Popüler Etiketler

Bono ve Çekte Bedelsizlik İddiası ve Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığınızı Nasıl İspat Edebilirsiniz?
Bono ve Çekte Bedelsizlik , Borçlu Olmadığının İddiası ve Menfi Tespit Davası:
Borçlu Olmadığınızı Nasıl İspat Edebilirsiniz?
- Giriş
Ticari hayatta sıkça kullanılan bono ve çekler, taraflar arasında güven sağlayan önemli kambiyo senetleridir. Ancak uygulamada birçok kişi, gerçekte bir borcu bulunmamasına rağmen kendisine karşı kambiyo takibi başlatılmasıyla karşılaşabilmektedir. Özellikle “teminat senedi”, “hatır senedi” veya gerçekleşmeyen ticari ilişkiler nedeniyle düzenlenen senetlerde bedelsizlik , borçlu olmadığının iddiası gündeme gelir.
Bu durumda borçlu, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini talep edebilir. Uygulamada bu dava, “bedelsizlik ,borçlu olunmadığının tespiti nedeniyle menfi tespit davası” olarak bilinmektedir
- Kambiyo Senetlerinde Mücerretlik (Soyutluk) İlkesi
Kambiyo senetlerinin temel özelliği, mücerretlik (soyutluk) ilkesidir. Bu ilke gereğince, senedin doğumuna sebep olan temel borç ilişkisinden bağımsız olarak kambiyo taahhüdü geçerli kabul edilir. Yani senet metninde yazılı borç, temel ilişkiden ayrılarak bağımsız bir taahhüt haline gelir.
Ancak bu ilke, mutlak değildir. Kambiyo hukukunun sağladığı bu soyutluk, dürüstlük kuralı (TMK m. 2) ve hakkın kötüye kullanılması yasağı sınırları içinde değerlendirilir. Dolayısıyla temel borç ilişkisinin hiç doğmaması veya sonradan ortadan kalkması hâlinde borçlu, senedin bedelsiz kaldığını ispatlayarak kambiyo borcundan kurtulabilir
III.Kambiyo Senetlerinde Bedelsizlik , Borçlu Olmadığının Tespiti Nedir?
Bedelsizlik, borçlu olmamak bir bono veya çekin arkasındaki temel borç ilişkisinin hiç doğmaması, geçersiz olması ya da sonradan ortadan kalkması durumudur.
Örneğin:
- Teminat amacıyla verilen senedin kötüye kullanılması,
- Gerçekleşmeyen mal satışı,
- Sahte ticari ilişki,
- Hatır için düzenlenen senet,
- Geçersiz sözleşmeye dayanan bono veya çekler, bedelsizlik , borçlu olmadığı iddiasına konu olabilir.
Yargıtay uygulamalarında da, temel ilişkinin bulunmaması halinde kambiyo senedinin bedelsiz hale gelebileceği kabul edilmektedir.
- Tam Bedelsizlik
Senedin hiçbir hukuki nedene dayanmadığı hâllerde (örneğin hatır senedi, sahte işlem, geçersiz sözleşme) ortaya çıkar.
- Kısmi Bedelsizlik
Senedin dayandığı temel alacak, senetteki meblağdan daha düşükse kısmi bedelsizlik vardır. Bu durumda borçlu, sadece alacak miktarı kadar borçlu kabul edilir.
- Geçici Bedelsizlik
Teminat amacıyla düzenlenen senetlerde sıkça görülür. Teminat altına alınan borcun doğması beklenirken senet düzenlenmişse, borç doğana kadar senet geçici olarak bedelsizdir. Borç doğduğunda senet bedel kazanır; doğmazsa kesin bedelsizlik meydana gelir.
Menfi Tespit Davası Nedir?
Borçlu Olmadığının Tespiti Davası
Menfi tespit davası, kişinin gerçekte borçlu olmadığını mahkeme kararıyla tespit ettirmek amacıyla açtığı davadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi bu davanın hukuki dayanağını oluşturmaktadır.
Bu dava ile amaçlanan:
- İcra takibini engellemek,
- Haksız haczi önlemek,
- Senedin bedelsiz olduğunu kanıtlamak,
- Borçlu olunmadığını tespit ettirmektir.
- Hukuki Dayanak
İİK’nin 72. maddesi uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya sonra borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte de bu hüküm kıyasen uygulanır (İİK m. 170/b).
- Davanın Konusu ve Amacı
Menfi tespit davası ile borçlu, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri sürerek senet borcundan kurtulmayı amaçlar. Mahkeme, borcun mevcut olup olmadığını maddi hukuk açısından değerlendirir.
- İspat Külfeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararında açıkça belirtildiği üzere:
“Kambiyo senedinin bedelsiz kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tespit davasında ispat külfeti borçluya düşer.”
Dolayısıyla borçlu, bedelsizlik iddiasını yazılı delillerle ve somut olgularla ispatlamak zorundadır. Sadece soyut beyanlar veya senedin “teminat olarak verildiği” yönündeki iddialar yeterli görülmemektedir .
Bedelsizlik İddiasının İleri Sürülmesi
- Lehtara Karşı
TTK m. 687 uyarınca bedelsizlik kişisel def’i niteliğindedir. Bu nedenle kural olarak sadece senedin lehtarına karşı ileri sürülebilir.
- Hamile Karşı
Senet ciro edilip üçüncü kişiye geçmişse borçlu, ancak hamilin senedi bile bile kendi zararına devraldığını kanıtlarsa bedelsizlik def’ini hamile karşı ileri sürebilir (TTK m. 687/2).
- Teminat Senetleri
Yargıtay, teminat amacıyla verilen kambiyo senetlerinde, teminat koşulu gerçekleşmediği sürece geçici bedelsizlik kabul etmektedir.
Nitekim Yargıtay 11. HD, kararında;
“Teminat senetlerinde teminat koşulu gerçekleşmedikçe kambiyo senedi geçici olarak bedelsizdir. Ancak teminatın gerçekleşmemesi halinde kesin bedelsizlik söz konusu olur.”
şeklinde hüküm kurmuştur.
Yargıtay Kararları Işığında Uygulama
- Yargıtay 11. HD,
Bu karar, İstanbul BAM 16. HD’nin bedelsizlik iddiasına ilişkin kararının temyizi üzerine verilmiş olup, bedelsizliğin ispat yükü borçluya aittir ilkesini pekiştirmiştir. Daire; taşınmaz satışına dayalı temel ilişki iddiasının gerçekleşmediği yönündeki savunmanın yazılı delille ispatlanması gerektiğini, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
- Yargıtay 19. HD,
“Kambiyo senedinin teminat senedi olduğu iddiası ispatlanmadıkça senet bedelsiz sayılamaz.”
- Yargıtay 11. HD,
“Bedelsizlik iddiası, yazılı delille ispatlanmadıkça kambiyo senedine dayanılarak yapılan takibin durdurulması mümkün değildir.”
- Yargıtay 12. HD,
“Senedin teminat amacıyla düzenlendiği iddiası, kambiyo senedinin mücerretlik vasfını ortadan kaldırmaz; senet metninde açıkça teminat kaydı bulunmadıkça kambiyo takibi yapılabilir.”
VII. Öğreti Görüşleri
- Teminat senetleri bakımından geçici bedelsizlik mümkündür; borcun doğmasıyla bedelsizlik ortadan kalkar.
- Bedelsizliğin esasını temel alacağın yokluğu oluşturur; hatır senetlerinde bedelsizlik kural, gerçek borç ilişkilerinde ise istisnadır.
- Bedelsizlik iddiası, ancak açık ve yazılı delillerle ispatlanabilir; soyut teminat beyanları yeterli değildir.
VIII. Bedelsizlik (Menfi Tespit) Davasının Açılması
Bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davası, kambiyo senetlerine özgü İCRA takibi başlatılmadan önce açılabileceği gibi, İCRA takip başlatıldıktan sonra da açılabilir.
Takipten Önce Açılan Menfi Tespit Davası
Borçlu, henüz aleyhine bir icra takibi başlatılmadan da borçlu olmadığının tespiti amacıyla dava açabilir. Bu tür davalar, önleyici nitelikte olup olası bir kambiyo takibine karşı koruma sağlar.
İİK m. 72/1’e göre:
“Borçlu, icra takibinden önce borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.”
Takipten önce açılan menfi tespit davasında borçlu, henüz cebri icra tehdidiyle karşı karşıya değildir. Bu nedenle dava tespit davası niteliğindedir. Mahkeme, borçlu olunmadığını tespit ederse, alacaklının o borca dayanarak icra takibi yapması mümkün olmaz.
Bu davalarda ihtiyati tedbir talebi de önemlidir. Zira alacaklı, dava devam ederken kambiyo takibi başlatabilir. Bu ihtimale karşı, İİK m. 72/2 uyarınca mahkemeden, davacı borçlu lehine takip yapılmasının geçici olarak durdurulmasına karar verilmesi istenebilir.
Borçlu karşı takibe girişilmesini engellemek istiyorsa, % 15’ten aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, takibin durdurulmasına ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Yargıtay 19. HD, kararında bu hususu şu şekilde açıklamıştır:
“Takipten önce açılan menfi tespit davası, olası icra takibinin önüne geçmek amacı taşır. Ancak borçlu, bedelsizlik iddiasını somut delillerle desteklemezse, dava reddedilmelidir.”
Takipten Sonra Açılan Menfi Tespit Davası
Borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldıktan sonra da menfi tespit davası açabilir. Bu durumda davanın hem tespit hem de itiraz fonksiyonu vardır. Borçlu, bir yandan borçlu olmadığını tespit ettirmeyi, diğer yandan da yürüyen icra takibinin sonuçlarını durdurmayı amaçlar.
İİK m. 72/3’e göre:
“Borçlu, icra takibinden sonra da menfi tespit davası açabilir. Ancak icra takibine devam edilir. Mahkeme, talep halinde teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir.”
Bu durumda borçlu, takibin durdurulması için yeterli teminat göstermelidir. Aksi halde takip devam eder ve borçlu haciz tehdidiyle karşılaşabilir.
Bursa önemli olan takip sonrası menfi tespit(borçlu olmadığının tespiti) davası İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72/3. maddesi uyarınca, , genel bir ihtiyati tedbir kararıyla takibin tamamen durdurulması mümkün değildir. Ancak, borçlunun gecikmeden kaynaklanacak olası zararları gidermeyi taahhüt etmesi ve en azından talep edilen alacağın yüzde on beşinden (%15) az olmayacak bir teminat göstermesi koşuluyla, mahkemeden, icra dairesi veznesinde bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde bir ihtiyati tedbir kararı alması mümkündür.
Bununla birlikte, pratikte yerleşmiş bir uygulama olarak, davacı borçlunun icra takibine konu alacağın tamamını icra dairesine yatırması halinde, bu meblağın karşı tarafa (davalı/alacaklı) ödenmesini engellemek üzere tedbir kararı verilmesine izin verilmektedir. Bu gibi durumlarda, borçlunun toplamda alacağın yüzde yüz on beşini (%115) bulacak bir teminat yatırarak söz konusu tedbir kararını elde ettiği görülmektedir.
Yargıtay 11. HD,
“Takipten sonra açılan menfi tespit davasında, icra takibi kural olarak devam eder. Ancak borçlu teminat gösterirse mahkeme, icranın geri bırakılmasına karar verebilir.”
şeklinde hüküm kurmuştur.
Ayrıca takip sonucunda ödeme yapılmışsa, artık menfi tespit değil istirdat (geri alma) davası açılması gerekir (İİK m. 72/5).
Menfi tespit davası sonucunda borçlu lehine borçlu olmadığının kararı verilirse:
- İcra takibi başlamamışsa, alacaklı artık kambiyo takibi yapamaz.
- Takip devam ediyorsa, mahkeme kararıyla takip iptal edilir (İİK m. 72/5).
- Borçlu, haksız takibe uğraması nedeniyle %20’ye kadar kötü niyet tazminatı da talep edebilir.
- Değerlendirme ve Sonuç
Kambiyo senetlerinin soyutluk ilkesi, ticari güvenin korunması açısından büyük önem taşır. Ancak bu ilke, senedin tamamen bağımsız bir borç doğurduğu anlamına gelmez. Eğer kambiyo senedinin arkasındaki hukuki ilişki hiç doğmamışsa veya sonradan ortadan kalkmışsa, senet bedelsiz hale gelir.
Bedelsizliğe dayanılarak açılan menfi tespit davasında ispat yükü borçluya aittir. Borçlu, senedin hangi nedenle bedelsiz kaldığını yazılı delillerle ve objektif vakıalarla ortaya koymalıdır.
Yargıtay’ın istikrarlı içtihatları doğrultusunda, bedelsizlik iddiası ciddi, somut ve belgeli delillerle ispatlanmadıkça senet geçerliliğini korur ve kambiyo takibi devam eder.
Menfi Tespit Davası Kazanılırsa Ne Olur?
Mahkeme borçlu lehine karar verirse:
- İcra takibi iptal edilir,
- Haciz işlemleri kaldırılır,
- Senet geçersiz hale gelir,
- Borçlu olmadığınız resmen tespit edilir.
Ayrıca kötü niyetli takip söz konusuysa:
- %20’ye kadar kötü niyet tazminatı,
- Yargılama giderleri,
- Avukatlık ücreti, de alacaklıya yükletilebilir.
Bono ve Çekte Bedelsizlik Davalarında Avukatın Önemi
Bedelsizlik iddiasına dayalı davalar teknik ve delil odaklı davalardır.
Özellikle:
- Teminat senedi savunması,
- Kambiyo takibinin durdurulması,
- İhtiyati tedbir talepleri,
- İspat stratejisi,
- Ticari kayıtların incelenmesi, profesyonel hukuki destek gerektirir. Eksik delille açılan davalar ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Yargıtay Kararlarına Göre Bedelsizlik Davaları
Yargıtay’ın Yerleşik Görüşü
Yargıtay kararlarında genel olarak şu ilkeler benimsenmektedir:
Teminat Senedi İddiası Yazılı Delille İspatlanmalıdır
Soyut iddialar yeterli görülmemektedir.
Senedin Mücerretlik Özelliği Korunur
Temel ilişki ayrıca kanıtlanmalıdır.
Takip Sonrası Dava İcrayı Otomatik Durdurmaz
Tedbir ve teminat gerekir.
Bedelsizlik İddiasında İspat Yükü Borçludadır
Borçlu somut belge sunmalıdır.
Sonuç olarak,
Bono ve çeklerde bedelsizlik iddiası, uygulamada en sık karşılaşılan kambiyo hukuku uyuşmazlıklarından biridir. Her ne kadar kambiyo senetleri güçlü ve soyut borç ikrarı niteliğinde olsa da, temel ilişkinin hiç doğmaması veya ortadan kalkması halinde borçlu olmadığının tespiti mümkündür.
Ancak bu süreçte en önemli unsur, bedelsizlik iddiasının güçlü ve yazılı delillerle ispat edilmesidir. Özellikle icra takibi başladıktan sonra açılan menfi tespit davalarında süreler, tedbir talepleri ve teminat uygulamaları büyük önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Teminat senedi icraya konulabilir mi?
Senette açık teminat kaydı yoksa kambiyo takibi yapılabilir.
Menfi tespit davası icrayı durdurur mu?
Hayır. Mahkemeden ayrıca tedbir kararı alınmalıdır.
Bedelsizlik nasıl ispatlanır?
Yazılı deliller, banka kayıtları, ticari belgeler ve sözleşmelerle ispat edilir.
Takip başladıktan sonra dava açılabilir mi?
İcra takibinden sonra da menfi tespit davası açılabilir.
Senet başkasına devredilmişse bedelsizlik ileri sürülebilir mi?
Ancak yeni hamilin kötü niyetli olduğu ispatlanırsa mümkündür.
