Boşanmada Şirket Hissesi Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada Şirket Hissesi Nasıl Paylaşılır?

Bu rapor, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca yürürlükte bulunan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sırasında, evlilik birliğinden önce kurulan ve kişisel mal (KM) niteliği taşıyan bir Anonim Şirketin (A.Ş.) evlilik süresince oluşan değer artışı ve kârlarının diğer eşin (K) alacak haklarına (Katılım Alacağı ve Değer Artış Payı) nasıl yansıtılacağını ve hesaplama metodolojilerini detaylı bir şekilde analiz etmektedir.

KM: Kişisel Mal – EM: Edinilmiş Mal – E:Erkek – K:Kadın

  1. YASAL ÇERÇEVE VE ŞİRKET HİSSELERİNİN MAL REJİMİNDEKİ SINIFLANDIRILMASI

Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenen veya başka bir mal rejimi seçmeyen eşler arasında yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaktadır. Bu rejim, evlilik birliği içinde elde edilen malların (edinilmiş mal – EM) paylaşıma tabi olmasını esas alır.

2.1. Yasal Mal Rejiminin Temel İlkeleri ve Kritik Tarihler

İlgili olay örgüsünde, erkek eş (E) tarafından evlilik öncesi kurulan A.Ş. hisseleri ve şirketin evlilik tarihindeki mevcut değeri, TMK m. 220/b.2 hükmü gereğince, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri olduğundan, kesin olarak kişisel mal (KM) niteliğindedir. Dolayısıyla, şirketin evlilik birliğine girdiği andaki temel sermaye değeri (corpus), doğrudan paylaşıma tabi değildir.

Mal rejiminin tasfiyesi sürecinde, iki kritik tarih belirlemesi hayati öneme sahiptir:

  1. Mal Rejiminin Sona Erme Anı (Statü Tespiti):Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2). Bu tarih, şirket varlıklarının hukuki statüsünün (Kişisel Mal’ mı ‘’KM’’ yoksa Edinilmiş Mal , ‘’EM’’  mi olduğu) belirlenmesinde esas alınan statü dondurma anıdır. Evlilik süresi boyunca elde edilen tüm gelirler ve kârlar, bu tarihe kadar edinilmiş mal havuzuna dahil edilir.
  2. Tasfiye (Değerleme) Anı (Rayiç Değer Tespiti):Artık değer ve değer artış payı gibi alacak miktarları hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, o tarihteki durumları esas alınarak, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri dikkate alınır (TMK m. 227/1, 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi genellikle davanın karara bağlandığı, yani kararın verildiği andır.

Bu iki tarih arasındaki ayrım, özellikle A.Ş. gibi dinamik ticari varlıklarda önem taşır. Şirketin hukuki statüsü boşanma davasının açılmasıyla belirlense de, değerlemede karar tarihi esas alınması, K’nın (KADIN) lehine işleyen bir koruma mekanizması sunar. Bu durum, şirketin mal rejiminin sona ermesinden sonra dahi oluşan pasif (konjonktürel) değer artışının, tasfiye anındaki güncel değer üzerinden hesaplamaya dahil edilerek K’nın  (KADIN) alacağının enflasyon karşısında korunmasını sağlar.

2.2. Kişisel Malın Geliri Olarak Şirket Kârlarının Hukuki Akıbeti

TMK’nın 219. maddesi, kişisel malların (bu durumda A.Ş. hisseleri/sermayesi) evlilik birliği süresince sağladığı gelirlerin (iratların) edinilmiş mal (EM) sayılacağını açıkça hükme bağlamıştır (TMK m. 219/II, b.4). Bu hüküm, K’nın (KADIN)  Katılım Alacağı talebinin temel yasal kaynağını oluşturur.

Şirketin Kişisel Mal  olan öz sermayesinin evlilik birliği boyunca ürettiği yıllık net kârlar, temettüler veya yatırımlar edinilmiş mal niteliğini taşır. Evlilik öncesi dönemde elde edilen kâr ve zararlar ise, şirketin sahibi olan Erkeğe ait kişisel mal olarak kalır.

III. EDİNİLMİŞ MAL HAVUZUNUN OLUŞTURULMASI

Kadın K’nın mal rejimi tasfiyesindeki temel hakkı, edinilmiş mallar üzerinde doğan artık değerin yarısını talep etme hakkı olan Katılım Alacağıdır (TMK m. 231). Bu artık değere ulaşmak için, şirketin evlilik birliği içinde yarattığı tüm ekonomik değerin detaylı bir finansal ve hukuki incelemesi gerekmektedir.

3.1. Dağıtılmamış Kârların ve Sermaye Artırımlarının Tasfiyeye Konu Olması

Anonim Şirketlerde kârlar, şirket yönetimi tarafından dağıtılmayıp, yedek akçelere aktarılabilir veya yeniden yatırıma dönüştürülebilir. Yargıtay içtihatları ve kanun hükümleri, bu tür dağıtılmamış olsa dahi evlilik birliği içinde elde edilen kârların tasfiye dışı tutulmasını engeller.

Şirket eğer elde ettiği kârı ortaklara dağıtmayıp yatırıma dönüştürürse, bu yatırıma dönüştürülen miktar, kural olarak edinilmiş mal olarak kabul edilmeli ve tasfiyede dikkate alınmalıdır. Örneğin, elde edilen 10 birim kârın 4 biriminin yatırıma dönüştürülmesi halinde, bilançoda görünmeyen bu 4 birim de Edinilmiş Mal havuzuna eklenmelidir.

Aynı şekilde, kârların şirketçe ortaklara dağıtılmayan yedek akçelerden karşılanarak, payların itibari değerlerinde değişiklik yapılmaksızın nominal sermaye artırımı yoluyla gerçekleştirilmesi durumunda da, bu dağıtılmamış kârlar TMK m. 219/II, b.4 uyarınca edinilmiş mal sayılır. Bu ilke, şirket sahibinin (E) kârı sürekli sermayeye ekleyerek K’nın Katılım Alacağı hakkını tasfiyeden kaçırma stratejisini bertaraf eder.

3.2. Netleştirme İlkesi ve Muhasebe Kayıtlarının Adli Denetimi

Şirket bilançosunda yer alan kâr rakamları genellikle brüttür. Hukuki tasfiyede paylaşıma konu olacak miktar, vergiler, yasal yükümlülükler ve varsa şirket borçları düşüldükten sonra kalan net kârdır. Dolayısıyla, bilirkişi incelemesi sırasında brüt kârın öncelikle netleştirilmesi ve ancak bu net miktarın edinilmiş mal olarak tasfiyeye konu edilmesi gerekmektedir.

Basit bir bilanço okuması, mal rejimi tasfiyesi için yeterli değildir. Uzman bir denetçi, evlilik dönemi boyunca “örtülü kâr dağıtımı” olup olmadığını detaylıca araştırmalıdır. A.Ş. sahipleri, kişisel malları olan şirketin kârını azaltmak amacıyla kendilerine yüksek maaş, prim veya şüpheli gider kalemleri oluşturmuş olabilirler. Bu tür uygulamalar, yasal olarak düzenlenmiş olsa dahi, mal rejimi hukuku açısından edinilmiş mal havuzunu azaltmaya yönelik bir eylem olarak değerlendirilip, kârın hukuki standarda göre düzeltilmesi gerekebilir. Bilirkişinin görevi, yıllık bazda sermaye artırımı, kar payı dağıtımı ve kârın yatırıma dönüştürülmesi gibi tüm finansal akışları detaylı hesaplayarak, 01.01.2002 tarihinden (veya evlilik tarihinden) sonra edinilmiş mal olarak kabul edilecek kalemleri netleştirmektir.

  1. ŞİRKET DEĞER ARTIŞININ NİTELİĞİ VE İKİ TALEBİN AYRIMI

K’nın talep edebileceği Artık Değere Katılma Alacağı (KA) ile Değer Artış Payı (DAP), şirket değerindeki artışın kaynağına ve diğer eşin katkısının niteliğine göre ayrılır.

4.1. Katılım Alacağı (KA) ve Endüstriyel Değer Artışı (TMK m. 231)

Kişisel mal olan şirketin toplam değerinde evlilik birliği süresince bir artış meydana gelmiş olabilir. Bu artışın niteliği, paylaşıma tabi olup olmadığını belirler.

Eğer değer artışı, sadece genel piyasa koşulları, enflasyon, arsa/gayrimenkul değer artışı veya sektördeki pasif konjonktürel  değişimlerden kaynaklanıyorsa, bu artış Kişisel Mal grubuna ait kalır ve paylaşıma tabi olmaz. Ancak, eğer bu artış, E’nin evlilik birliği içerisindeki aktif çabası, emeği, kişisel yönetimi ve finansal kararları neticesinde ortaya çıkmışsa (endüstriyel artış), bu değer, eşin emeği karşılığı edinilmiş mal olarak artık değerde dikkate alınır.

KA’nın temel dayanağı, şirketin net kârları ve yatırıma dönüştürülmüş kârlarıdır. Eğer endüstriyel artış ispatlanırsa, bu artışın değeri de Artık Değer havuzuna eklenir ve K, bu eklenen miktarın %50’si üzerinde hak sahibi olur. Bu, aktif yöneticilik ve işletmecilik faaliyetlerinin evlilik birliğinin ortak edinimi sayılması ilkesinin bir sonucudur.

4.2. Değer Artış Payı (DAP) ve Doğrudan Katkı (TMK m. 227)

Değer Artış Payı alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminde, bir eşin diğerinin Kişisel Malına (bu durumda A.Ş. sermayesine veya varlıklarına) doğrudan katkı yapması durumunda doğar.

DAP talebinin doğması için gerekli şartlar şunlardır :

  1. K’nın yaptığı katkının parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet katkısında bulunulması (örneğin K’nın mirasından gelen nakdin şirketin sermayesine eklenmesi).
  2. Katkının bir bağışlama değil, karşı edim alacağı elde etme kastıyla yapılmış olması.
  3. K’nın bu katkısı karşılığında diğer eşten hiç ya da uygun bir karşılık almamış bulunması.

Eğer K, bu şartları yerine getirerek şirketin kişisel mal niteliğindeki sermayesine doğrudan katkıda bulunmuşsa, DAP alacağı talep edebilir. DAP hesaplanırken, K’nın yaptığı katkının katkı tarihindeki değere oranı tespit edilir ve bu oran, tasfiye anındaki (karar tarihi) malın sürüm değeri ile çarpılır.

Değer Artış Payı alacağında alacak miktarı, tasfiye sırasındaki en güncel değer (karar tarihi) üzerinden hesaplanmak zorundadır. Bu, alacağın güncel değer üzerinden tahsil edilmesini sağlar.

  1. ANONİM ŞİRKET DEĞERLEME METODOLOJİLERİ VE UYGULAMA KRİTERLERİ

Anonim şirketlerin tasfiyesi, yalnızca hukuki bir süreç değil, aynı zamanda kompleks bir finansal değerleme sürecini gerektirir. Şirket değerinin doğru tespiti, K’nın alacağının adil bir şekilde belirlenmesinin anahtarıdır.

5.1. Değerlemeye Esas Olacak Tarihler ve Standartlar

Şirket hissesinin değerlemesi, mal rejiminin sona erdiği andaki (boşanma davası açılış tarihi) şirketin mali ve idari durumu esas alınarak, tasfiye (karar) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri üzerinden yapılmalıdır. Gayrimenkuller için rayiç bedel değil, piyasa değeri esas alınır.

Anonim şirket hisselerinin değerinin tespiti teknik ve karmaşık bir süreç olduğundan, bu hesaplamaların, ticari işletme değerleme yöntemlerini uygulayabilen, tercihen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı veya bu alanda yetkin uzman bilirkişiler tarafından yapılması zorunludur.

5.2. Bilirkişinin A.Ş. Değerlemesindeki Fonksiyonel Rolü

Uzman bilirkişi, hukuki tasfiye kriterlerini karşılamak amacıyla şirketin finansal tablolarını ayrıştırmakla yükümlüdür.

Bilirkişi incelemesinde aşağıdaki kritik analizler yapılmalıdır :

  1. Sermaye Artırımı Kaynağı: Evlilik sürecinde yapılan sermaye artırımlarının iç kaynaklardan mı (yedek akçe, kâr) yoksa dış kaynaklardan mı (ortak borcu, yeni yatırım) karşılandığı tespit edilmelidir. İç kaynaklardan karşılanan ve evlilik içinde elde edilen kârlar Edinilmiş Mal’dır.
  2. Kâr Akışı:Kar payının dağıtılıp dağıtılmadığı, sermayeye eklenip eklenmediği veya dağıtılmayarak yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediği belirlenmelidir.
  3. Değerleme Yöntemi Seçimi:Ş.’nin büyüklüğü, sektörü ve operasyonel yapısına uygun değerleme yöntemi seçilmelidir. Sadece defter değeri (Net Aktif Değer) bazen yetersiz kalabilir. Özellikle kâr odaklı ve aktif yönetilen şirketlerde İndirgenmiş Nakit Akışı (DCF) veya Emsal Karşılaştırma yöntemleri kullanılmalıdır.

5.3. Kişisel Malın Korunması İlkesi (Denkleştirme Hakkı)

Mal rejiminin tasfiyesinde, kişisel mal grubunun (A.Ş.’nin evlilik başlangıcı sermayesi) korunması esastır. Eğer kişisel mal (KM) bir malvarlığı değeri (A.Ş. sermayesi) evlilik birliği içinde oluşan borçları ödemek veya edinilmiş mal (EM) grubuna ait başka bir malın edinilmesine katkıda bulunmak amacıyla kullanılmışsa, Kişisel Mal sahibi eşin (ERKEK , E), bu değerin iadesini (Denkleştirme) talep etme hakkı doğar.

Aynı şekilde, evlilik birliği gelirlerinin (Edinilmiş Mal) şirketin kişisel mal niteliğindeki sermayesinin korunmasında veya artırılmasında kullanılması halinde, Kadın K’ da bu Edinilmiş Mal’ın iadesini (denkleştirme alacağı) talep edebilir. Bu denkleştirme miktarı, artık değer hesaplanmadan önce Edinilmiş Mal havuzuna geri eklenmelidir.

  1. KRİTİK HESAPLAMA ADIMLARI VE FİNANSAL TABLOLAR

Kadın K’nın şirketten talep edebileceği nihai alacak miktarı, Katılım Alacağı  (KA) ve Değer Artış Payı (DAP )hesaplamalarının sistematik bir şekilde uygulanmasını gerektirir.

6.1. Artık Değere Katılım Alacağı (Katılım Alacağı ) Hesaplama Akışı

Katılım Alacağı, Kişisel Malın gelirlerinden oluşan Net Edinilmiş Mal (Artık Değer) üzerinden hesaplanır.

  1. Ş.’nin Başlangıç Kişisel Mal Değerinin Tespiti: Evlilik tarihi itibarıyla şirketin öz sermaye değeri veya sürüm değeri tespit edilir.
  2. Yıllık Net Edinilmiş Mal Kaynaklarının Tespiti: Evlilik süresince elde edilen ve TMK m. 219/II, b.4 uyarınca Edinilmiş Mal sayılan net kârlar, dağıtılan temettüler, yatırıma dönüştürülen ve sermayeye eklenen net kârlar (EM toplamı) belirlenir. Bu kârlar brütten nete çevrilmelidir.
  3. Aktif (Endüstriyel) Değer Artışının Tespiti: Şirketin toplam değer artışından (tasfiye anı sürüm değeri – başlangıç değeri), piyasa koşullarından kaynaklanan pasif (konjonktürel) artış düşülerek, eşin aktif emeği sonucu ortaya çıkan endüstriyel artış miktarı hesaplanır. Bu miktar Edinilmiş Mal havuzuna eklenir.
  4. Denkleştirme İşlemleri: Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal grupları arasındaki tüm giriş ve çıkışlar muhasebeleştirilir ve alacak/borç miktarları denkleştirilir.
  5. Artık Değer (AD) Tespiti: Net Edinilmiş Mal toplamından, Edinilmiş Mala ilişkin borçlar ve denkleştirme miktarları düşülerek Artık Değer (AD) bulunur.
  6. Katılım Alacağı (KA) Tespiti: Kadın ”K” Katılım Alacağı, Artık Değerin yarısıdır (

6.2. Değer Artış Payı (DAP) Hesaplama Akışı

DAP, Kadın K’nın şirketin Kişisel Mal  niteliğindeki varlığına doğrudan katkı yapması halinde gündeme gelir.

  1. Katkı Miktarının Tespiti:Kadın K’nın kişisel malından şirketin Kişisel Malına  yaptığı parasal katkı miktarı ve katkı tarihi tespit edilir.
  2. Oran Tespiti:Katkının, şirketin katkı tarihindeki toplam Kişisel Mal değerine oranı belirlenir:
  3. Güncel Değerleme:Şirketin Tasfiye Anındaki (Karar Tarihi) sürüm değeri belirlenir.
  4. DAP Tespiti:DAP alacağı, katkı oranının tasfiye anındaki sürüm değeri ile çarpılmasıyla hesaplanır:

Bu sistematik hesaplama akışı, Tablo 1 ve Tablo 2’de özetlenmiştir.

Tablo 1: Edinilmiş Mal Kaynağı Olarak Şirket Gelirlerinin Sınıflandırılması ve Artık Değere Etkisi

Gelir/Değer Kalemi Hukuki Dayanak (TMK) Nitelik (EM/KM) Tasfiye Yöntemi ve K’nın Hakkı
A.Ş. Kuruluş Sermayesi (Evlilik Başlangıcı) m. 220/2 Kişisel Mal (KM) Değer artışına tabi, paylaşılmaz (Denkleştirme ile korunur)
Evlilik İçi Net Kâr Payı (Temettü) m. 219/II, b.4 Edinilmiş Mal (EM) Artık Değer (AD) içinde %50 Katılım Alacağı
Dağıtılmayıp Sermayeye Eklenen Kâr (Yedek Akçe) m. 219/II, b.4 Edinilmiş Mal (EM) AD içinde %50 Katılım Alacağı (Yatırıma dönüşen kısım)
Pasif Değer Artışı (konjonktürel) Emsal İçtihatlar Kişisel Mal (KM) Paylaşılmaz (KM’nin değerini korur)
Aktif Değer Artışı (Eşin Emeği/Endüstriyel) Emsal İçtihatlar Edinilmiş Mal (EM) AD içinde %50 Katılım Alacağı (İspat şartıyla)

 

Tablo 2: Mal Rejimi Tasfiyesinde Hesaplama Tarihleri ve Değerleme Esasları

Hukuki An Finansal Karşılığı Esas Alınan Tarih Amacı Yargıtay Uygulaması
Mal Rejiminin Başlangıcı KM Değeri Evlilik Tarihi (veya 01.01.2002) Korunacak Kişisel Malın Tespiti Sürüm Değeri Tespiti
Mal Rejiminin Sona Ermesi Edinilmiş Malın Statüsü Boşanma Davası Açılış Tarihi Hangi malların EM veya KM olarak kabul edileceğinin belirlenmesi Hukuki Statü Tespiti
Tasfiye Anı Sürüm Değeri (Rayiç) Karar Tarihi (En Güncel An) EM/KM Değerlerinin Güncel Piyasa Değeriyle Hesaplanması Güncel Piyasa Değeri Esastır

 

VII. SONUÇ VE HUKUKİ STRATEJİ TAVSİYELERİ

Evlilik öncesi kurulan bir A.Ş.’nin mal rejimi tasfiyesine konu olması, temel olarak Kişisel Malın korunması ilkesi ile Kişisel Malın  gelirlerinin Edinilmiş Mal  sayılması ilkesinin çatıştığı bir alandır. Kadın  K’nın alacak hakkı, evlilik birliği süresince şirketin yarattığı net ekonomik değer (kâr ve aktif değer artışı) üzerinden Artık Değere Katılma Alacağı olarak doğacaktır.

7.1. Sonuçlar ve Kanıt Yükümlülükleri

Kadın K’nın  talep edebileceği Katılım Alacağı (KA) hakkı, şirketin evlilik boyunca elde ettiği ve aşağıda belirtilen ekonomik değerler üzerinden %50 oranında hesaplanmalıdır:

  1. Kârlar ve Yatırımlar: Şirketin evlilik süresi boyunca elde ettiği, dağıtılan, yatırıma dönüştürülen veya sermayeye eklenen net (vergi sonrası) kârların tamamı Edinilmiş Mal  havuzuna dahil edilmelidir.
  2. Aktif Değer Artışı: Şirket değerindeki artışın, sadece enflasyon veya piyasa koşullarından değil, E’nin aktif emeği ve ticari çabası sonucu oluştuğu kanıtlanırsa, bu artışın değeri de Edinilmiş Mal  olarak kabul edilir ve paylaşıma konu olur. Eğer bu ispatlanamazsa, salt konjonktüreler artış Kişisel Malda  kalır.
  3. Değerleme Zamanlaması: Hesaplamalarda, mal rejiminin sona erdiği tarihteki mali durum esas alınmalı, ancak şirketin değerlemesi (sürüm değeri) davanın Karar Tarihine göre yapılmalıdır.

7.2. Hukuki ve Finansal Öncelikler

Bu davanın başarılı bir şekilde yürütülmesi için, aşağıdaki adımların izlenmesi elzemdir:

  1. Uzman Bilirkişi Raporu: Şirket defterlerinin, özellikle kârın brüt değil net olarak belirlenmesi, yatırıma dönüştürülen ve sermayeye eklenen gizli kârların tespiti için mutlaka ticari işletme değerleme yöntemlerini uygulayabilen, bağımsız ve yetkin bir uzman bilirkişiden rapor alınması zorunludur. Bilirkişinin, örtülü kâr dağıtımı ve manipülatif muhasebe işlemlerini tespit etmesi kritik önem taşır.
  2. Kanıt Yükü: Kadın K, şirketin kişisel malına doğrudan katkıda bulunmuşsa (DAP talebi için), bu katkının parasal miktarını, tarihini ve bağışlama kastı olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
  3. Zamanaşımı: Katılım Alacağı ve Değer Artış Payı talepleri, (boşanma davası kesinleşme  tarihi) itibaren Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Kadın  K’nın bu süre içinde hakkını talep etmesi gerekmektedir.

Bursa Boşanma Avukat İlker Kılıç 

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin