Popüler Etiketler

KONKORDATO SÜRECİNE GİREN VE İNŞAAT FİRMASINDAN TAŞINMAZ ’’KONUT, İŞ YERİ VB’’ SATIN ALAN ALICININ HAKLARI VE İZLEYEBİLECEĞİ YOLLARA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER VE İLGİLİ KANUN MADDELERİ ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME
KONKORDATO SÜRECİNE GİREN VE İNŞAAT FİRMASINDAN TAŞINMAZ ’’KONUT, İŞ YERİ VB’’ SATIN ALAN ALICININ HAKLARI VE İZLEYEBİLECEĞİ YOLLARA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER VE İLGİLİ KANUN MADDELERİ ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME .
Bu bilgiler genel nitelikte olup, somut duruma ve belgelere göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir. Kesin ve doğru bir hukuki danışmanlık için mutlaka belgelerinizle birlikte bir avukata başvurulması tavsiye edilir.
Öncelikle İlgili Kanunlar:
- İcra ve İflas Kanunu (İİK): Konkordato hükümleri bu kanunda düzenlenmiştir.
- Türk Borçlar Kanunu (TBK): Sözleşmelerin genel hükümleri, sözleşmeden dönme, fesih, temerrüt, imkansızlık gibi konular bu kanunda yer alır.
- Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK): Satın alan tüketici sıfatına haiz ise bu kanun hükümleri de devreye girebilir.
- Türk Medeni Kanunu (TMK): Tapu sicili, mülkiyetin devri gibi konularda uygulanabilir.
Değerlendirme ve Olası Çözüm Yolları:
Soru 1: Taşınmaz satın alan sözleşmeden dönerek ve/veya sözleşmenin feshini talep edebilir mi?
Konkordato süreci, borçlunun ticari faaliyetlerini sürdürmesi ve mali durumunu düzeltmesi için getirilen bir hukuki koruma kalkanıdır. Ancak bu durum, alacaklıların haklarını tamamen ortadan kaldırmaz.
- TBK Açısından Değerlendirme:
- Temerrüt (Gecikme): İnşaat firmasının satın alınan taşınmaz projenin tamamlanmasını ve taşınmazın teslimini imkansız hale getirebilir veya ciddi şekilde geciktirebilir. Sözleşmede teslim yeri ve tarihi hakkında bildirimden bahsetmişse , eğer şirket taahhüt ettiği tarihte teslimi gerçekleştiremeyecekse, şirketi temerrüde düşürebilirsiniz. Temerrüt durumunda, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre sözleşmenin feshini talep edebilir.
- İmkansızlık: Eğer projenin tamamlanması ve taşınmazın teslimi, şirketin konkordato öncesi ve/veya konkordato ilan etmesi nedeniyle sürekli ve kesin olarak imkansız hale gelirse (örneğin, şirket projeye başlayamaz , kalan süre projenin tamamlanması mümkün değilse, şirket iflas ederse veya konkordato projesi kapsamında inşaatın durdurulması kararı alınırsa), Borçlar Kanunu’nun 136. maddesine göre sözleşme kendiliğinden sona erebilir veya sözleşmenin ifasından kurtulabilir.. Bu nedenle, sözleşmeden dönme veya fesih talebinin dayandırılacağı hukuki gerekçenin çok iyi belirlenmesi gerekir.
- Güvenin Sarsılması: Konkordato ilanı, şirketin mali durumunun bozulduğunu gösterir ve bu durum, şirkete olan güvenini temelden sarsabilir. Bu da bazı durumlarda haklı fesih nedeni olarak ileri sürülebilir.
- Konkordato Süreci Açısından Değerlendirme:
- Konkordato süreci devam ederken, borçlu şirket aleyhine takip yapılamaz veya başlamış takipler durur (İİK m. 294). Ancak bu, sözleşmesel hakların sona erdiği anlamına gelmez.
- Konkordato projesi onaylandığında, borçluya yeni bir borç ödeme planı sunulur. Bu plan, projenin tamamlanıp tamamlanmayacağını da içerebilir. Eğer konkordato projesi kapsamında taşınmazın teslimi mümkün görünmüyorsa veya çok uzun bir süreye yayılacaksa, sözleşmeyi feshetme veya dönme hakkı gündeme gelebilir.
- Konkordato süreci boyunca borçlu, konkordato komiserinin denetimi altındadır. Alacaklı haklarını korumak için konkordato komiseri ile iletişime geçmesi ve durumunu bildirmesi önemlidir.
Sonuç: Sözleşmeden dönme veya fesih hakkının olup olmadığı, somut olayın özelliklerine, konkordato sürecinin gidişatına, şirketin konkordato projesine ve sözleşmedeki ilgili hükümlere göre değişir. Şirketin temerrüde düşüp düşmediği veya ifanın imkansız hale gelip gelmediği iyi değerlendirilmelidir. Hukuki yollara başvurmadan önce bir ihtarname çekilerek şirketten durum hakkında bilgi ve taahhüt talep edilmesi faydalı olabilir.
Soru 2: Taşınmaz satın alan, yatırdığı teminatı alabilir mi nasıl, hangi yollara başvurmalı?
Ödediği peşinat, şirketin iflası veya sözleşmenin feshi durumunda bir alacak hakkına dönüşecektir.
- Konkordato Sürecinde:
- Konkordato ilan eden şirket hakkında, konkordato mühletinden önce doğmuş alacaklar için takip yapılamaz. Peşinat alacağı da bu kapsamdadır.
- Yapması gereken, konkordato komiseri tarafından belirlenen süre içinde konkordato masasına alacağını bildirmektir. Bu bildirim, İİK m. 299 uyarınca konkordato komiserliğine yapılmalıdır. Konkordato komiseri, ilan ile alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet eder. Bu bildirimin süresinde ve usulüne uygun yapılması hayati önem taşır.
- Alacak bildiriminde, alacağın miktarı (ödenen peşinat) ve hukuki sebebi (taşınmaz satış vaadi sözleşmesi) açıkça belirtilmelidir.
- Konkordato projesi onaylanırsa, alacağı, projedeki ödeme planına göre (çoğu zaman indirimli ve taksitli olarak) ödenebilir.
- Eğer konkordato projesi onaylanmaz ve şirket iflas ederse, alacağı iflas masasına kaydedilir ve iflas tasfiyesi sonucunda alacaklılar sırasına göre ödeme yapılır. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde peşinat ödeyen alıcılar, genelde adi alacaklı konumunda olurlar, bu da tahsilatın zor olabileceği anlamına gelir. Ancak tapuya şerh düşülmüş bir satış vaadi sözleşmesi varsa bu durum alıcının konumunu güçlendirebilir.
- Sözleşmenin Feshi Durumunda:
- Eğer sözleşmeyi haklı nedenle feshederse (örneğin şirketin temerrüdü nedeniyle), ödediği peşinatın iadesini talep edebilir. Bu talep, şirketin konkordato süreci içinde olması nedeniyle doğrudan icra takibi ile değil, konkordato masasına bildirim yoluyla yapılacaktır.
- Fesih durumunda, Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca, taraflar karşılıklı edimleri iade etmekle yükümlüdür.
Soru 3: Taşınmaz satışında peşinat sonrası ödenecek taksitler senede bağlanmış ise taksitleri ödemeye devam etmeli mi, devam etmez ise tedbir kararı alıp senetlerin ödenmesi durdurabilir mi?
Bu, en kritik sorulardan biridir ve mevcut ve gelecekteki mali durumu açısından büyük önem taşır.
- Ödemeye Devam Edip Etmeme:
- Konkordato ilan eden şirketin, sözleşme konusu edimini (taşınmazın teslimini) yerine getirme ihtimali zayıflamış olabilir. Bu durumda, henüz vadesi gelmemiş senetleri ödemeye devam etmesi, riskli bir davranış oluşturabilir. Çünkü ödeme yapmaya devam etmesi, alacağını daha da artıracak ve tahsilat ihtimali düşük olan bir borçluya fazladan para aktarımı anlamına gelebilecektir.
- Hukuken, borçlu taraf ‘’inşaat firması’’ edimini (taşınmazı teslim etme) yerine getiremiyorsa veya yerine getiremeyeceği açıkça anlaşılıyorsa, Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesindeki “ödemezlik def’i”ne başvurabilir. Bu maddeye göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede, taraflardan biri borcunu ifa edinceye kadar diğer tarafın borcunu ifadan kaçınma hakkı vardır. İnşaat firmasının konkordato ilan etmesi, bu def’i kullanmak için önemli bir gerekçe oluşturabilir.
- Ancak, taşınmaz satın alan senetleri ödemeyi durdurursa, satıcı inşaat firması (veya senetleri ciro edilmişse üçüncü kişiler) aleyhinize icra takibi başlatabilir. Bu durumda taşınmaz satın alan olarak itiraz etmeniz ve hukuki mücadele vermesi gerekecektir.
- Tedbir Kararı ve Senetlerin Ödenmesinin Durdurulması:
- Mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep ederek senetlerin ödenmesini durdurabilir. Bu, en akılcı ve korunmacı yollardan biri olabilir.
- Nereden talep edilir? Asliye Hukuk , Ticaret Mahkemesi’nden veya genel yetkili mahkemeden (yani Mahkemeler, sözleşme ve senette bu yetki şartı da belirtilmiştir) talep edilebilir.
- Nasıl talep edilir? Bir dava dilekçesi ile birlikte, projenin teslim edilememe riskinin yüksek olduğunu ve diğer nedenleri belirterek senetlerin ödenmesi için haklı bir sebep oluşturduğunu belirterek ihtiyati tedbir talebinde bulunabilirsiniz.
- Gerekçe: Talebin gerekçesi, öncelikle projenin akıbetinin belirsizliği, taşınmazın teslim edilememe riski ve şirketin konkordato sürecinde olması ,fazladan ödeme yapmasının önüne geçilmesi gerekliliğidir. Bu, İİK m. 257 ve HMK m. 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarını (bir hakkın ihlali tehlikesi veya gecikme sebebiyle bir zararın doğacağı endişesi) sağlayabilir.
- Tedbirin Kapsamı: Tedbir, vadesi gelmiş ve gelecek tüm senetlerin ödemesinin durdurulmasını kapsayabilir. Mahkeme, tedbir kararı verirken genellikle bir teminat yatırılmasını isteyebilir. Bu teminat, olası bir haksız tedbir kararından şirketin (veya senet alacaklılarının) uğrayabileceği zararın karşılanması içindir.
- İhtiyati Tedbirin Sonuçları: İhtiyati tedbir kararı alınması halinde, senetler için başlatılacak icra takipleri tedbir kararı nedeniyle durdurulur veya başlatılamaz. Bu mağduriyetini önleyebilir.
İzlenmesi gereken adımlar ve hukuki strateji şu şekilde özetlenebilir:
- Sözleşme ve Senetlerin Detaylı İncelenmesi:
- Sözleşmede yer alan teslim hükümleri, mücbir sebep maddeleri ,fesih ve dönme şartları, cezai şartlar (eğer varsa) dikkatlice incelenmelidir.
- Özellikle, inşaat firması yani şirket kontrolü dışındaki gecikmeleri mücbir sebep olarak kabul ettiği için, konkordatonun bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bunun teslim süresine etkisi üzerinde durulmalıdır.
- Senetlerin mücerret borç ikrarı niteliği ve ciro edilebilirlik durumu tespit edilmelidir. Senetlerin kimin adına önemlidir. Eğer senetler ciro edilmiş ve iyi niyetli üçüncü kişilere geçmişse, durum daha karmaşık hale gelebilir, çünkü üçüncü kişiler senet bedelini talep edebilirler. Ancak bu durumu bilmediği ve sözleşmesel ilişki nedeniyle ödeme yapmadığı ihtiyati tedbir talebinde önemli bir argüman olacaktır.
- Konkordato Sürecinin Takibi:
- Konkordato ilanının detayları (geçici mühlet, kesin mühlet, konkordato komiseri kimdir, ilanların yapıldığı gazeteler vb.) hakkında bilgi edinilmelidir.
- Konkordato komiseri ile ivedilikle iletişime geçilmeli ve alacağı (ödenen peşinat) ve sözleşmesel durumu hakkında bilgi verilmelidir.
- Konkordato komiserliğine, İİK m. 299 uyarınca, peşinat alacağının bildirimini süresi içinde ve usulüne uygun şekilde yapmak.
- Hukuki İhtarname Gönderilmesi:
- İnşaat firmasına , projenin durumu, teslim tarihi ve konkordato sürecinin sözleşmeye etkisi hakkında bilgi talep edin ve olası temerrüt durumunda haklarını saklı tuttuğunu bildiren noter onaylı bir ihtarname çekilmesi uygun olabilecektir. Bu ihtarname, ileride açılacak bir davada delil olarak kullanılabilir.
- İhtiyati Tedbir Talepli Dava Açılması:
- Vadesi gelmemiş senetlerin ödenmesinin durdurulması ve hatta vadesi gelmiş ancak ödenmemiş senetler için icra takibi başlatılması ihtimaline karşı, Asliye Hukuk , Asliye Ticaret Mahkemesi’nde, Tüketici mahkemesi’’ alıcının hukuki durumuna göre değişebilir’’ ihtiyati tedbir talepli bir dava açılması en güçlü adımdır.
- Bu dava, sözleşmenin feshi ve/veya ödenen peşinatın iadesi talebini de içerebilir.
- Dava açılacaksa, hukuki argümanlar (temerrüt, imkansızlık, güvenin sarsılması, ödemezlik def’i) ve dayanaklar (sözleşme, ödeme belgeleri, konkordato ilanı) çok sağlam bir şekilde ortaya konulmalıdır.
- Tüketici Mahkemesi Yetkisi (Eğer Tüketici İse):
- Eğer bağımsız bölümü tüketici sıfatıyla (ticari veya mesleki olmayan amaçlarla) satın almışsa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulananabilir ve dava Tüketici Mahkemesi’nde açılabilir. Tüketici mahkemeleri, tüketici lehine yorum yapma eğilimindedir ve bazı durumlarda dava masrafları açısından da avantaj sağlayabilir.
- Alternatif Çözüm Yolları:
- Konkordato projesi kapsamında, taşınmazın teslimi yerine farklı bir çözüm (örneğin, başka bir projeden bağımsız bölüm verilmesi veya bir miktar zararın tazmin edilmesi) önerilirse, bu seçenekler bir avukat yardımıyla değerlendirilmelidir.
Özetle Yol Haritası:
- Profesyonel Hukuki Destek Alın: Bir avukatla detaylı görüşme yaparak somut durumun analizi ve en uygun hukuki stratejinin belirlenmesi şarttır.
- Konkordato Masasına Alacak Kaydı: Konkordato komiserliğine süresinde ve usulüne uygun olarak ödenen peşinat alacağını bildirin.
- İhtiyati Tedbir Talepli Dava: Senet ödemelerini durdurmak için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edin. Bu dava aynı zamanda sözleşmenin feshi ve peşinatın iadesi taleplerini de içerebilir.
- İhtarname Çekme: Şirkete durum hakkında bilgi ve taahhüt talep eden bir ihtarname gönderin.
Bu adımlar, haklarınızı korumak ve olası mağduriyetleri en aza indirmek için atılabilecek en önemli adımlardır.
Sözleşmeden dönerek ve/veya sözleşmenin feshini talep edebilir mi?
Sözleşmeden dönme veya sözleşmenin feshini talep edebilir; ancak bu, genel borçlar hukuku ve konkordato sürecindeki koruma hükümleri birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
Açıklama:
- İİK m. 296’ya göre, borçlunun konkordato ilan etmiş olması, tek başına sözleşmeyi fesih sebebi sayılmaz ve sözleşme sona erdirilemez.
- Ancak bu durum sadece borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin devamı için önem arz eden sözleşmeler için geçerlidir.
- Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri genellikle bu kapsama girmez. Çünkü bu sözleşmeler üretim veya hizmet faaliyetlerinin sürdürülmesiyle doğrudan ilişkili olmayabilir.
- Bu nedenle , TBK m. 125 vd. gereğince borçlunun ifayı imkansızlaştırdığı veya sözleşmeye aykırı davrandığı durumlarda sözleşmeden dönebilir ya da fesih talebinde bulunabilir.
- Özellikle borçlu şirket taşınmazı teslim edemiyorsa veya edemeyeceği artık öngörülebiliyorsa, sözleşmeden dönme/fesih mümkündür.
Yatırdığınız teminatı (peşinat) alabilir mi? Nasıl ve hangi yollara başvurmalı?
Peşinatın iade talebi mümkündür. Ancak konkordato süreci nedeniyle doğrudan icra yoluna gidilemez. Alacak konkordato projesine tabi alacak niteliğindedir ve konkordato projesi kapsamında bildirilerek tahsil yoluna gidilmelidir.
İzlenecek Yol:
- Alacağın bildirilmesi: Peşinat (ve varsa zarar) alacağı konkordato dosyasına alacak bildirimi ile sunulmalıdır. Komiserin ilan ettiği süre içinde alacaklar listeye yazdırılmalıdır (İİK m. 299).
- Sözleşmenin feshi/dönme talebi: Mahkemeye başvurarak sözleşmenin feshini talep edebilir. Bu durumda alacak doğrudan konkordato masasına girer.
- Tazminat talebi: Sözleşme borçlunun kusuruyla ifa edilemiyorsa, TBK m. 112 uyarınca zararın tazmini istenebilir.
- Teminatın iadesi: Eğer sözleşme geçersiz hale gelmişse, TBK m. 77 ve m. 125 vd. hükümleri gereğince sebepsiz zenginleşme ya da dönme nedeniyle teminatın iadesi mümkündür.
Senede bağlanmış taksitleri ödemeye devam etmeli mi? Etmezse senetlerin ödenmesini durdurmak için tedbir alabilir mi?
Ödeme yükümlülüğünü, sözleşmenin devam ettiği sürece yerine getirmek zorundadır. Ancak borçlunun konkordato ilanıyla birlikte borcunu yerine getiremeyeceği anlaşılmışsa veya ifa imkansız hale gelmişse, temerrüde düşmemek için tedbir kararı alarak ödemeleri durdurması mümkündür.
Yapılabilecekler:
- İhtiyati tedbir talebi: Asliye hukuk mahkemesinde (veya tapu iptal/tazminat davası ile birlikte) taşınmazın tesliminin imkansızlaştığı, konkordato sürecinde ifanın beklenemeyeceği gerekçesiyle sözleşmenin feshi ve senetlerin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilir.
- Senetlerin icra takibine konması halinde: Senede dayalı bir icra takibi başlatılırsa menfi tespit davası açarak, ödeme yükümlülüğünün olmadığını ileri sürebilir ve ihtiyati tedbir yoluyla ödemeyi durdurabilir (İİK m.72).
İnşaat Firmasının taşınmazı teslim tarihinin kısa süre kalmış . fakat projeye daha hiç başlanılmamış veya başlanılmış olsa dahi taşınmazın teslimi nerdeyse imkansız hale gelmiş olduğunu düşünür isek ne yapmalı .
getirir.
Bu yeni durumu dikkate alarak daha önceki değerlendirmeleri aşağıdaki şekilde detaylandırabiliriz:
Soru 1: Taşınamaz satın alan sözleşmeden dönerek ve/veya sözleşmenin feshini talep edebilir mi?
Bu yeni bilgiyle sözleşmeden dönme ve/veya fesih talebi çok daha güçlü bir zemine oturmaktadır.
- Borçlu Temerrüdü (TBK m. 117 vd.):
- Projenin teslim tarihine kısa bir süre kala henüz hiç başlanmamış veya teslimin imkansız olduğu anlaşılmış olması, şirketin teslim borcunu yerine getiremeyeceği dair çok kuvvetli bir karine teşkil eder.
- TBK m. 123 uyarınca, borçlu temerrüde düştüğünde alacaklı, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir. Ancak, eğer borçlunun davranışından veya durumundan süre verilmesinin yararsız olacağı anlaşılıyorsa (ki bu durumda, yani teslimatın kısa bir süre kalmasına rağmen hiç başlanmamış olması ve konkordato ilanı dikkate alındığında, süre verilmesinin yararsız olacağı düşünülebilir ), süre vermeye gerek kalmadan alacaklı üç seçimlik haktan birini kullanabilir (TBK m. 125):
- Her zaman gecikmiş ifa ve gecikme nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme.
- Borcun ifasından ve gecikme tazminatından vazgeçerek sözleşmenin feshedilmesini ve ifa etmeme nedeniyle uğradığı menfi zararın tazminini isteme.
- Sözleşmeden dönerek ödediği peşinatın iadesini ve menfi zararın tazminini isteme.
- Sözleşmeye taraf olan ve satış vadi sözleşmesinde alacaklı olan için en uygun seçenek, büyük ihtimalle sözleşmeden dönerek peşinatın iadesini ve uğradığı zararın tazminini talep etmek olacaktır.
- İfanın İmkansızlığı (TBK m. 136):
- Projenin süresinde tamamlanmasının mümkün olmaması , hiç başlanmamış olması nedeniyle fiilen imkansız hale gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Konkordato sürecinde bir şirketin kısa sürede sıfırdan bir projeyi tamamlaması neredeyse olanaksız olduğu düşüncesi önceliklidir.
- Eğer ifa (taşınmazın teslimi) müteakip tarihlerde de fiilen veya hukuken imkansız hale gelirse, sözleşme kendiliğinden sona erer ve edimini (peşinat) geri isteme hakkına sahip olur. Bu durumda sözleşmenin feshi veya dönme talebine gerek kalmadan, ödenen peşinatın iadesi gündeme gelir.
- .
Soru 2: Yatırdığınız teminatı alabilir mi nasıl, hangi yollara başvurmalı?
- Alacak Talebi Daha Güçlü: Projenin hiç başlanmaması ve teslimin neredeyse imkansız hale gelmesi, ödediğiniz peşinatın iadesini talep etme hakkını daha da güçlendirir. Bu peşinat, şirketin ifasını gerçekleştirmemesi nedeniyle haksız zenginleşme olarak da değerlendirilebilir.
- Konkordato Masasına Bildirim: Daha önce de belirtildiği gibi, konkordato komiseri tarafından belirlenen süre içinde ödenen peşinat alacağının konkordato masasına bildirilmesi Bu bildirim, konkordato sürecindeki en önemli alacak tahsilat mekanizmasıdır.
- Sözleşmenin Feshi/Dönme Kararının Hukuken Tespiti:Tarafın Sözleşmeden döndüğü veya feshettiği yönündeki irade beyanının hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulması (örneğin ihtarname ile veya açılacak davada talep olarak) alacağının hukuki dayanağını oluşturacaktır.
Soru 3: Senede bağlanmış taksitleri ödemeye devam etmeli mi, devam etmez ise tedbir kararı alıp senetlerin ödenmesi durdurabilir mi?
- Projeye hiç başlanılmamış olması ve teslim tarihinin yaklaşmış olması, senetleri ödemeye devam etmemesi gerektiği yönündeki argümanı çok daha güçlü hale getirir. Eğer ödeme yapılırsa, bu paranın geri alınma ihtimali oldukça düşüktür.İş bu nedenle , edimini yerine getirmeyen bir şirkete karşı “ödemezlik def’ini” (TBK m. 97) ileri sürebilir.
- İhtiyati Tedbir Kararı :En ivedi ve önemli adımı, ihtiyati tedbir kararı almaktır.
- Tedbir talebinin gerekçesi şu unsurlara dayanabilir:
- Şirketin konkordato ilan etmesi (finansal zorluk).
- Sözleşme konusu taşınmaz projesine teslim tarihine (Aralık 2025) çok kısa bir süre kalmasına rağmen hiç başlanmamış olması (ifa imkansızlığı veya ağır temerrüt riski).
- Senetleri ödemeye devam etmesi halinde, karşılıksız bir ödeme yapma ve telafisi güç/imkansız zararlara uğrama tehlikesi.
- Sözleşmenin feshedilmesi veya dönülmesi halinde ödenen bedellerin iadesinin konkordato sürecindeki belirsizlik nedeniyle çok zor veya imkansız hale geleceği.
- Senetlerin Ciro Edilmesi Riski: Senetler ” Şirket, ,inşaat firması’’. veya emrühavalesine” düzenlenmiş olduğunda, senetlerin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilme riski bulunmaktadır. Bu durumda, iyi niyetli hamile karşı ödemezlik def’ini ileri süremeyebilir ve senedi ödemek zorunda kalabilir. Bu nedenle, tedbir kararı alarak senetlerin dolaşımını ve tahsilatını engellemek hayati önem taşır.
- Mahkeme, bu kadar somut ve güçlü gerekçelerle (projenin başlamamış olması, yaklaşan teslim tarihi, konkordato ilanı) ihtiyati tedbir kararı vermeye daha meyilli olabilir.
- Tedbir talebinin gerekçesi şu unsurlara dayanabilir:
Acil Eylemler:
- ACİL HUKUKİ DANIŞMANLIK: Hiç zaman kaybetmeden uzman bir gayrimenkul ve ticaret hukuku avukatına başvurulmalıdır. Bu durum, hukuki süreçte atılacak adımların zamanlamasının kritik olduğu bir vakadır.
- SENET ÖDEMELERİNİ DURDURMA VE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: En hızlı ve öncelikli adım, senet ödemelerini durdurmak ve bunun hukuki zeminini oluşturmak için Asliye Hukuki Ticaret Mahkemesi’ne (veya eğer tüketici ise Tüketici Mahkemesi’ne) ihtiyati tedbir talepli bir dava açmaktır. Bu dava dilekçesinde, sözleşmenin feshi veya dönme talebi ile ödenen peşinatın iadesi talepleri de sunulmalıdır.
- KONKORDATO KOMİSERLİĞİNE ALACAK BİLDİRİMİ: Konkordato ilanıyla birlikte belirlenen süre içinde, ödenen peşinatın (ve varsa sözleşme nedeniyle doğacak diğer zararların) konkordato masasına bildirilmesi gerekmektedir. Bu bildirim, avukat tarafından usulüne uygun şekilde hazırlanmalıdır.
- İHTARNAME GÖNDERME: Şirkete noter kanalıyla, projenin hiç başlamaması nedeniyle temerrüde düştüğünü, sözleşmeyi feshetme veya dönme hakkını saklı tuttuğunu ve ödenen peşinatın iadesini talep ettiğini belirten bir ihtarname gönderilmesi faydalıdır. Bu ihtarname, ihtiyati tedbir davası ile birlikte veya öncesinde gönderilebilir.
Bu adımlar, haklarını korumak, olası finansal zararları önlemek ve hukuki süreçte elini güçlendirmek açısından önemlidir.
Av İLKER KILIÇ
GSM :0 505 506 9381
