğine göre tepki niteliğinde kabul edilebilir.

Kurul, aleni şekilde eşini aldatan bir kişiye karşı söylenen sözlerin tek başına boşanma kusuru sayılamayacağını belirtmiştir.

Bu karar uygulamada oldukça önemlidir. Çünkü boşanma davalarında yalnızca kullanılan kelimelere değil, o sözlerin hangi olay üzerine söylendiğine de bakılmaktadır.

Boşanma Davalarında “Tepki Niteliğinde Davranış” Nedir?

Boşanma hukukunda bazı davranışlar, karşı tarafın ağır kusurlu eylemine tepki olarak ortaya çıkabilir.

Örneğin:

  • aldatılan eşin öfkeyle ağır söz söylemesi,
  • eşinin sadakatsizliğini öğrenen kişinin sert tepki vermesi,
  • ekonomik şiddet gören eşin ani çıkışları  her zaman bağımsız kusur olarak değerlendirilmeyebilir.

Yargıtay, olayın bütününe bakarak değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmektedir.

Sadakat Yükümlülüğü Nedir?

Sadakat yükümlülüğü, evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı dürüst, bağlı ve güvene uygun davranma zorunluluğunu ifade eder. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik yalnızca aynı evde yaşama yükümlülüğü değil; aynı zamanda karşılıklı güven, bağlılık ve sadakat ilişkisini de içerir.

Sadakat Yükümlülüğünün Yasal Dayanağı; Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde:

“Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.”

hükmü yer almaktadır.

Bu nedenle eşlerin evlilik süresince birbirlerine karşı sadakatli davranmaları hukuki bir yükümlülüktür.

 Türk Medeni Kanunu’na göre eşler birbirlerine sadık kalmak zorundadır.

Sadakat Yükümlülüğünün İhlali Ne Demektir?

Sadakat yükümlülüğünün ihlali; eşlerden birinin evlilik birliğine zarar verecek şekilde güven sarsıcı davranışlarda bulunmasıdır.

Bu ihlal yalnızca fiziksel aldatma anlamına gelmez. Yargıtay uygulamasında duygusal ilişkiler, gizli mesajlaşmalar ve güven sarsıcı davranışlar da sadakat yükümlülüğüne aykırı kabul edilebilmektedir.

Sadakat Yükümlülüğünün İhlali Sayılan Davranışlar

Başka biriyle duygusal veya fiziksel ilişki yaşamak

Eşi aldatacak şekilde gizli görüşmeler yapmak

Başka bir kişiyi çevreye partner gibi tanıtmak

Sosyal medya veya mesajlaşma yoluyla uygunsuz ilişkiler kurmak

İncelenen kararda da erkek eşin başka bir kadınla açık şekilde ilişki yaşaması ağır kusur kabul edilmiştir.

Yargıtay kararlarına göre sadakat yükümlülüğü yalnızca fiziksel sadakatten ibaret değildir.

Mahkemeler değerlendirme yaparken:

  • mesaj kayıtlarını,
  • sosyal medya içeriklerini,
  • tanık anlatımlarını,
  • otel kayıtlarını,
  • telefon görüşmelerini,
  • davranış biçimlerini bir bütün halinde incelemektedir.

Aldatma Boşanma Davasında Ağır Kusur Sayılır mı?

Yargıtay uygulamasına göre zina veya sadakat yükümlülüğünün ihlali çoğu durumda “ağır kusur” kabul edilmektedir.

Bu durum; maddi tazminat, manevi tazminat, nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi birçok konuda etkili olabilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’na göre zina yapan veya ağır kusurlu davranan eşin mal paylaşımındaki hakkı tamamen ortadan kalkmasa da, mahkeme tarafından azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Özellikle “edinilmiş mallara katılma rejimi” kapsamında açılan katılma alacağı davalarında zina önemli sonuçlar doğurabilmektedir.

Sonuç

Boşanma davalarında kusur değerlendirmesi yapılırken olayların bütününe bakılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, aldatılan eşin tepki amacıyla söylediği bazı ağır sözler her zaman kusur olarak kabul edilmemektedir.

Özellikle sadakat yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal eden eşin davranışları karşısında verilen duygusal tepkiler, olayın şartlarına göre değerlendirilmektedir.

Bu nedenle boşanma davalarında yalnızca mesajlar veya sözler değil; olayların oluş şekli, tarafların davranışları ve evlilik sürecinin tamamı birlikte incelenmektedir.

Bursa Boşanma Avukatı İlker kılıç

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin