Hukuka Aykırı Arama ve Elkoyma: Yargıtay Kararları Delil Yasakları

Ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşma amacı, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi pahasına gerçekleştirilemez. Özellikle arama, elkoyma ve dijital inceleme işlemleri; kişi özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı gibi anayasal haklarla doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle ceza muhakemesi hukukunda arama ve elkoyma işlemleri sıkı usul kurallarına bağlanmıştır.

Yargıtay kararları da uzun yıllardır “hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı” ilkesini istikrarlı biçimde uygulamaktadır. Bu makalede; arama ve elkoyma işlemleriyle ilgili emsal Yargıtay kararları, hukuka aykırı delil yasağı, dijital deliller, rıza ile arama, arama tanığı zorunluluğu ve kayyım uygulamalarına ilişkin önemli içtihatlar incelenecektir.

Hukuka Aykırı Delil Nedir?

Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delil Yasağı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) temel prensiplerinden biri, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin yargılamada kullanılamamasıdır.

Anayasa’nın 38/6. maddesi açık şekilde:

“Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.”

hükmünü içermektedir.

CMK m.206/2-a ve CMK m.217 hükümleri de hukuka aykırı delillerin reddedileceğini düzenlemektedir.

Bu nedenle;

  • Hukuka aykırı arama,
  • Usulsüz elkoyma,
  • Yetkisiz dijital inceleme,
  • Arama tanığı olmadan yapılan arama,
  • Baskı altında alınan rıza,

gibi işlemler sonucu elde edilen deliller hukuken geçersiz kabul edilmektedir.

Arama ve El Koyma ile İlgili Yargıtay Kararları

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu (CGK) 11.02.2020 T. 2020/70 K.: Bu kararda, arama işleminin yazılı bir karara veya emre dayanmak zorunda olduğu vurgulanmıştır. En acil durumlarda bile sözlü emirle arama yapılamayacağı, sonradan bu sözlü emrin yazıya çevrilmesinin hukuka aykırılığı gidermeyeceği belirtilmiştir. Hukuka aykırı bir arama sonucu elde edilen delillerin, hâkim onayıyla bile hukuka uygun hale gelemeyeceği netleştirilmiştir.
  • Yargıtay CGK 28.04.2015 T. 2015/132 K. ve 06.02.2020 T. 2020/68 K.: Bu kararlar, özellikle konut, iş yeri veya diğer kapalı alanlarda yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluluğunu ele alır. Arama tanığı olmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, bireyin özel hayatının gizliliği ve konut dokunulmazlığı gibi anayasal haklarının korunması açısından önemlidir.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 06.07.2023 T. 2023/20701 K.: Bu karar, “hukuka aykırı delillerin kullanılamayacağı” ilkesini yeniden teyit etmektedir. Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan bu prensip, hangi yöntemle elde edilirse edilsin, hukuka aykırı delillerin şüpheli veya sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağını belirtir.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 29.02.2016 T. 2016/2351 K.: Bu kararın ana konusu rıza ile aramadır. Rızayla yapılan arama işleminin, rızanın şüpheliye veya sanığa zorla veya baskı altında imzalatılması durumunda geçerli sayılmayacağı ve hukuka aykırı olacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi 22.02.2021 T. 2021/2555 K.: Bu kararın içeriğinde, savcının gecikmesinde sakınca bulunan hallerde arama emri verme yetkisi detaylandırılmıştır. Ancak bu yetkinin her zaman ve her koşulda kullanılamayacağı, özellikle hafta içi mesai saatlerinde hâkim kararı alabilme imkânı varken savcı emriyle arama yapılmasının hukuka aykırı olduğu yönünde kararlar da bulunmaktadır.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 08.03.2021 T. 2021/2260 K. (Karşı Oy): Bu kararda, özellikle gece araması ve arama tanığı bulundurma eksikliği gibi usul hataları tartışılmıştır. Karşı oy gerekçesi, bu tür usul eksikliklerinin davanın temelini sarsacak derecede ciddi olduğunu ve bu nedenle elde edilen delillerin geçersiz sayılması gerektiğini savunmuştur.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 21.03.2017 T. 2017/3341 K.: Bu karar, avukat bürolarında arama konusuna açıklık getirmiştir. CMK’nin 130. maddesi uyarınca avukat bürolarının ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabileceği ve aramada baro temsilcisinin bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Kayyım ve Şirket Yönetimi ile İlgili Yargıtay Kararları

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/4268 K.: Bu karar, ceza mahkemesi tarafından CMK 133 uyarınca atanan kayyımın işlemlerinin hukuki denetimine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Dairesi, ceza mahkemesi tarafından atanan kayyımın işlemlerinin hukuk mahkemelerinde denetlenemeyeceğine hükmetmiştir. Bu durum, kayyım tayin kararını veren ceza hâkiminin yetkili merci olduğunu gösterir.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 31.12.2018 T. 2018/5602 K.: Bu önemli karar, CMK 133 kapsamında kayyım atama kararının hangi makam tarafından verileceği ve nasıl sonlandırılacağı konusunu netleştirmiştir. Kararda, kayyım tayininin bir koruma tedbiri olduğu ve bu kararı veren hâkimin veya mahkemenin, tedbirin amacının ortadan kalkmasıyla bu tedbire son verebileceği belirtilmiştir. Özellikle, soruşturma aşamasında kayyım atayan sulh ceza hâkiminin kararının, kovuşturma aşamasında da mahkeme tarafından kaldırılabileceği ifade edilmiştir.

Dijital Deliller ve Arama ile İlgili Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 10.10.2019 T. 2019/5904 K.: Bu karar, dijital delillerin elde edilme şekli açısından kritik bir öneme sahiptir. Kararda, dijital materyaller üzerinde arama ve el koyma için hâkim kararının zorunlu olduğu ve CMK 134’te bu durumun “son çare” olarak düzenlendiği vurgulanmıştır. Savcı emriyle (özellikle o dönemdeki yasal düzenlemeye göre) veya rızayla teslim edildiği iddia edilen dijital materyallerde, usulüne uygun hâkim kararı olmadan yapılan arama ve incelemenin hukuka aykırı olduğu ve elde edilen delillerin geçerli sayılamayacağı belirtilmiştir. Bu, dijital delillerin klasik delillerden daha hassas olduğu ve özel usullere tabi tutulması gerektiği ilkesini güçlendirmiştir.

Bu kararlar, ceza muhakemesinde temel hak ve özgürlüklerin korunması, usul kurallarına bağlılık ve hukuka aykırı delillerin geçersizliği konularında Yargıtay’ın benimsediği istikrarlı yaklaşımı göstermektedir.

Bursa Ceza Avukatı İlker Kılıç

 

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin