Dolandırıcılık Suçu Nedir? Şartları, Cezası ve En Çok Kullanılan Dolandırıcılık Yöntemleri

Dolandırıcılık suçu, günlük hayatta ve özellikle internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ceza soruşturmalarına en sık konu olan malvarlığı suçlarından biridir. Telefonla kendisini polis veya savcı olarak tanıtan kişilerden sahte alışveriş sitelerine, sosyal medya ilanlarından kripto para ve yatırım vaatlerine, sahte kiralık ev ilanlarından banka hesabı veya IBAN kullandırılmasına kadar çok farklı yöntemlerle dolandırıcılık suçu işlenebilmektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda dolandırıcılık suçu TCK m.157, nitelikli dolandırıcılık suçu ise TCK m.158 kapsamında düzenlenmiştir. Suçun hangi yöntemle işlendiği; eylemin basit dolandırıcılık mı yoksa nitelikli dolandırıcılık mı oluşturacağını, görevli mahkemeyi ve uygulanabilecek cezanın miktarını doğrudan etkileyebilir.

Dolandırıcılık suçunda yalnızca mağdurun para kaybetmiş olması yeterli değildir. Fail tarafından gerçekleştirilen hileli davranışın, mağduru aldatması ve bu aldatma sonucunda fail veya üçüncü kişi lehine haksız bir menfaat elde edilmesi gerekir. Adalet Bakanlığı da dolandırıcılık suçunda hileli davranışların ortaya konulmasının önemini; aksi hâlde olayın bir alacak-borç veya özel hukuk uyuşmazlığı olarak değerlendirilebileceğini belirtmektedir.

Bu nedenle gerek dolandırıcılık mağduru gerekse dolandırıcılık suçlamasıyla karşılaşan kişi açısından olayın başından itibaren banka kayıtları, mesajlar, görüşmeler, ilan içerikleri, dekontlar ve diğer dijital delillerin doğru değerlendirilmesi önem taşır. Bursa ceza avukatı tarafından yapılacak hukuki incelemede de öncelikle hile, aldatma, zarar, yarar ve failin kastı arasındaki bağlantı değerlendirilmelidir.

İçindekiler

Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK 157

TCK m.157’ye göre;

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak onun veya başkasının zararına, kendisine veya üçüncü bir kişiye yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işlemiş olur.

Kanunda basit dolandırıcılık suçunun cezası;

1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Dolandırıcılık suçunu hırsızlıktan ayıran önemli noktalardan biri, mağdurun malvarlığı üzerinde görünüşte kendi iradesiyle tasarrufta bulunmasıdır. Ancak bu irade, failin gerçekleştirdiği hileli davranışlarla sakatlanmıştır. Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme sisteminde de dolandırıcılık suçunun bu yönü özellikle vurgulanmaktadır.

Dolandırıcılık Suçunun Şartları Nelerdir?

Bir davranışın TCK m.157 kapsamında dolandırıcılık olarak kabul edilebilmesi için somut olayda belirli unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

1. Hileli Bir Davranış Bulunmalıdır

Dolandırıcılık suçunun temel unsuru hiledir.

Fail, mağdurun gerçeği görmesini engelleyecek veya yanlış bir kanaate kapılmasını sağlayacak davranışlarda bulunmalıdır. Sahte belge göstermek, gerçekte sahip olmadığı bir sıfatı kullanmak, olmayan bir malı satıyormuş gibi davranmak veya gerçekte gerçekleştirilmeyecek bir yatırım için güven oluşturmak hile kapsamında değerlendirilebilir.

Her gerçeğe aykırı söz ise otomatik olarak dolandırıcılık oluşturmaz. Kullanılan yöntemin, olayın özelliklerine göre mağduru yanıltmaya elverişli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

2. Mağdur Aldatılmış Olmalıdır

Hileli davranış ile mağdurun yanılması arasında nedensellik bulunmalıdır.

Örneğin internette gerçekte mevcut olmayan bir araç için ilan verilmesi ve mağdurun bu ilana güvenerek kapora göndermesi durumunda, hileli ilan ile para transferi arasında bağlantı kurulabilir.

3. Mağdur veya Başka Bir Kişi Zarara Uğramalıdır

Dolandırıcılık bir malvarlığı suçudur.

Failin hilesi sonucunda mağdur veya üçüncü bir kişinin malvarlığında ekonomik bir kayıp meydana gelmesi gerekir.

4. Fail Kendisine veya Başkasına Yarar Sağlamalıdır

Suç sonucunda failin bizzat kazanç elde etmesi şart değildir. Hileli davranışlarla başka bir kişiye haksız menfaat sağlanması da suçun oluşması bakımından yeterlidir.

5. Fail Kasten Hareket Etmelidir

Dolandırıcılık kasten işlenebilen bir suçtur.

Failin hileli davranışı bilerek gerçekleştirmesi ve bu yöntemle haksız menfaat sağlamayı istemesi gerekir. Özellikle banka hesabını veya IBAN’ını başkasına kullandıran kişiler bakımından failin dolandırıcılık eylemini bilip bilmediği ve eyleme hangi kapsamda iştirak ettiği uygulamada büyük önem taşımaktadır.

Borcun Ödenmemesi Her Zaman Dolandırıcılık Suçu mudur?

Bir kişinin borcunu ödememesi, ticari sözleşmeye aykırı davranması veya satın aldığı malın bedelini sonradan ödeyememesi tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.

Dolandırıcılık suçunun oluşması için failin en baştan itibaren hileli davranışlarla mağduru aldatması önem taşır.

Örneğin ticari faaliyeti sırasında gerçekten ödeme yapma amacıyla mal satın alan ancak daha sonra ekonomik sıkıntıya düştüğü için borcunu ödeyemeyen kişinin durumu ile, ödeme yapmayacağını baştan bildiği hâlde sahte belgeler ve gerçek dışı bilgiler kullanarak mal alan kişinin durumu aynı değildir.

Adalet Bakanlığı da hileli davranışın delillendirilememesi hâlinde uyuşmazlığın alacak-borç ilişkisi kapsamında hukuki ihtilaf olarak değerlendirilebileceğini belirtmektedir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK 158

Kanun koyucu, dolandırıcılık suçunun belirli yöntemlerle işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır.

TCK m.158 kapsamında dolandırıcılık suçunun;

  • dini inanç ve duyguların istismar edilmesi,
  • kişinin tehlikeli veya zor durumundan yararlanılması,
  • kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması,
  • kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması,
  • kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi,
  • bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması,
  • basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
  • tacir veya şirket yöneticilerinin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi,
  • serbest meslek sahiplerinin mesleklerinden kaynaklanan güveni kötüye kullanması,
  • tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla işlenmesi,
  • sigorta bedelini almak amacıyla işlenmesi,
  • kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması

gibi hâller nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiştir.

Nitelikli dolandırıcılığın yargılaması ağır ceza mahkemesinin görev alanına girerken basit dolandırıcılık suçunun yargılaması asliye ceza mahkemesinde yapılmaktadır.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası

TCK m.158/1 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunun temel cezası;

3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Bununla birlikte TCK m.158/1’in (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde düzenlenen bazı nitelikli hâllerde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan az olamaz. Ayrıca bu durumlarda adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmaması öngörülmektedir.

Bu nedenle özellikle internet dolandırıcılığı, bilişim sistemlerinin kullanılması, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ve kişinin kendisini banka çalışanı ya da kamu görevlisi olarak tanıtması şeklindeki olaylarda suç vasfının doğru belirlenmesi sonuç ceza açısından son derece önemlidir.

Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle Dolandırıcılık – TCK 158/1-a

Bir kişinin dini inanç veya duygularından yararlanılarak aldatılması TCK m.158/1-a kapsamında nitelikli dolandırıcılık oluşturabilir.

Örneğin gerçekte herhangi bir yardım faaliyeti bulunmadığı hâlde;

  • cami veya ibadethane yaptırılacağı,
  • zekât veya fitre toplanacağı,
  • dini yardım organizasyonu gerçekleştirileceği,
  • dini ritüel veya uygulama gerçekleştirileceği

iddiasıyla insanların dini hassasiyetlerinden yararlanarak para alınması somut olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.

Burada belirleyici olan belirli bir din veya mezhep değil, dini inanç ve duyguların aldatma aracı hâline getirilmesidir.

Kişinin Zor Durumundan Yararlanarak Dolandırıcılık – TCK 158/1-b

Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durumdan veya zor şartlardan yararlanılarak dolandırıcılık yapılması da nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

Örneğin acil sağlık problemi, doğal afet, yakınını bulma çabası veya başka bir olağanüstü durum nedeniyle sağlıklı değerlendirme yapması güçleşen mağdurun bu durumundan bilinçli biçimde yararlanılması gündeme gelebilir.

Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanma – TCK 158/1-c

Yaş, hastalık veya başka nedenlerle algılama ve değerlendirme yeteneği zayıflamış kişinin bu durumundan faydalanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemleri TCK m.158/1-c kapsamında değerlendirilebilir.

Burada yalnızca mağdurun yaşlı olması yeterli değildir. Failin mağdurun algılama yeteneğindeki zayıflıktan yararlanmış olması aranır.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması – TCK 158/1-d

Bir kamu kurumunun adı, belgesi, sistemi veya kurumsal güvenilirliği dolandırıcılıkta araç olarak kullanılmışsa TCK m.158/1-d gündeme gelebilir.

Örneğin sahte bir kamu kurumu belgesi hazırlanması veya resmi bir kurum tarafından gönderilmiş izlenimi verilen belgelerle mağdurun kandırılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık – TCK 158/1-f

Günümüzde en sık karşılaşılan nitelikli dolandırıcılık türlerinden biri bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktır.

İnternet sitesi, sosyal medya platformu, mesajlaşma uygulaması veya başka bir bilişim sistemi aldatma eyleminin gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanıldığında TCK m.158/1-f gündeme gelebilir.

Yargıtay uygulamasında bilişim sistemi aracılığıyla bir insanın aldatılması ile herhangi bir kişiyi aldatmadan doğrudan bilişim sistemindeki verilere müdahale edilmesi arasında suç vasfı bakımından ayrım yapılmaktadır.

İnternet İlanıyla Dolandırıcılık

Gerçekte bulunmayan bir ürünü satışa çıkararak internet üzerinden mağdurdan para alınması en sık karşılaşılan örneklerden biridir.

Özellikle;

  • araç satış ilanları,
  • telefon ve elektronik ürün satışları,
  • ikinci el ürün ilanları,
  • kiralık ev ilanları,
  • tatil ve konaklama ilanları

üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında bilişim sistemlerinin kullanılması nedeniyle TCK m.158/1-f değerlendirmesi yapılabilir.

Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık

TCK m.158/1-f yalnızca bilişim sistemlerini değil, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığı da düzenlemektedir.

Ancak mağdurun parayı banka hesabına havale etmiş olması, tek başına her olayda bu nitelikli hâlin oluştuğu anlamına gelmez.

Yargıtay içtihatlarında bankanın yalnızca ödeme veya para transferi aracı olarak kaldığı hâller ile bankanın güvenilirliğinin veya sisteminin hilenin gerçekleştirilmesinde doğrudan kullanıldığı hâller arasında ayrım yapılmaktadır.

Bu nedenle somut olayda banka hesabının hangi amaçla ve ne şekilde kullanıldığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Tacir veya Şirket Yöneticisinin Dolandırıcılığı  TCK 158/1-h

TCK m.158/1-h kapsamında;tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında gerçekleştirdikleri dolandırıcılık eylemleri nitelikli dolandırıcılık olarak cezalandırılabilir.

Burada failin yalnızca şirket ortağı veya yöneticisi olması yeterli değildir. Dolandırıcılık eyleminin ticari faaliyet sırasında ve bu faaliyetle bağlantılı olarak gerçekleştirilmesi gerekir.

Şirket adına fiilen hareket eden kişiler bakımından da somut olayın özelliklerine göre bu bent uygulanabilir.

Şahıs İşletmesi ve TCK 158/1-h

Yargıtay uygulamasında kişinin ticari şirket adına hareket edip etmediği, tacir sıfatının bulunup bulunmadığı ve faaliyetin niteliği ayrıca araştırılmaktadır.

Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E.2021/12607, K.2022/265 sayılı kararında incelenen somut olayda, faaliyet gösterilen yerin ticari şirket değil şahıs işletmesi olduğunun belirlenmesi üzerine TCK m.158/1-h yerine basit dolandırıcılık hükümleri değerlendirilmiştir. Bununla birlikte başka olaylarda kişinin tacir sıfatının bulunup bulunmadığı ve faaliyetin ticari faaliyet boyutuna ulaşıp ulaşmadığı ayrıca araştırılmaktadır.

Dolayısıyla şahıs işletmesine ilişkin her olayın otomatik olarak aynı hukuki sonuca bağlanması doğru değildir; somut olayın ticari niteliği ayrıca incelenmelidir.

Kredi Açılmasını Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık – TCK 158/1-j

Banka veya kredi kurumu tarafından normal şartlarda tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla hileli işlem yapılması da nitelikli dolandırıcılık suçudur.

Sahte gelir belgeleri, gerçeğe aykırı ticari belgeler veya kredi değerlendirme sürecini yanıltmaya yönelik başka hileli yöntemler somut olayın özelliklerine göre bu bent kapsamında değerlendirilebilir.

Kişinin Kendisini Polis, Savcı veya Banka Çalışanı Olarak Tanıtması – TCK 158/1-l

Uygulamada en sık karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinden biri, failin telefonla arayarak kendisini;

  • polis,
  • savcı,
  • hâkim,
  • banka çalışanı,
  • sigorta şirketi çalışanı,
  • kredi kuruluşu personeli olarak tanıtmasıdır.

“Kimlik bilgileriniz terör örgütünün eline geçti”, “hesabınızdan şüpheli işlem yapılıyor”, “hakkınızda soruşturma var” veya “paranızı güvenli hesaba aktarmanız gerekiyor” şeklindeki ifadelerle mağdurun korkutularak para göndermesi sağlanabilir.

Adalet Bakanlığı da özellikle kendisini polis, savcı veya hâkim olarak tanıtan kişiler aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına dikkat çekmektedir. Kamu görevlilerinin kişileri arayarak para talep etmeyeceği açıkça belirtilmektedir.

Bu tür eylemler somut olayın özelliklerine göre TCK m.158/1-l kapsamında ağır cezai sonuçlar doğurabilir.

En Çok Kullanılan Dolandırıcılık Yöntemleri Nelerdir?

Dolandırıcıların kullandığı yöntemler teknolojinin gelişmesine paralel olarak sürekli değişmektedir. Bununla birlikte ceza soruşturmalarında bazı yöntemlerle sıklıkla karşılaşılmaktadır.

1. Polis, Savcı veya Kamu Görevlisi Dolandırıcılığı

Fail telefonla mağduru arayarak kendisini polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtır.

Mağdura;

“Adınız terör soruşturmasına karıştı.”

“Banka hesabınız suçta kullanıldı.”

“Paranızın seri numarasını kontrol edeceğiz.”

“Operasyon tamamlanınca paranızı geri vereceğiz.”

gibi ifadeler kullanılarak para veya ziynet eşyası istenir.

Bu tür olaylarda TCK m.158/1-l başta olmak üzere olayın şekline göre farklı nitelikli hâller gündeme gelebilir.

2. Sahte Banka Mesajı ve Phishing Dolandırıcılığı

Mağdura banka tarafından gönderilmiş gibi görünen SMS veya e-posta gönderilir.

“Hesabınız bloke edilmiştir”, “şüpheli işlem tespit edildi” veya “kartınız kullanıma kapatılacaktır” gibi ifadelerle mağdur sahte internet sitesine yönlendirilir.

Kart bilgileri, internet bankacılığı şifresi veya SMS doğrulama kodunun alınması sonucunda hesaptan para çekilebilir veya transfer yapılabilir.

3. Sahte İnternet Alışverişi Dolandırıcılığı

Gerçekte bulunmayan ürün, çok uygun bir fiyatla satışa çıkarılır.

Mağdur ücreti gönderdikten sonra ürün gönderilmez veya satıcı tamamen iletişimi keser.

Telefon, bilgisayar, beyaz eşya ve ikinci el ürün ilanları bu yöntemde sık kullanılan araçlardır.

4. Sahte Araç Satışı ve Kapora Dolandırıcılığı

Piyasa değerinin altında araç ilanı verilerek mağdurun ilgisi çekilir.

“Çok talep var”, “şehir dışındayım”, “kapora gönderirseniz aracı sizin için ayırırım” gibi ifadeler kullanılarak mağdurdan para alınır.

Gerçekte araç dolandırıcıya ait olmayabilir veya ilan tamamen sahte olabilir.

5. Kiralık Ev ve Emlak Kaporası Dolandırıcılığı

Özellikle yoğun talep bulunan bölgelerde piyasa fiyatının altında kiralık konut ilanı yayımlanabilir.

Mağdura evi başkasına vermemek için hemen kapora göndermesi gerektiği söylenir.

Kapora gönderildikten sonra ilan ve telefon numarası ortadan kaldırılır.

6. WhatsApp ve Sosyal Medya Hesabı Ele Geçirme Dolandırıcılığı

Bir kişinin WhatsApp, Instagram veya başka sosyal medya hesabı ele geçirilir.

Ardından kişinin arkadaşlarına ve yakınlarına;

“Acil para lazım.”

“Kartım çalışmıyor.”

“Şu IBAN’a para gönderebilir misin?”

şeklinde mesajlar gönderilir.

Mağdurlar tanıdıkları bir kişiden mesaj geldiğini düşündükleri için para transferi yapabilir.

7. Kripto Para ve Yatırım Dolandırıcılığı

Sosyal medya reklamları veya mesajlaşma grupları üzerinden yüksek ve garantili getiri vaat edilir.

Başlangıçta mağdura küçük miktarda kazanç gösterilerek güven oluşturulabilir. Daha sonra daha yüksek miktarda yatırım yapılması istenir.

Paranın çekilmek istenmesi üzerine “vergi”, “komisyon”, “blokaj kaldırma ücreti” veya “sigorta bedeli” adı altında yeni ödemeler talep edilebilir.

8. Görev Yap Para Kazan Dolandırıcılığı

Son yıllarda sık görülen yöntemlerden biri de internet üzerinden;

“Video izle para kazan.”

“Ürün beğen para kazan.”

“Görev tamamla komisyon kazan.”

şeklindeki tekliflerdir.

Başlangıçta kişiye küçük ödemeler yapılarak güven sağlanır. Daha sonra yüksek kazanç için hesaba para yatırması istenir.

Adalet Bakanlığına bağlı adliyeler tarafından yapılan uyarılarda da internet üzerinden fotoğraf beğenme, video izleme veya ürün reklamı yapma gibi vaatlerle banka ve kimlik bilgilerinin alınmasına karşı vatandaşlar uyarılmaktadır.

9. Sahte Avukat, İcra Dosyası veya Uzlaştırmacı Dolandırıcılığı

Mağdura;

“Hakkınızda icra takibi başlatıldı.”

“Dosyanız bugün kapanacak.”

“Uzlaşma bedelini hemen yatırmanız gerekiyor.”

gibi mesajlar gönderilebilir.

Kişi kendisini avukat, hukuk bürosu çalışanı veya uzlaştırmacı olarak tanıtabilir.

Bu tür durumlarda ödeme yapılmadan önce avukatın, hukuk bürosunun ve dosyanın gerçek olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

10. Romantik İlişki ve Evlilik Vaadiyle Dolandırıcılık

Sosyal medya üzerinden mağdurla uzun süre iletişim kurularak duygusal güven oluşturulur.

Daha sonra;

  • sağlık gideri,
  • seyahat masrafı,
  • borç,
  • yatırım,
  • gümrük masrafı

gibi gerekçelerle para talep edilir.

Somut olayda hileli davranışların ve başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastının bulunup bulunmadığı belirleyici olacaktır.

11. Sahte İş İlanı ve Evden Çalışma Dolandırıcılığı

Yüksek ücretli iş veya evden paketleme işi vaat edilerek kişilerden;

  • başvuru bedeli,
  • sigorta bedeli,
  • dosya ücreti,
  • ekipman ücreti,
  • depozito

adı altında para alınabilir.

Bazı olaylarda para alınmasının yanında mağdurun banka hesabının veya kimlik bilgilerinin başka dolandırıcılık işlemlerinde kullanıldığı da görülebilmektedir.

12. IBAN Kiralama veya Banka Hesabı Kullandırma

Özellikle gençlere;

“Hesabını birkaç gün kullanacağız.”

“Her işlemden komisyon vereceğiz.”

“Parayı sadece senin hesabından geçireceğiz.”

“Hiçbir sorumluluğun olmayacak.”

şeklinde teklifler yapılabilmektedir.

Bu yöntem son derece ciddi cezai risk taşımaktadır.

Adalet Bakanlığına bağlı adliyeler, özellikle gençlerin ve iş arayanların banka hesaplarını başkalarına kullandırmaları konusunda kamuoyuna uyarılar yapmaktadır.

IBAN Kullandırma Suçunda 2026 Değişikliği – TCK 158/4

16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yeni TCK m.158/4 düzenlemesine göre; TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin eylemi, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla;

  • banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını,
  • banka hesabını,
  • aracı kurum hesabını,
  • ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabını,
  • kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabını

kullandırmaya yarayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaret kalmışsa, verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

Bu düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

TCK 158/4 Her IBAN Sahibine Otomatik Olarak Uygulanır mı?

Yeni düzenlemenin uygulanabilmesi için kişinin suça iştirakinin yalnızca hesap, kart veya ilgili araçların kullandırılmasına ilişkin bilgi ve araçları vermekten ibaret olması gerekir.

Örneğin kişinin;

  • mağdurla bizzat görüşmesi,
  • hileli senaryoyu oluşturması,
  • mağduru yönlendirmesi,
  • parayı bizzat çekmesi,
  • suç organizasyonunun yönetiminde bulunması

gibi daha ileri faaliyetlerinin bulunması hâlinde iştirak biçimi ve TCK m.158/4’ün uygulanıp uygulanamayacağı somut olay özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle özellikle banka hesabı veya IBAN nedeniyle hakkında nitelikli dolandırıcılık soruşturması bulunan kişiler bakımından 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemenin dosyaya etkisinin ayrıca incelenmesi önemlidir.

Dolandırıcılık Suçunun Üç veya Daha Fazla Kişi Tarafından İşlenmesi

TCK m.158/3’e göre TCK m.157 ve m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suçun, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.

Özellikle çağrı merkezi şeklinde çalışan dolandırıcılık yapıları, çok sayıda banka hesabının kullanıldığı organizasyonlar ve sistematik internet dolandırıcılıklarında bu hüküm önem kazanabilir.

Dolandırıcılık Suçunda Daha Az Cezayı Gerektiren Hâl – TCK 159

Dolandırıcılık eylemi, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla gerçekleştirilmişse TCK m.159 uygulanabilir.

Bu durumda suç şikâyete bağlıdır ve fail hakkında;

6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebilir.

Örneğin gerçekten mevcut olan bir alacağını tahsil etmek amacıyla hileli yöntem kullanan kişinin eylemi, şartları bulunuyorsa TCK m.159 kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak alacağın gerçekten mevcut olup olmadığı ve hilenin yalnızca bu alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ayrıca incelenmelidir.

Dolandırıcılık Suçunda Akrabalık Nedeniyle Cezasızlık veya Ceza İndirimi – TCK 167

TCK m.167 bazı yakın akrabalar arasında işlenen malvarlığı suçlarında şahsi cezasızlık sebebi veya ceza indirimi öngörmektedir.

Yağma ve nitelikli yağma hariç olmak üzere dolandırıcılık suçunun;

  • hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
  • üstsoy veya altsoyun,
  • bu derecede kayın hısımlarının,
  • evlat edinen veya evlatlığın,
  • aynı konutta birlikte yaşayan kardeşin

zararına işlenmesi hâlinde ilgili kişi hakkında cezaya hükmolunmaz.

Buna karşılık hakkında ayrılık kararı verilmiş eş, aynı konutta yaşamayan kardeş veya kanunda belirtilen diğer bazı akrabalar aleyhine işlenen suçlarda şikâyet şartıyla cezada yarı oranında indirim yapılabilir.

Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık – TCK 168

Dolandırıcılık suçunda en önemli ceza indirimi kurumlarından biri etkin pişmanlıktır.

Kovuşturma Başlamadan Önce Zararın Giderilmesi

Dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden kişinin pişmanlık göstererek mağdurun zararını tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezada;

üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.

Kovuşturma Başladıktan Sonra Zararın Giderilmesi

Zarar kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce tamamen giderilirse verilecek cezada;yarısına kadar indirim yapılabilir.

Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme sisteminde de soruşturma veya kovuşturma aşamasında zararın giderilmesinin failin cezasında indirime yol açabileceği belirtilmektedir.

Zararın Kısmen Giderilmesi

Zararın yalnızca bir kısmı giderilmişse etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.

Etkin pişmanlık otomatik bir beraat sebebi değildir. Suç oluşmuş olmakla birlikte şartları mevcutsa sonuç ceza üzerinde indirim sağlar.

Dolandırıcılık Suçunda Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri – TCK 169

Dolandırıcılık suçunun işlenmesi sonucunda bir tüzel kişi lehine haksız menfaat elde edilmişse TCK m.169 kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gündeme gelebilir.

Bu nedenle suçun bir şirket veya başka tüzel kişilik faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi yalnızca gerçek kişilerin cezai sorumluluğu yönünden değil, tüzel kişi bakımından uygulanabilecek tedbirler yönünden de önem taşıyabilir.

Dolandırıcılık Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?

Kural olarak TCK m.157 basit dolandırıcılık ve TCK m.158 nitelikli dolandırıcılık suçları şikâyete bağlı değildir.

Savcılık suçtan haberdar olduğunda soruşturma resen yürütülebilir.

Ancak TCK m.159’da düzenlenen, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık ile TCK m.167’de belirtilen bazı akrabalık hâlleri bakımından özel şikâyet hükümleri bulunmaktadır.

Basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olduğu da Adalet Bakanlığı tarafından belirtilmektedir.

Dolandırıcılık Mağduru Ne Yapmalıdır?

Dolandırıcılık mağdurunun mümkün olduğunca hızlı hareket etmesi önemlidir.

Özellikle;

  • banka dekontları,
  • WhatsApp ve Telegram yazışmaları,
  • SMS’ler,
  • e-postalar,
  • internet ilanının ekran görüntüsü,
  • sosyal medya profilleri,
  • telefon numaraları,
  • IBAN bilgileri,
  • kripto para transfer kayıtları,
  • ses kayıtlarının hukuka uygun şekilde elde edilmiş olanları,
  • sahte belgeler koruma altına alınmalıdır.

En yakın kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Adalet Bakanlığı da dolandırıcılık mağdurlarının karakol veya savcılığa başvurabileceğini belirtmektedir.

Banka üzerinden para transferi yapılmışsa ilgili banka ile süratle iletişime geçilmesi de önemlidir.

Dolandırıcılık Suçlamasıyla Karşılaşan Kişi Ne Yapmalıdır?

Dolandırıcılık soruşturmalarında yalnızca paranın hangi hesaba gittiğine bakılarak değerlendirme yapılması yeterli değildir.

Özellikle;

  • mağdurla kimin görüştüğü,
  • ilanı kimin verdiği,
  • telefon hattının kime ait olduğu,
  • banka hesabını fiilen kimin kullandığı,
  • paranın hesaba geldikten sonra nereye aktarıldığı,
  • ATM kamera kayıtları,
  • IP ve cihaz kayıtları,
  • kişinin herhangi bir komisyon alıp almadığı,
  • dolandırıcılık organizasyonundaki rolü,
  • hesap sahibinin suçtan haberdar olup olmadığı

araştırılmalıdır.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.158/4 nedeniyle özellikle IBAN veya banka hesabını kullandırdığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılıktan yargılanan kişiler bakımından iştirak biçiminin ayrıntılı şekilde belirlenmesi daha da önemli hâle gelmiştir.

Bursa Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Davalarında Ceza Avukatı

Dolandırıcılık dosyalarında hukuki nitelendirme çoğu zaman dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Aynı olayda TCK m.157 kapsamında basit dolandırıcılık, TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, bilişim suçları veya yalnızca özel hukuk uyuşmazlığı tartışması ortaya çıkabilir.

Yürütülen dolandırıcılık soruşturma ve davalarında bir  ceza avukatı tarafından;

  • hile unsurunun bulunup bulunmadığı,
  • mağdurun ne şekilde aldatıldığı,
  • bilişim sisteminin suçta nasıl kullanıldığı,
  • banka hesabının yalnızca ödeme aracı olup olmadığı,
  • şirket veya ticari faaliyet nedeniyle TCK m.158/1-h’nin uygulanıp uygulanamayacağı,
  • banka hesabını kullandıran kişi bakımından TCK m.158/4 şartlarının bulunup bulunmadığı,
  • etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimali

somut dosya üzerinden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Dolandırıcılık suçunda mağdur vekilliği veya şüpheli/sanık müdafiliği bakımından soruşturmanın ilk aşamasından itibaren delillerin doğru biçimde toplanması ve suç vasfının doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.

Bursa Ceza Avukatı Açısından Dolandırıcılık Dosyalarında Önemli Deliller

Dolandırıcılık dosyalarının önemli bir bölümü dijital delillere dayanmaktadır.

Banka hesap hareketleri, HTS kayıtları, IP kayıtları, ATM kamera görüntüleri, internet ilan kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve telefon numaralarının kimler tarafından kullanıldığı suçun failinin belirlenmesinde önemli olabilir.

Özellikle farklı kişilere ait çok sayıda IBAN’ın kullanıldığı dosyalarda yalnızca para hareketine bakılması yerine her şüpheli veya sanığın suç organizasyonu içerisindeki bilgisi, kastı ve fiili katkısı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Bu nedenle bir Bursa ceza avukatı tarafından dosyanın yalnızca iddianame üzerinden değil, banka hareketleri ve dijital materyaller dahil tüm deliller üzerinden incelenmesi savunmanın veya mağdur vekilliğinin sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir.

Dolandırıcılık Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Dolandırıcılık suçunun cezası kaç yıldır?

TCK m.157 kapsamında basit dolandırıcılığın cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılıkta ise kural olarak 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası uygulanır. Bazı nitelikli hâllerde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır.

İnternetten yapılan dolandırıcılık nitelikli dolandırıcılık mıdır?

İnternet veya başka bir bilişim sistemi, mağdurun aldatılmasında araç olarak kullanılmışsa TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir. Ancak her olay kendi özellikleri içinde değerlendirilmelidir.

IBAN vermek dolandırıcılık suçuna iştirak sayılır mı?

Kişinin dolandırıcılık amacıyla banka hesabını bilinçli biçimde kullandırması cezai sorumluluk doğurabilir. Ancak kişinin suçtan haberdar olup olmadığı, eyleme ne şekilde katıldığı ve kastı araştırılmalıdır.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.158/4’e göre iştiraki yalnızca hesap veya ödeme araçlarını kullandırmaya yarayan bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaret kalan kişiler bakımından cezada yarı oranında indirim öngörülmüştür.

Borcu ödememek dolandırıcılık mıdır?

Tek başına borcun ödenmemesi dolandırıcılık değildir. Dolandırıcılık suçunun oluşması için mağduru aldatmaya yönelik hileli davranışın bulunması gerekir. Hile ispatlanamadığında uyuşmazlık özel hukuk veya alacak-borç ilişkisi kapsamında kalabilir.

Dolandırıcılıkta para geri ödenirse dava düşer mi?

Kural olarak hayır. Ancak mağdurun zararının giderilmesi TCK m.168 kapsamında etkin pişmanlık nedeniyle önemli miktarda ceza indirimi sağlayabilir.

Dolandırıcılık suçunda mağdur parasını geri alabilir mi?

Ceza soruşturmasından bağımsız olarak olayın özelliklerine göre mağdurun maddi ve manevi zararlarının hukuk mahkemelerinde talep edilmesi mümkündür. Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme sisteminde de dolandırıcılıktan kaynaklanan zararların tazminat davasına konu olabileceği belirtilmektedir.

Sonuç

Dolandırıcılık suçları günümüzde klasik yüz yüze hilelerden çok internet, sosyal medya, banka hesapları, kripto varlık sistemleri ve sahte dijital kimlikler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle TCK m.157 ile TCK m.158 arasındaki ayrım her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır.

Özellikle internet ilanları, sahte yatırım platformları, polis-savcı veya banka görevlisi gibi davranılması, şirket faaliyetleri sırasında gerçekleştirilen hileler ve banka hesabı/IBAN kullandırılması nitelikli dolandırıcılık yönünden ayrıntılı değerlendirme gerektiren alanlardır.

Ayrıca 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.158/4, banka hesabı, kart, ödeme hesabı veya kripto varlık hesabını kullandırmak suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği iddia edilen kişiler bakımından önemli bir değişiklik getirmiştir.

Dolandırıcılık mağduru olan veya dolandırıcılık suçlamasıyla karşılaşan kişilerin; banka hareketleri, dijital yazışmalar, ilan kayıtları ve diğer deliller kaybolmadan hukuki süreci başlatması önemlidir. Bursa ceza avukatı desteğiyle yapılacak değerlendirmede suçun vasfı, failin kastı, iştirak şekli, nitelikli hâller ve etkin pişmanlık hükümleri somut olayın özelliklerine göre birlikte incelenmelidir.

Av. İlker Kılıç
Bursa Barosu

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin