KHK ile İhraç Edilenler: Süreç, Haklar ve Güncel Durum
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından binlerce kamu görevlisi, bireysel savunma çoğu zaman alınmadı ve herhangi bir yargı kararı olmaksızın görevinden çıkarıldı. Aradan yıllar geçti ve bir kısmı göreve iade edildi, büyük çoğunluğu hâlâ hukuki mücadelesini sürdürüyor. Bu yazı, KHK ile ihraç edilen kişilerin haklarını, başvurabilecekleri hukuki yolları ve 2025 itibarıyla değişen tabloyu ele alıyor.
KHK ile İhraç Edilenler Kimlerdir?
OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevlilerini listeler halinde görevden çıkardı. 667 sayılı KHK’dan başlayarak ardı ardına yayımlanan bu kararnamelerle yaklaşık 125 bini aşkın kişi kamu görevinden ihraç edildi. Öğretmenler, hâkimler, savcılar, polisler, akademisyenler ve askeri personel bu süreçten en çok etkilenen meslek grupları arasında yer aldı.
İhraç işlemlerinin temel özelliği şuydu: Kesinleşmiş bir mahkeme kararı gerekmiyordu. Savunma hakkı tanınmaksızın liste yayımlanması yeterliydi. Bu uygulama, idare hukukçuları tarafından o günden bu yana tartışılmaya devam ediyor.
İhraç edilen kişiler hakkında uygulanan ek tedbirler de ağırdı:
- Bir daha kamu hizmetinde istihdam edilememe
- Mesleki unvanların kullanılamaması
- Lojman haklarının sona ermesi
- Pasaportun iptal edilebilmesi
- Özel güvenlik şirketlerinde çalışma yasağı
KHK ile İhraç Edilenlerin SGK Durumu
SGK sisteminde KHK ile ihraç edilen kişiler için Kod 37 adı verilen bir kayıt oluşturuldu. Bu kod, işverenlerin sisteme bakıp “Bu kişi devlet tarafından muteber bulunmuyor” şeklinde yorumladığı bir işaret haline geldi. Yasal olarak özel sektörde çalışmayı engelleyen açık bir hüküm bulunmadığı halde, uygulamada iş görüşmelerini bitiren bir engele dönüştü.
Sağlık alanında ihraç edilen bir doktor özel hastanede çalışabilir, hâkimken ihraç edilen biri avukatlık yapabilirken öğretmenlere uygulamada izin verilmiyor. Bunun nedeni 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında özel okullarda çalışmak için valilikten çalışma izni alınmasının zorunlu olmasıdır.
Prim ve emeklilik hakları açısından tablo daha karmaşık. Tüm hizmeti yalnızca Emekli Sandığı’na tabi geçen kişiler, ihraç edilmiş olsalar da emeklilik için gerekli süreyi doldurduklarında emekli ikramiyesine hak kazanabiliyor. Sorun, hizmetlerinin bir bölümü SSK veya Bağ-Kur’a tabi olup hizmet birleştirmesiyle emekli olan kişilerde ortaya çıkıyor. Bu kişilere “memuriyetten kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde ayrılmadıkları” gerekçesiyle ikramiye ödenmiyor. Bu meseleyi konu alan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 25 Şubat 2025 tarihli Fikret Aslan kararı (B. No: 2019/41241) bu tartışmada çığır açtı. Mahkeme, söz konusu uygulamanın eşitlik ilkesini ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetti.
KHK ile İhraç Edilenlerin Başvurabileceği Hukuki Yollar
İhraç edilen kişilerin önünde birkaç farklı hukuki yol bulunuyor.
OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu: 685 sayılı KHK ile kurulan Komisyon, ihraç işlemine itiraz için tasarlanmış idari mekanizmadır. İhraç kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde başvuru yapılması gerekir. Komisyon ret kararı verirse 30 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açılabilir.
İdare Mahkemesi: İhraç işlemi hangi KHK’ya dayanıyorsa ona göre yetkili mahkeme belirlenir. 672 sayılı KHK kapsamındakilerin Danıştay’a dava açma yolu açıktır.
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurusu: İç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Bu yolda çalışma hakkı, mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi temelinde ihlal iddiaları ileri sürülebilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Anayasa Mahkemesi’nden de olumsuz sonuç çıkarsa, kararın tebliğinden itibaren 4 ay içinde AİHM’e başvuru yapılabilir.
| Başvuru Yolu | Süre | Yetkili Merci |
| OHAL Komisyonu | 60 gün (RG yayımından itibaren) | OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu |
| İdare Mahkemesi | Komisyon kararından 30 gün | Ankara İdare Mahkemeleri |
| AYM Bireysel Başvurusu | İç yollar tükendikten sonra | Anayasa Mahkemesi |
| AİHM Başvurusu | AYM kararı tebliğinden 4 ay | Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi |
Ceza Davasında Beraat Kararı ve Hukuki Etkileri
Birçok ihraç mağduru, ceza mahkemesinde beraat almış olmasına rağmen göreve iade edilemedi ya da OHAL Komisyonu’ndan ret kararı aldı. Bu durum hukuki açıdan ciddi bir çelişki doğuruyor.
Ceza mahkemesindeki beraat kararı, idari ihraç işlemini otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. İki yargı kolu birbirinden bağımsız; ceza yargısı suç işlenip işlenmediğini incelerken idare yargısı ihraç işleminin hukuka uygun olup olmadığını değerlendiriyor.
Bununla birlikte beraat kararı, idare mahkemesinde açılacak davada güçlü bir delil işlevi görüyor. Savunma hakkının ihlal edilmesiyle birlikte somut delil eksikliğini ortaya koyan bir dava dosyasında beraat kararının ağırlığı büyük. Özellikle ByLock iddiasıyla ihraç edilip sonradan teknik incelemede hata tespit edilen davalar, bu yolun işletilebilirliğini somut biçimde ortaya koydu.
Anayasa Mahkemesi’nin Gerekçeli Karar Hakkı Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi, KHK ile ihraç davalarında pek çok kez hak ihlali tespit etti. Çalışma hakkı, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi bu davalarda en sık ihlal edilen haklar olarak öne çıktı.
Mahkeme bu kararla şu ilkeyi de tescilledi: Emekli ikramiyesi bir mülkiyet hakkıdır ve kişiler bu haktan keyfi biçimde yoksun bırakılamaz. AYM, ihlali ortadan kaldırmak için iki yola işaret etti; birincisi bireysel yargılama, ikincisi yasal düzenleme. Karar örneğinin TBMM’ye gönderilmesi, yasama organına açık bir mesajdı.
Genel tablo açısından bakıldığında, Anayasa Mahkemesi’nin ihraç davalarında verdiği ihlal kararları iç hukuk açısından önemli bir baskı unsuru oluşturdu. Ancak uygulamada bu kararların hayata geçirilme hızı, hak sahiplerinin beklentilerinin gerisinde kalmaya devam ediyor.
Sıkça Sorulan Sorular
KHK ile İhraç Edilen Öğretmen Özel Okulda Çalışabilir mi?
Kısa yanıt: Çalışması yasal olarak mümkün; ancak uygulamada ciddi engeller var.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 8/7. maddesi uyarınca özel okullarda çalışacak öğretmenlerin çalışma iznini valilikten alması zorunlu. Milli Eğitim Bakanlığı, KHK ile ihraç edilen öğretmenlere bu iznin verilemeyeceği yönünde açıklama yaptı. Bu nedenle pratikte özel okullarda çalışmak fiilen engellenmiş durumda.
Öğretmenlik unvanının iptal edildiğine dair bir yasal düzenleme bulunmuyor. Öğretmenlik, mezuniyetle kazanılan bir statü olduğundan KHK’ların bu unvanı doğrudan iptal etmesi mümkün değil. Ancak çalışma izninin valilik onayına bağlı olması, bu haktan yararlanmayı pratikte imkânsız kılıyor.
Hukuki mücadele yolu açık. Danıştay 8. Dairesi’nin 2023 tarihli kararı, çalışma izni olmaksızın bir daha öğretmenlik yaptırmama uygulamasını hukuka aykırı buldu. Bu karar doğrultusunda yapılabilecek adımlar şunlar:
- MEBBİS sistemindeki şerhler kaldırılarak yeniden başvuru yapılabilir
- Valiliğin olumsuz yanıt vermesi durumunda idare mahkemesinde iptal davası açılabilir
- 60 gün içinde yanıt verilmemesi de ret sayılır ve dava hakkı doğar
KHK ile İhraç Edilenler Emekli İkramiyesi Alabilir mi?
Duruma göre farklılık gösteriyor. Üç farklı tablo var.
Yalnızca Emekli Sandığı’na tabi çalışanlar: Hizmet süresi emekliliğe tek başına yetiyorsa herhangi bir ek koşul aranmaksızın emekli ikramiyesine hak kazanılıyor.
Hizmet birleştirmesiyle emekli olanlar: SSK veya Bağ-Kur hizmeti de bulunan ve bu hizmetleri birleştirerek emekli olan kişiler, 5434 sayılı Kanun’un 89/2. maddesi kapsamındaki “kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde ayrılma” koşulunu sağlayamadıkları için ikramiye alamamaktaydı. Anayasa Mahkemesi’nin 2025 tarihli Fikret Aslan kararı bu uygulamanın eşitlik ilkesini ihlal ettiğini açıkça ortaya koydu.
Pratik adımlar: SGK’ya başvururken şu noktalar göz önünde bulundurulmalı:
- Hizmet süresi dökümü ve emeklilik bilgileriyle başvuru yapılmalı
- Başvuruda AYM’nin Fikret Aslan kararına (B. No: 2019/41241) atıf yapılmalı
- SGK’nın 30 gün içinde yanıt vermemesi veya ret kararı vermesi halinde idare mahkemesinde dava açılabilir
- Olağan yollar tüketildiğinde AYM bireysel başvuru yolu da açık
Bütün bu süreçte en büyük risk, hak düşürücü sürelerin kaçırılması. İdari başvurular ve dava açma süreleri çoğu zaman kısa ve katı. Hak kaybına uğramamak için süreci bir hukukçuyla birlikte yürütmek, mevcut kararlar ışığında doğru stratejiyi seçmeyi kolaylaştırır.
