İstifa Dilekçesi Veren İşçinin Sonradan Fesih İddiasında Bulunması: İspat Yükü ve Tanık Beyanlarının Değeri

İstifa Dilekçesi Veren İşçinin Sonradan Fesih İddiasında Bulunması: İspat Yükü ve Tanık Beyanlarının Değeri

  1. Giriş

İş ilişkisinin sona erme biçimi, iş hukukunda tarafların hak ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyen bir konudur.
Uygulamada sıklıkla, işçinin “istifa ediyorum, gereğini arz ederim” şeklinde kısa bir dilekçe verip işten ayrıldığı; ancak daha sonra işverenin iş sözleşmesini haksız olarak feshettiği iddiasıyla dava açtığı görülmektedir.

Bu durumda davanın kaderini belirleyen temel sorular şunlardır:

  • İşçinin imzasını taşıyan dilekçe “istifa” mı, yoksa baskı altında alınmış bir belge mi?
  • İrade fesadı iddiası nasıl ispatlanır?
  • Tanık beyanları ne ölçüde dikkate alınır?
  • İspat yükü kimdedir?
  1. Olayın Hukuki Çerçevesi

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, iş sözleşmesi hem işçi hem de işveren tarafından sona erdirilebilir.
İşçinin sözleşmeyi tek taraflı sona erdirmesi “istifa”, işverenin sona erdirmesi ise “fesih” olarak adlandırılır.

İşçinin el yazısıyla veya imzasını taşıyan bir dilekçede “istifa ediyorum” ifadesi varsa, bu beyan tek taraflı irade açıklamasıyla sözleşmeyi sona erdirme anlamına gelir.
Ancak işçi, bu dilekçeyi baskı, tehdit veya hile gibi nedenlerle imzaladığını iddia ederse, durum farklı bir boyut kazanır.

  1. İspat Yükü

3.1. Genel İlke

İspat yükü, iddiasını ispatlamak isteyen tarafa aittir (HMK m. 190).
Bu nedenle:

  • İşçi, istifa dilekçesini iradesi dışında imzaladığını iddia ediyorsa, irade fesadını ispatlamakla yükümlüdür.
  • İşveren ise, fesih işlemi yaptığını inkâr ediyorsa, dilekçenin istifa olduğunu ileri sürerek bundan yararlanır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin istikrar kazanmış kararlarında bu ilke açıkça ifade edilmektedir:

“İstifa dilekçesinin işçi tarafından baskı altında imzalandığı ileri sürülüyorsa, bu hususun ispatı işçiye aittir.”
(Yarg. 9. HD,

  1. İrade Fesadının İspatı

4.1. İrade Fesadı Halleri

Türk Borçlar Kanunu’nun 30 ve devamı maddelerinde düzenlenen irade fesadı halleri:

  • Hata,
  • Aldatma (hile),
  • Korkutma (ikrah),
  • Aşırı yararlanma (gabin).

Bu hallerden biri varsa, işçinin beyanı geçersiz sayılabilir. Ancak iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir.

4.2. Delillerin Niteliği

İrade fesadının ispatı bakımından;

  • Yazılı deliller (örneğin istifa dilekçesi öncesi tutanak, mesaj yazışmaları, kamera kayıtları, e-postalar),
  • Taraf ve tanık beyanları,
  • Fesih öncesi işyeri tutumları (örneğin işçiye zorla dilekçe imzalatılması, baskı kurulması)
    önem arz eder.

Salt “baskı altındaydım” veya “bana imzalatıldı” beyanı, soyut kaldığı sürece mahkeme nezdinde yeterli kabul edilmez.

  1. Tanık Beyanlarının Değeri

Tanık anlatımları, iş hukukunda delil serbestisi ilkesine göre büyük önem taşır; ancak tarafsızlık ve doğrudan görgü esas alınır.

Yargıtay uygulamasına göre:

  • Davacı tanığının da aynı işverene karşı davası varsa, beyanı “husumetli tanık” kabul edilir ve temkinle değerlendirilir.
  • “Davacıya istifa dilekçesi imzalatıldığını duydum” şeklindeki dolaylı beyanlar yeterli değildir.

Trabzon BAM 5. HD’nin benzer nitelikteki bir kararında da belirtildiği üzere:

“Husumetli tanıkların beyanına itibar edilemez; irade fesadına ilişkin net anlatım içermeyen beyanlar davacının iddiasını ispatlamaya yeterli değildir.”
(Trabzon BAM 5. HD,

  1. Mahkeme Değerlendirmesi ve Olası Sonuçlar

6.1. Davacının İspat Edememesi Durumu

İşçi, irade fesadı iddiasını ispatlayamazsa:

  • Dilekçe geçerli kabul edilir,
  • İş akdi işçinin kendi iradesiyle istifa suretiyle sona ermiş sayılır,
  • İşe iade davası reddedilir,
  • Kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.

6.2. İrade Fesadı İspatlanırsa

Eğer mahkeme işçinin iradesinin fesada uğradığı kanaatine varırsa:

  • İstifa dilekçesi geçersiz sayılır,
  • İşverenin feshi geçerli sebebe dayanmadığı için işe iade kararı verilebilir,
  • Ayrıca işçi kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer yasal haklarını da talep edebilir.
  1. Sonuç

İşçinin “istifa ediyorum, gereğini arz ederim” şeklinde verdiği dilekçe, kural olarak tek taraflı bir istifa beyanıdır.
Ancak bu beyanın baskı veya tehdit altında alındığı iddia edilirse, bu iddianın ispat yükü tamamen işçiye aittir.

İspat; tanık beyanları, yazışmalar, tutanaklar veya diğer objektif delillerle yapılabilir.
Tarafsız tanıkların doğrudan görgüye dayalı anlatımları önemlidir; aksi halde dava genellikle reddedilir.

Sonuç olarak, bu tür durumlarda mahkeme, istifa beyanının irade fesadına uğrayıp uğramadığını, tanık beyanlarının güvenilirliğini ve delillerin bütününü birlikte değerlendirir.
İspat yükünü yerine getiremeyen davacının davası ise reddedilmekte; iş akdinin istifa ile sona erdiği kabul edilmektedir.

Avukat İLKER KILIÇ /BURSA

Av. İlker Kılıç
Yazar & Hukuki Danışman

Av. İlker Kılıç

Avukat · Fiil Hukuk Bürosu Kurucusu

Fiil Hukuk Bürosu kurucusu Av. İlker Kılıç; iş hukuku, icra iflas hukuku, gayrimenkul hukuku ve aile hukuku alanlarında Bursa'da müvekkillerine etkin ve güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İstediğiniz Platformu Seçin